30 Nisan 2015 Perşembe

Andrew Wiggins Yılın Çaylağı Seçildi

2014-2015 NBA Sezonu'nda Yılın Çaylağı ödülü Minnesota Timberwolves'tan Andrew Wiggins'in oldu.

Wiggins 110 1. Sıra, 17 2. Sıra ve 3 3. Sıra oyu alarak 604 puan topladı ve en yakın rakibi Nikola Mirotic'e 269 puan fark atarak ödülü almaya hak kazandı.

2014 NBA Draftı'nın 1 numaralı seçimi olduktan sonra kendisini seçen Cleveland Cavaliers tarafından Kevin Love takasında Minnesota Timberwolves'a gönderilen Andrew Wiggins sezona biraz zorlanarak girse de yeni yıla girilmesiyle birlikte hücum ritmini bulmaya başladı ve çaylaklar içerisinde en çok öne çıkan isim oldu. Özellikle 20 sayıya yakın ortalama tutturduğu Ocak ayıyla birlikte yakaladığı ivme sezonun sonuna kadar gitti. Kanadalı forvet sezonu 16.9 Sayı, 4.6 Ribaund, 2.1 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.6 Blok, %43 Şut İsabeti ortalamalarıyla tamamladı ve çaylaklar içerisinde en çok skor üreten isim oldu.

2014 NBA Draftı'nın iki numarası Jabari Parker'ın erkenden sezonu kapatmasıyla yarışta yalnız kalması beklenen Wiggins bir sürprize meydan vermeyerek ödülün sahibi oldu. Oylamada Wiggins zorlanmazken onu Bulls ile başarılı bir performans gösteren Nikola Mirotic ile Sixers savunmasının başrolünü üstlenen Nerlens Noel takip etti.

Oylamada yer alan isimler, sıralamaları ve aldıkları puanlar şöyle oluştu:

1. Andrew Wiggins (Wolves) - 604
2. Nikola Mirotic (Bulls) - 335
3. Nerlens Noel (Sixers) - 141
4. Elfrid Payton (Magic) - 79
5. Marcus Smart (Celtics) - 6
6. Jusuf Nurkic (Nuggets) - 3
7. Jordan Clarkson (Lakers) - 2

29 Nisan 2015 Çarşamba

NBA Draft Pozisyon Top 5'leri

* Sıralamalar tıpkı Mock Draft çalışmalarında olduğu gibi kişisel tercihim değil, draftta kararları verecek kişilerin oyuncular hakkındaki değerlendirmeleri üzerindeki tahminimdir. Yorumlar ise kişisel görüşlerimdir.

PİVOTLAR

Karl-Anthony Towns (1995, 7'0'', 250, Kentucky, Freshman)

Kentucky formasıyla freshman yılını geçiren Karl-Anthony Towns draftın elit pivotları içerisinde benim en beğendiğim isim. Oyunu NBA'e çok uygun, oyunun iki tarafını da etkileyebilen bir yapısı var. Onunla ilgili dikkat çeken ilk şey kusursuza yakın şut tekniği ve orta mesafede boş kaldığında nadiren affediyor olması. Çok iyi bir pick'n roll/pick'n pop oyuncusu olabilir. Kendi skorerliğinin yanı sıra bir uzun için çok iyi bir pasör oluşu tam bir takım oyuncusu hüviyetine girmesini sağlıyor. Fiziği ise ciddi anlamda etkileyici. Boyu bir pivot için ideal, uzun kolları fiziksel avantajlarını daha da yükseltiyor. Oyunun savunma tarafında fiziğini iyi kullanıyor, bol ribaund alıyor ve şut bozma konusunda da iyi işler çıkartıyor. Draft günü geldiğinde neredeyse sıfır-risk denebilecek bir seçim olacak ve bu faktör birçok takımın onu draftın en ideal oyuncusu olarak görmesini sağlıyor. Şimdilik oyununda eksiklik olarak gösterilebilecek noktalar sırtı dönük oyununun sıfıra yakın olması ve sadece yüzü dönük hücum edebilmesi ile zaman zaman faul problemine girebiliyor oluşu.

Jahlil Okafor (1995, 6'11'', 270, Duke, Freshman)

Chicago çıkışlı Jahlil Okafor son yıllarda kolej basketbolunda gördüğümüz en yetenekli pivotlardan bir tanesi. Temel hücum bilgileri çok yüksek seviyede. Birçok NBA uzununu kıskandıracak derecede gelişmiş sırtı dönük ve yüzü dönük pota altı oyunları, büyük ve yumuşak elleri, temiz şut stili ve akıcı oyunuyla genç yaşında "yılların oyuncusu" izlenimi veriyor. Pozisyon alma konusundaki becerisi, ikili sıkıştırmalardan pasla çıkabiliyor olması ve top sürebiliyor oluşu kendisine benzer skorer uzunlarda sık rastlanan kara delik sendromuna yakalanma ihtimalini azaltıyor. Kolej basketbolundaki çoğu savunmaya birkaç gömlek fazla olan fiziğinin de yardımıyla kolejdeki ilk yılında dominant bir performans gösterdi ve takımının ulusal şampiyonluğa ulaşmasında başrollerden birini oynadı. Okafor'un NBA kariyeri hakkındaki en büyük şüphe zayıf atletizminin de etkisiyle savunmada bir faktör olmayı başaramıyor oluşu. NBA'de skorer oynayan, kendi şutunu yaratmayı seven ve savunmada etkisiz kalan pivotlar modern oyun anlayışında en sevilmeyen oyuncu tipleri arasında, Jahlil Okafor All-Star seviyesine ulaşmak istiyorsa bu durumu aklından çıkarmamalı.

Willie Cauley-Stein (1993, 7'0'', 240, Kentucky, Junior)

Kolejde üçüncü yılını geçiren Willie Cauley-Stein'ın ilgi çekici bir oyuncu olmasında başrolü savunma potansiyeli oynuyor. Onunla ilgili hemen dikkat çeken şey boyuna kıyasla çok çabuk bir oyuncu olması. Atletizmi elit seviyede ve ayaklarını çok hızlı hareket ettiriyor. Bu iki faktör fiziksel avantajlarıyla birleştiğinde hem pota altı koruması hem de daha dıştaki noktalarda savunma konusunda büyük becerileri beraberinde getiriyor. Pivotların daha çok pota altı savunmacısı görevi üstlendiği günümüz basketbolunda onun tarzında oyuncuların değeri önceki yıllara göre daha fazla. Ancak bu her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmiyor. Kolejde üçüncü sezonunda olmasına karşın hücumuna herhangi bir zenginlik kazandırabilmiş değil. Alley-oop'lar, hücum ribauntları ve boş pozisyonlarda vurulan smaçlar üstünden işleyen bir hücumu var. Kendisine benzer oyun stilleriyle ligde tutunabilmiş Tyson Chandler, DeAndre Jordan gibi isimleri iyi analiz edip NBA'de oyununu ona göre şekillendirmeli.

Myles Turner (1996, 6'11'', 243, Texas, Freshman)

Orta mesafe şutuna güvenerek oynayan ve fiziksel avantajları olan bir uzun olup bir de Texas oyuncusu olunca Myles Turner normal olarak LaMarcus Aldridge'a benzetildi. Ama oyunu şimdilik bu karşılaştırmayı hak edecek kadar gelişmiş değil. Turner'ın şutu ciddi anlamda iyi, dış şut dahi sokabiliyor. Bunun yanında uzun kollarının da etkisiyle ribaund ve blok alanlarında takımına büyük katkı verebiliyor. Oyunun her iki tarafında da potansiyel göstermiş olması onu ilgi çekici kılan detay. Ama draftın iddialı oyuncuları içerisinde seçimi en riskli oyunculardan bir tanesi. Bunda en büyük faktör atletizm, çabukluk ve güç konularında vasatı aşamıyor oluşu. Kolejde fiziksel avantajları onu savunmada etkin kıldı ama garip koşuş şekli, kendisinden uzun oyunculara karşı zorlanıyor oluşu ve pick'n roll savunmasında ağır kalışı NBA'de savunma gücünün bir anda düşmesine sebep olabilir. Böyle bir durum da sadece şut atan bir uzuna dönüşmesine yol açar. Eğer daha fazla güçlenip savunmada etkin olabilirse potansiyel mevcut.

Frank Kaminsky (1993, 7'0'', 240, Wisconsin, Senior)

Mükemmel bir dördüncü yıl geçirerek kendini draftın önemli pivot adaylarından biri haline getiren Frank Kaminsky, risk almak istemeyen takımların tercih edebileceği bir isim. Ama bu hareketin ters tepme ihtimali de var. Kaminsky'nin en büyük becerileri işin hücum kısmında. NBA'deki birçok uzundan daha zengin bir hücum paleti var. Dış şut sokabiliyor, sırtı dönük oyunu var, yüzü dönük oyunu var, pick'n roll ve pick'n pop oyunlarını iyi oynayabiliyor, top kontrolü boyuna göre çok iyi ve basketbol zekası yüksek. Avrupa'da sık sık gördüğümüz yeteneğe dayalı oyun oynayan pivotları andırıyor. Ama işin sıkıntılı taraflarından biri de bu. O tarz pivotların birçoğu NBA uzunlarıyla baş edebilecek fizik kalitesine sahip olmadıklarından kariyerlerini Avrupa'da geçiriyorlar. Kaminsky'nin yetenekli olduğu su götürmez bir gerçek ama aynı tarz etkiyi NBA'de yaratıp yaratamayacağı şüpheli. Savunmada çok zayıf kalacağı da düşünülürse onu draft edecek takım ciddi önem kazanıyor. Doğru ortama düşerse iyi işler çıkartabilir ama yanlış ortam onu Avrupa yolcusu yapabilir.

UZUN FORVETLER

Kristaps Porzingis (1995, 7'1'', 220, Letonya, Uluslararası)

Letonyalı uzun Kristaps Porzingis draftın en iddialı iki Avrupalı oyuncusundan biri. Yetenek seviyesi oldukça yüksek ve gelişime açık bir oyuncu. Oyunuyla ilgili ilk dikkat çeken şeyler boyuna göre çok yüksek seviyede olan top kontrolü, koordinasyon ve denge becerileri. Top kontrol becerisiyle çabukluğunu birleştirerek savunmacısını geride bırakabiliyor. Bunun yanında sağlam bir orta mesafe şutu var ve dış şutu da istikrarlı şekilde sokabiliyor. Sadece bu beceriler dahi NBA'de bir şutör bir uzun olarak tutunmasını sağlayabilir. Ama daha ileriye adım atması için geliştirmesi gereken çok yön var. Porzingis önceki yıllara göre biraz daha kilo alıp güçlenmeye çalışsa da halen çok zayıf bir uzun ve pota altı mücadelesini Avrupa seviyesinde bile çok iyi sürdüremiyor. Fiziksel kalitesinin düşüklüğü onu sürekli olarak dışarıya doğru itiyor, bu da çabukluğunu kullanıp içeriye penetre etmesini engelliyor. Eğer kilo alıp güçlenirse de oyunundaki en büyük silahlarından sayılabilecek çabukluğunu kaybedebilir. Çabukluğunun onu pick'n roll savunmasında başarılı kılan en büyük detay olduğu da atlanmamalı. Riskli bir isim ama potansiyeli kesinlikle yüksek.

Trey Lyles (1995, 6'10'', 250, Kentucky, Freshman)

Kentucky'nin iddialı birinci yıl oyuncularından bir başkası olan Trey Lyles sene boyunca asıl pozisyonu olan 4 numarada değil 3 numarada oynamak zorunda kaldı. Yüzü dönük oyunu ve şutuyla iş yapan bir oyuncu olduğu için bu işi iyi kıvırdı ama 4 ve 5 numaradaki fizikli takım arkadaşlarının kendisinin eksikliklerinin bazılarını maskelediğini söylemek de lazım. Lyles birçok bölgede gelişmiş bir oyuna sahip. Çok temiz bir şut stili var ve orta mesafeden boş kaldığında kolay kolay kaçırmıyor. Bunun yanında ayak oyunları gayet iyi ve rakiplerinin üstüne giderek bitirme becerisine sahip. Aynı zamanda iyi bir pasör. Fiziksel açıdan bir 4 numara için çok yeterli, boyu ideal, kolları uzun ayrıca kilo/güç konusunda da iyi durumda. Ama bahsettiğim maskelenmiş eksiklikler de hala duruyor. Atletizmi kötü değil ama çabuk bir oyuncu olduğu söylenemez. Ayakları hem pota altı hem pick'n roll savunmasında yavaş kalıyor. Tek yönlü bir oyuncu haline gelmemek için daha fazla güçlenmeli ve savunma pozisyonları üstünde çalışmalı.

Kevon Looney (1996, 6'9'', 220, UCLA, Freshman)

3 ile 4 numara arasında sıkışan "tweener" diye tabir edilen oyunculardan olan Kevon Looney UCLA'deki ilk yılında potansiyel göstermeyi başardı ama kendini tam olarak ispatlaması için oyununda önemli gelişmeler kaydetmesi gerek. Onunla ilgili en çok öne çıkan özellik ribaund becerisiydi. Ribauntlarda zamanlaması kusursuz, agresif şekilde ribauntlara çıkıyor ve uzun kollarının da etkisiyle topu yüksek noktalardan alabiliyor. Kendisinden uzun oyuncuların üstünden ribaund alabildiğini gördük. Bu ribauntların hücum tarafında olanları hücumunun geniş kısmını oluşturuyor, çöpçü modunda oynayan bir oyuncu. Şut tekniği gayet iyi ama henüz istikrarlı değil. Agresif ve çalışkan oluşu her zaman bir artı ama hücumunu henüz cilalayamamış olması, savunmadaki agresifliğinin zaman zaman faul problemine girmekle sonuçlanması gibi faktörler bir süre daha kolejde kalması gerektiğine işaret ediyordu ama muhtemelen drafta girecek. Bu da onu riskli bir oyuncu yapıyor.

Montrezl Harrell (1994, 6'8'', 240, Louisville, Junior)

Geçen sene drafta girmesi beklenen ama sürpriz sayılabilecek şekilde üçüncü senesi için Louisville'e geri dönen Montrezl Harrell vücut olarak NBA'e en hazır oyunculardan biri. Boyu pozisyonu için kısa olsa da kolları çok uzun ve bu yüzden fiziksel dezavantajlara sahip değil. Çok güçlü bir vücudu var, bu açıdan NBA'de kendi pozisyonundaki oyuncuları rahatsız edebilecek kapasitede. Atletizmi elit seviyeye oldukça yakın ve bu atletizmi müthiş bir enerji seviyesiyle birleştirerek tehlikeli bir oyuncu haline geliyor. Savunmasının çok gelişmiş olduğu söylenemez ama ribauntlara iyi katkı verebiliyor. Şimdilik oyununda tekniğe ve yeteneğe dayalı faktör çok az, tamamen fiziksel gücü enerjiyle birleştirmeye çalışan bir oyuncu görüntüsünde, bu yüzden de NBA'de rol oyuncusu olması daha muhtemel. Eğer orta mesafe şutu geliştirebilirse değerini biraz daha arttırabilir.

Bobby Portis (1995, 6'10'', 240, Arkansas, Sophomore)

Hem boyu hem de kilosuyla klasik bir NBA 4 numarasını andıran Bobby Portis, oyunu NBA'e fazlasıyla uygun olduğu için bir artı puan alırken; geliştirebileceği özelliklerinin sayısının az olması da eksi puan olarak hanesine yazılabilir. Yüzü dönük hücum etmeyi seven bir isim, orta mesafeden istikrarlı bir şutu var ve üç sayı çizgisinin gerisinden de zaman zaman şut sokabiliyor. Bunun yanında güçlü bir vücuda sahip olması iyi perdeler getirerek pick'n roll ve pick'n pop oyunlarında verimli olabilmesini vaadediyor. Atletizmi vasat olsa da ortalama üstü bir çabukluğu var, gücünü de kullanıp savunmada aktif olmaya çalışıyor. Çalışkanlık ve mücadele onunla ilgili kesinlikle soru işareti değil, savaşmayı seven bir isim. Ama oyununun limitli olduğu bir gerçek. Atletizmi vasat, gücüne rağmen sırtı dönük oyun oynayamıyor, savunmada pozisyon alma becerisine sahip olsa da pota altı savunucusu olmayı başaramıyor, yardım savunması da atletizm eksikliğinden çok etkileyici sayılmaz. Potansiyeli düşük ama riski de düşük, NBA'de ideal bir rol oyuncusu olabilir.

KISA FORVETLER

Justise Winslow (1996, 6'6'', 230, Duke, Freshman)

Şampiyonluğa ulaşan Duke takımına liderlik eden üç ilk yıl oyuncusundan biri olan Justise Winslow atletizmi ve fiziksel becerileriyle çok dikkat çekiyor. NBA adayı bir yetenekte bakılacak en temel fiziksel özellikleri çok iyi seviyede. Elit seviyeye yakın bir atletizme, etkileyici bir çabukluğa ve güçlü bir vücuda sahip. Açık alanda bu becerilerinin tamamını kullanıp etkili şekilde potaya gidebiliyor ve pozisyon bitirebiliyor. Gücünü kullanarak pota altında pozisyon almayı seven bir oyuncu, zamanla kendine kaliteli bir sırtı dönük oyun geliştirebilir. Ama Winslow'un oyununun asıl çarpıcı özellikleri oyunun diğer alanında. Tüm fiziksel özelliklerinin yanı sıra çok çalışkan bir oyuncu izlenimi vermesi doğrudan savunma potansiyeline işaret ediyor. Bunun yanında oyunu okuyabiliyor olması pozisyon alma sıkıntıları da yaşamaması anlamına geliyor. NBA'de çok kaliteli bir dış savunmacı olabilir. Şimdilik oyunundaki en büyük problemler şutuyla alakalı. Şut tekniği çok kusurlu ve geliştirilmesi gerekiyor. Dış şutu zayıf, serbest atış çizgisinden de iyi iş çıkartamıyor. Sadece savunma uzmanı değil iki yönlü bir oyuncu olması için şutunu daha yüksek seviyeye çekmeli, aynı zamanda top kontrolü üstünde çalışmalı.

Stanley Johnson (1996, 6'7'', 245, Arizona, Freshman)

Arizona'da ilk yılını geçiren Stanley Johnson'la ilgili en planda olan özellik hiç kuşkusuz fiziği. Sadece kolej değil NBA seviyesi için de çok güçlü bir vücudu var. Şu anda NBA'de ondan daha güçlü fiziğe sahip 2-3 numara sayısı az. Çabukluğunun ortalama üstü olması, çok çalışkan ve savaşçı olması gibi özellikler savunma potansiyeli demek. Pas kanallarını ve setleri rahat görebiliyor olması da cabası. Zıplama becerisinin pek sağlam olmaması bu alanda ufak bir soru işareti yaratıyor ama artıların sayısı eksilerden çok daha fazla. İşin hücum tarafında en büyük silahı top kontrolünün yüksek olması ve bu sayede gücünü kullanarak rakiplerinin üstüne gidebilmesi. Rakiplerini kolaylıkla itip kendisine pozisyon hazırlayabiliyor. Ama zıplama becerisinin çok iyi olmaması şimdilik bitirme konusunda sıkıntılar yaşayabilmesine neden oluyor, özellikle kendisinden uzun oyuncular karşısında. Kararlı yapısı hücumda bazen inata dönüşüp sıkıntı yaratabiliyor, top kaybı ortalaması bir üç numara için çok yüksek. Hücumda oyunu savunmadaki kadar iyi okuyamıyor gibi. Orta mesafe şutu fena değil ama dış şutu çok zayıf, NBA'de penetre bitirmesi kolej kadar kolay olmayacağından dış şutunu geliştirmesi önem kazanıyor. İlgi çekici bir oyuncu ama tek yönlü bir oyuncuya dönüşme ihtimali onu biraz riskli kılıyor.

Kelly Oubre (1995, 6'7'', 200, Kansas, Freshman)

Eğer bu draftta "proje seçimi" denebilecek bir oyuncu varsa o da Kelly Oubre. Oubre ilk kez izlendiğinde eğer günündeyse inanılmaz bir potansiyel gösteriyor. Uzun kolları, zıplama becerisi ve genel atletizmi, savunmada potansiyel gösteriyor olması, şut sokabiliyor olması gibi faktörler NBA'de oyunun iki yönünü de iyi oynayabilen bir oyuncunun sinyallerini veriyor. 3&D denen şut sokup savunma yapan kanat oyuncularından biri olmaya uygun görünüyor, çabukluğuyla iki numarada da kullanılabilecek bir oyuncu. Ama az önce kullandığım bir ifade onun için kilit nokta: "Günündeyse". Oubre'yle ilgili iki büyük problem var ve bu problemler onu riskli bir proje seçimi olmaya yönlendiriyor. Birincisi motor denilen, sahaya maksimum enerji koyabilme yetisi. Oubre her maça tam konsantre görünmüyor ve bu çok istikrarsız olmasına sebep oluyor. Kansas'ta geçirdiği ilk yılında sürekli olarak istikrarsız bir görüntü çizdi. Diğeri ise oyununun pek akıcı olmaması. Bir "oyuncu"dan çok "atlet"e benziyor. Zıplama becerisi var ama sağlam penetre edemiyor. Şut becerisi var ama kendi şutunu yaratamıyor. Savunma potansiyeli var ama oyunu okumakta sıkıntılar yaşıyor. NBA'de değerli olabilmesi için oyununda parlatması gereken çok özellik var, onun gelişimiyle özel ilgilenecek bir takıma gitmezse hayal kırıklığı olabilir.

Sam Dekker (1994, 6'9'', 230, Wisconsin, Junior)

Wisconsin ile iki sene üst üste Final Four'a kalan, geride bıraktığımız sezonda da Final maçına kadar yükselen Sam Dekker'in değerini kendisine benzer karakterdeki oyuncuların NBA'de beklentileri aşma trendi içinde olması belirliyor. Kolejde oyunun hemen her alanında iyi ama hiçbirinde elit olmayan Jimmy Butler, Chandler Parsons, Gordon Hayward gibi isimler NBA'de kısa sürede beklentilerin çok üstünde oyunculara dönüştüler. Dekker de tıpkı bu isimler gibi kanat pozisyonunda oynuyor ve oyunun hemen her alanında ortalama üstü. Atletizmi elit değil ama iyi, pozisyonuna göre uzun boyunu da kullanarak hem rakiplerinin üstüne giderek bitirme konusunda başarılı oluyor, hem de savunmada önemli katkı verebiliyor. Hücumunda gayet iyi temel bilgiler sergiliyor, hem sırtı dönük hem de yüzü dönük hücum edebiliyor. NBA'de kolejdeki gibi fiziksel avantajları olmayacağı için bu beceriler nasıl bir dönüşüm yaşar bilinmez ama eğer oyunundaki en büyük zayıflık denebilecek top kontrolünü geliştirirse bu silahlarını aktif hale getirebilir. Şutu var ama henüz keskin değil. Her şeyi yapabilen bir oyuncu olarak riski düşük bir oyuncu ama hiçbir şeyde elit olmadığı için onu yüksek sıralardan seçmek biraz fazla iyimser bir hareket olabilir.

Rondae Hollis-Jefferson (1995, 6'7'', 215, Arizona, Sophomore)

Arizona ile ikinci sezonunu geçiren Rondae Hollis-Jefferson, drafttan rol oyuncusu bulmak isteyen takımların kesinlikle ilgisini çekecek bir oyuncu. Çok iyi atletizmi, fiziksel özellikleri ve müthiş enerjisiyle belli oranda bir potansiyel vaat ediyor, oyununu geliştirme ihtimali yüksek. Şu anda onunla ilgili en dikkat çekici özellikler açık alandaki bitirme kabiliyeti ve çok yönlü savunması. Bu sezon Arizona formasıyla 1'den 5'e kadar tüm pozisyonlarda oyuncuları savundu ve hepsinde iyi iş çıkarttı. Fiziksel avantajlarının yanı sıra çabuk ayakları, pozisyon almayı biliyor oluşu ve sürekli %100'e yakın bir enerjiyle oynuyor olması onu NBA'de de savunmada önemli işler yapabilecek bir oyuncu haline getiriyor. Onu şimdilik kaliteli rol oyuncusu adayından ileriye yazamamamın sebebi kolejde geçirdiği iki sezonda şutunda hiçbir gelişme kaydedememiş oluşu ve kendi hücumunu yaratamaması. Şu anda sayılarını başkalarının kendisine hazırladığı boş pozisyonlardan bulabiliyor. Şu anki görüntüsüyle NBA'de savunma uzmanı tarzında bir oyuncu olabilir ama daha değerli hale gelebilmesi için en azından şutunu saygın bir seviyeye çekmesi gerekiyor.

ŞUTÖR GARDLAR

D'Angelo Russell (1996, 6'5'', 180, Ohio State, Freshman)

Ohio State'de ilk yılını geçiren D'Angelo Russell sezonun en etkileyici ilk yıl oyuncularından biriydi. Özgüveni ve kararlılığıyla kendisinden tecrübeli isimlerin üstüne gitmekten çekinmedi ve yetenek seviyesini oynadığı hemen her maçta konuşturmayı başardı. Bir guardın sahip olması gereken becerilerin çoğuna sahip. Top kontrolü çok iyi ve kendisine şut hazırlamakta zorlanmıyor, bu şutları da sokabiliyor. Hem orta mesafe hem de uzak mesafede iyi bir şutör. Skorerlik becerisinin yanı sıra iyi bir pasör oluşu savunmaları daha da zorlamasını sağlıyor. Atletizmi elit sayılmaz ama çabukluğu etkileyici ve savunmada potansiyeli var. Şu anda oyunu birçok yönden NBA'e hazır görünüyor. Gelişime ihtiyaç duyan özellikleri arasında güçsüzlüğü sebebiyle çok iyi olmayan penetre bitirişleri ve savunmadaki temel bilgilerinin çok iyi olmaması bulunuyor. Kolejde tüm görevleri hücuma bağlı olduğu için çok dikkat çekmemiş olsa da savunmadaki agresifliğini arttırması gerekiyor, NBA'de savunma yapmadan kendini ispatlaması zor. Draftın riski düşük olan oyuncularından biri olmakla birlikte potansiyeli de yüksek ve bu onu çok ilgi çekici bir yetenek yapıyor.

Mario Hezonja (1995, 6'8'', 215, Hırvatistan, Uluslararası)

Avrupa'nın çıkarttığı en atletik oyunculardan olan Mario Hezonja, kendisinden önce gelen atlet Avrupalılardan yetenek seviyesiyle ayrılıyor. "Bir Avrupalıya göre iyi atlet" formülü genellikle kötü seçimlerle sonuçlanıyor (örneğin Jan Vesely) ama Hezonja'nın oyunu atletizmine kurulu değil. Oyunuyla ilgili en öne çıkan şeyler hücum tarafında. Temiz bir dış şutu var ve topsuz oyunu oynayabildiği için kolaylıkla boş pozisyonlara girebiliyor. Bunun yanında top kontrol becerileri ortalamanın üstünde ve çabukluğu ile fiziksel avantajlarını da kullanarak kendi şutunu yaratabiliyor, birçok ismin üstünden bloklanmadan şut çıkartabiliyor. Fiziksel olarak çok güçlü sayılmaz ama penetre etmekten çekinen bir oyuncu değil, rakiplerinin üstüne gitmeye çalışıyor. Hatta kendine güveninin biraz fazla olduğu bile söylenebilir. Onunla ilgili yıllardır telaffuz edilen bir sıkıntı saha dışında biraz problemli bir karakter olması ama bu tembel olduğu intibasını yaratmamalı. Sahaya sürekli enerji koyan bir oyuncu. Atletizmi ve fiziği ona savunma potansiyeli veriyor ama temel savunma bilgilerini geliştirmesi gerek. Eğer şu anda çok da iyi olmayan savunmasını potansiyeline yaklaştırabilirse oyunun iki yönünde de çok başarılı bir iki numara olabilir.

Devin Booker (1996, 6'6'', 205, Kentucky, Freshman)

Kentucky'nin potansiyel kaynayan kadrosunun içinde parlayan isimlerden biri Devin Booker'dı. Aslında ondan beklenti bu kadar yüksek değildi ama altıncı adam rolünde çok verimli bir performans göstererek önemli bir potansiyel olduğunu gösterdi ve takımdaki yetenek çokluğunun içinde kaybolmadı. Booker drafta girecek isimler içerisinde en genç olanlardan bir tanesi, Ekim 1996 doğumlu. Kolejde topsuz oyunu iyi oynayan bir şutör imajı sergiledi. Şutuyla alakalı hemen her şey temel bilgi açısından kusursuza yakın, tekniği düzgün ve şuta dengeli kalkıyor. Hem orta mesafe hem uzak mesafeden şut sokabildiğini de gösterdi. Şimdilik oyununun şut dışında çok öne çıkan bir kısmı yok ama ortalama üstü atletizmi, basketbol zekasının yüksekliği gibi faktörler önemli potansiyel anlamına geliyor. Booker'ın problemlerinin başında ise çabuk ya da güçlü olmayışı ve kollarının kısa oluşu geliyor. Savunmada gayretli bir oyuncu ve iyi pozisyon alıyor ama şut savunması konusunda sıkıntıları olabilir. Yine de her şeye rağmen sadece saf şutör olarak bile NBA'de kendisine yer bulabilecek bir oyuncu ve genç yaşına rağmen riskli bir seçim değil.

Justin Anderson (1993, 6'6'', 225, Virginia, Junior)

Oyunun birçok yönünde iyi olan ama hiçbirinde elit olmayan tipte bir oyuncu olan Justin Anderson, bu tarz oyuncuların yakın dönemde elde ettiği başarılar sebebiyle ilgi çekici bir isim olmaya aday. Virginia'da üçüncü sezonunu geçiren Anderson hakkında en öne çıkan detaylar fiziğiyle alakalı. Uzun kolları ve iyi seviyedeki atletizmi bir tarafa çok güçlü bir vücudu var. Fiziksel mücadelede kendi pozisyonunda oynayan isimlere üstünlük kurabiliyor, bunun farkında olduğu için de bilinçli olarak fiziksel oynamaya çalışıyor. İyi bir savunmacı olabilmek için hemen her silaha sahip, eğer oyunun bu yönüne konsantre olursa hızlı şekilde NBA'de değerini yükseltebilir. Çok istikrarlı olmasa da iyi bir şuta sahip, istikrarını geliştirerek 3&D tarzında bir oyuncu haline gelebilir, hem 2 hem 3 numara oynaması da bu konuda bir artı. Oyununun en büyük problemi şu anda kendi şutunu yaratamayan bir oyuncu olması. Top kontrolleri gelişmiş değil ve takım sisteminin kendisine getirdiği pozisyonları değerlendirmeye çalışıyor. Aynı zamanda çok güçlü bir fiziğe sahip olmasına rağmen pota altında bitirme becerisi yeterli sayılmaz. Rol oyuncusu potansiyeli epey fazla ama ondan sonrasına ulaşmak için çok çalışması gerek.

R.J. Hunter (1993, 6'5'', 185, Georgia State, Junior)

Georgia State ile üçüncü sezonunu geçiren R.J. Hunter draftın en önde gelen saf şutörlerinden bir tanesi. Oyunu neredeyse tamamen şutu üstüne kurulu. Topsuz iyi hareket ediyor ve ceza şutlarına yönelmeyi seviyor. Çok geniş bir bölgeden sağlam şut atabiliyor, dış şutu istikrarlı ve NBA'de saf şutör olarak kendine yer bulmak için potansiyel vaat ediyor. Perdeleri çok iyi kullanmasının yanı sıra savunmaları iyi okuyabiliyor. Şutuna duyduğu özgüven etkileyici. Şutu onun NBA'de tutunmasını sağlayabilir ama oyununda geliştirmesi gereken çok yön var. Elit bir atlet değil, hızlı sayılmaz ve fazla zayıf. Bu fiziksel sorunlar NBA'de iyi bir savunmacı olmasını zorlaştırıyor. Savunmasını iyi seviyeye çekebilse sahip olduğu şutörlük becerisiyle değerini çok farklı bir yere taşıyabilir. Kendi şutunu yaratmakta zorlanıyor olması bir skorerden ziyade şutör olarak kariyerine devam etmesine sebep olabilir. Sistemi için temiz şutörlere ihtiyaç duyan takımlar için ilgi çekici bir oyuncu ama rol oyuncusundan ileride bir potansiyel vaat etmediği de aşikar.

OYUN KURUCULAR

Emmanuel Mudiay (1996, 6'5'', 190, Kongo, Uluslararası)

Kongolu Emmanuel Mudiay; Russell Westbrook, Derrick Rose, John Wall gibi oyuncuların başını çektiği yeni nesil atletik oyun kurucuların son halkası olma potansiyeli gösteren bir oyuncu. Kolej basketbolu oynamak yerine Çin Ligi'nde sezonunu geçirmeyi tercih etti, oynadığı sürede iyi işler yaptı ama sezonun önemli bir bölümünü sakat geçirdi. Bu yüzden onu kolejde oynayan oyuncular veya Avrupa'da oynayan oyuncular kadar net değerlendirmek kolay değil. Ama Mudiay'la alakalı ilk öne çıkan şeyler patlayıcı atletizmi ve çabukluğu, transitionda çok iyi bir bitirici oluşu ve top kontrol becerileri. İlk adımının çabukluğunu gelişmiş top kontrolüyle birleştirerek savunmacılarından sıyrılabiliyor, patlayıcı atletizmi sayesinde de bitirebiliyor. Skorerlik yeteneklerine karşın bencil bir oyuncu değil, oyun kurup arkadaşlarını beslemeyi de seven bir oyuncu. Şimdilik oyunundaki en bariz eksiklik şutu. Dış şutu zayıf, orta mesafe şutu da istikrarlı sayılmaz. Savunmaların şut atamayan oyun kurucuları savunmayı çok iyi becerdiği günümüz basketbolunda en azından orta karar bir şutör olmayı başarmalı. Güçlenerek boy avantajını rakiplerinin üstünde kullanması da kendisi açısından faydalı olur. Savunmada çabukluğu ve enerjisiyle önemli potansiyel vaat ediyor ama henüz temel bilgileri gelişmiş sayılmaz. Draftın en yüksek potansiyelli oyuncularından biri olduğunu söylemek mümkün.

Jerian Grant (1992, 6'5'', 205, Notre Dame, Senior)

Notre Dame formasıyla dört senesini tamamlayarak mezun olan Jerian Grant ilgi çekici bir oyun kurucu. Oyununun birçok yönde gelişmiş olması NBA'de kendini ispatlayabilme ihtimalini yükseltiyor, bu da onu riski düşük bir seçim yapıyor. Bir oyun kurucu için uzun olan boyunu kolejde sonuna kadar avantajına kullandı. Çabuk ilk adımından faydalanarak rakiplerini geçip üstlerinden bitirmede başarılı oldu. Savunmanın üstüne gidip, kendi şutunu yaratabiliyor. Oyununun belki de en ilgi çekici kısmı sahayı çok iyi görüyor ve pas zamanlamalarını çok iyi ayarlıyor olması. Direkt olarak "pasör" bir oyun stiline sahip değil ama skorerliğinin savunma üstüne bindirdiği yükü çok iyi kullanıp boş şutörleri besleme konusunda önemli işler yapabiliyor. Pick'n roll oyunlarında hem pasör hem de bitirici olarak iyi işler çıkartabilmesi NBA'de hücumda rahat olmasını sağlayabilir. Ama hakkında bazı şüpheler de yok değil. Elit savunmalara karşı zaman zaman bitirişlerinde sorun yaşadığını gördük, NBA'de penetresi kesilirse çaresiz kalma ihtimali var; keza şutu istikrarlı değil. Penetrelerinde güçlü kalamama gibi bir sorunu var, çabukluğuyla savunmayı yenemezse temas aldığında dengesi bozuluyor. Savunmada potansiyel göstermekle birlikte yeterli sertliği ortaya koyamıyor. NBA'de fark yaratabilmesi için biraz güçlenmesi gerek.

Delon Wright (1992, 6'5'', 190, Utah, Senior)

Blazers forması giyen Dorell Wright'ın kardeşi olan Delon Wright dört sene boyunca Utah forması giydi. Wright'ın temel basketbol bilgisinin oyunun birçok alanda kendisini gösteriyor olması onla ilgili en çarpıcı özellik. Özellikle savunmadaki performansı onu NBA için değerli kılabilecek etmenlerin başında geliyor. Savunmada çok iyi pozisyon alıyor, zamanlamaları ve hamleleri çok başarılı ve sürekli gayret gösteriyor. Kolejin en bunaltıcı dış savunmacılarından biriydi. Bir numara için epey uzun olan boyuyla her iki guard pozisyonunu da savunabiliyor. İşin hücum tarafında oyunu yine akıllıca oynamaya dayalı. Savunmayı iyi okuyup ona göre hareket ediyor, yapamayacağı işleri yapmamaya çalışıyor. Oyununda Eurostep gibi silahlar mevcut. Kolejde verimli bir skorer olmasının sebebi de bu. Aynı zamanda savunmayı okuma becerisi ona arkadaşlarına pozisyon hazırlama konusunda da yardımcı oluyor. İyi bir rol oyuncusu olma ihtimali çok yüksek görünüyor NBA'de ama onu seçecek takım potansiyelinin çok da yüksek olmadığının farkında olmalı. Wright ağabeyinin aksine pek de etkileyici bir atlet değil, aynı zamanda vasatın epey altında bir şutör. NBA'de savunmalara hareketlerini yediremezse hücumda etkisi düşük bir oyuncu haline gelebilir. Böyle bir durumdan kurtulmak için dış şutunu en azından ortalama seviyeye çekmesi gerek.

Cameron Payne (1994, 6'3'', 185, Murray State, Sophomore)

Murray State formasıyla geçirdiği ikinci yılındaki performans artışıyla kolej basketbolunun dikkat çekici isimlerinden biri olan Cameron Payne, drafta girecek oyun kurucular içerisinde çok yönlülüğüyle öne çıkıyor. Oyunun hemen her alanında ortalamanın üstünde. İyi bir şutu var, top kontrolünün iyiliği sayesinde kendi şutunu yaratabildiği gibi topsuz oyunu da iyi olduğundan ceza şutlarını bulabiliyor. Şut tehdidinin yanı sıra ortalama üstü bir pasör olması savunmalar için kontrol edilmesi daha zor bir oyuncu haline gelmesini sağlıyor. Ürettiği skor ve yaptığı asist miktarları sadece potansiyelden ibaret olmayıp yeteneklerini işe çevirebilen bir isim olduğunu gösteriyor. Oyunun hücum yönündeki becerilerinin yanı sıra birebir savunmada da potansiyel sergiliyor. Rakibinin önünde durabiliyor ve çalışkanlığından taviz vermiyor. Payne için en önemli problem ise fiziksel özelliklerde yatıyor. Vücudu zayıf ve NBA'de sadece şut atabilen bir oyuncuya dönüşmemek için güçlenmek zorunda. Çabukluğu ortalama üstünde ama elit değil, aynı şey atletizmi için de geçerli. Fiziksel özelliklerinin gelişmiş olmaması NBA'de fark yaratma konusunda onu zorlayabilir. Bunun yanında pick'n roll savunması konusunda zorlanıyor ve daha iyi pozisyon almayı öğrenmesi gerekiyor. Riski düşük bir oyuncu, en kötü ihtimalle rol oyuncusu olarak ligde tutunabilir.

Tyus Jones (1996, 6'1'', 190, Duke, Freshman)

Duke ile geçirdiği ilk sezonunda ulusal şampiyonluk yaşayan ve Final Four'un en değerli oyuncusu seçilmesi başaran Tyus Jones, drafta girecek oyun kurucular içerisinde en net "oyun kurucu" olan isim. Top elindeyken doğru kararları vermeyi başarabilen bir oyuncu. Savunmacısının hareketlerini doğru değerlendirip onu avlayarak içeriye penetre edebiliyor. Penetre ettiğinde de temiz bir floater'ı var. Pick'n roll oynama konusunda çok başarılı, iyi bir bitiriciye sahip olduğunda doğru yere doğru zamanda pası atmayı çok iyi biliyor. Açık alanda da set hücumunda da doğru pas verme becerisi var. Hücumdaki zekası savunmaya da yansıyor. Pas kanallarını çok iyi okuyup aralara girerek top çalabilen ve takımını hızlı hücumlara taşıyabilen bir isim. Yanlış pozisyon aldığını görmek pek kolay değil, oyunu okuyup hücumun nereye hareketleneceğini sezebiliyor. Ancak oyun zekası Jones'u çok ileri taşısa da atletik ve fiziksel problemler potansiyelini ciddi anlamda düşürüyor. Atletizmi vasatın da altında, iyi sıçrayamıyor. Kol uzunluğu fena değil ama kısa boylu bir oyun kurucu olması pas kanallarını okuyabilmesinin dominant bir top çalıcı olarak oyuna etki etmesine engel oluyor. Hem güçsüz hem de sağ elini iyi kullanamayan bir isim olduğu için penetre becerisi NBA'e yansımayabilir. Eğer basketbol zekasına önem veren bir sistemin içine düşerse etkili bir isim olabilir, gideceği takım kariyerinin gidişatı için önemli olacak.

2015 NBA Draftı'na Girecek Oyuncular

Kolejde dört yılını tamamlamadan drafta girmek isteyen oyuncular ile draftta yer almak isteyen uluslararası oyuncuların başvuru sürelerinin tamamlanmasının ardından NBA drafta girecek oyuncuların listesini açıkladı.

48 adet kolej oyuncusu ve 43 adet uluslararası oyuncu drafta girme kararı aldı. Bu oyunculara kolejde dördüncü senesini bitirerek mezun olan oyuncuların da eklenmesiyle 2015 NBA Draftı'nın oyuncu havuzu oluşmuş olacak.

Kolej Oyuncuları
  • Cliff Alexander
  • Justin Anderson
  • Brandon Ashley
  • Devin Booker
  • Willie Cauley-Stein
  • Sam Dekker
  • Michael Frazier
  • Olivier Hanlan
  • Montrezl Harrell
  • Aaron Harrison
  • Andrew Harrison
  • Tyler Harvey
  • Jerome Hill
  • Rondae Hollis-Jefferson
  • R.J. Hunter
  • Vince Hunter
  • Charles Jackson
  • Dakari Johnson
  • Stanley Johnson
  • Tyus Jones
  • Trevor Lacey
  • Kevon Looney
  • Trey Lyles
  • Jarell Martin
  • Chris McCullough
  • Jordan Mickey
  • Jahlil Okafor
  • Kelly Oubre
  • Ashton Pankey
  • Cameron Payne
  • Terran Petteway
  • Walter Pitchford
  • Bobby Portis
  • Michael Qualls
  • Terry Rozier
  • D'Angelo Russell
  • Satnam Singh
  • Jherrod Stiggers
  • Deonta Stocks
  • Aaron Thomas
  • J.P. Tokoto
  • Karl-Anthony Towns
  • Myles Turner
  • Robert Upshaw
  • Rashad Vaughn
  • Chris Walker
  • Justise Winslow
  • Christian Wood
Uluslararası Oyuncular
  • Alberto Abalde
  • Dimitrios Agravanis
  • Wael Arakji
  • Eleftherios Bochoridis
  • Beka Burjanadze
  • Nedim Buza
  • Alexandre Chassang
  • George de Paula
  • Andrey Desyatnikov
  • Moussa Diagne
  • Lucas Dias Silva
  • Ognjen Dobric
  • Simone Fontecchio
  • Danilo Fuzaro
  • Marc Garcia
  • Humberto Gomes
  • Kevin Harley
  • Guillermo Hernangomez
  • Juan Alberto Hernangomez
  • Mario Hezonja
  • Mouhammadou Jaiteh
  • Alpha Kaba
  • Vladislav Korenyuk
  • Dusan Kutlesic
  • Jonghyun Lee
  • Timothe Luwawu
  • Nikola Milutinov
  • Aleksej Nikolic
  • Cedi Osman
  • Miroslav Pasajlic
  • Anzejs Pasecniks
  • Oriol Pauli
  • Kristaps Porzingis
  • Nikola Radicevic
  • Djoko Salic
  • Marko Tejic
  • Juan Pablo Vaulet
  • Aleksandar Vezenkov
  • Adin Vrabac
  • Rade Zagorac
  • Sergiy Zagreba
  • Aleksandr Zhigulin
  • Paul Zipser

26 Nisan 2015 Pazar

2015 Mock Draft - Nisan 2015

* Sezonun bitmesiyle takım sıralamaları belli oldu. İlk 14 sırayı belirleyecek NBA Draft Lottery önümüzdeki ay yapılacak, şimdilik sıralama sahip oldukları şansa göre. İlk kez Mock Draft'ta takım ihtiyaçlarını göz önünde bulundurdum.

1. Minnesota Timberwolves - Karl-Anthony Towns (C, 7'0'', 250, Kentucky, Fr.)
2. New York Knicks - Jahlil Okafor (C, 6'11'', 270, Duke, Fr.)
3. Philadelphia 76ers - D'Angelo Russell (SG, 6'5'', 180, Ohio State, Fr.)
4. Los Angeles Lakers - Emmanuel Mudiay (PG, 6'5'', 190, Kongo, Uluslararası)
5. Orlando Magic - Justise Winslow (SF, 6'6'', 229, Duke, Fr.)
6. Sacramento Kings - Kristaps Porzingis (PF, 7'1'', 220, Letonya, Uluslararası)
7. Denver Nuggets - Mario Hezonja (SG, 6'8'', 215, Hırvatistan, Uluslararası)
8. Detroit Pistons - Stanley Johnson (SF, 6'7'', 245, Arizona, Fr.)
9. Charlotte Hornets - Willie Cauley-Stein (C, 7'0'', 240, Kentucky, Jr.)
10. Miami Heat - Kelly Oubre (SF, 6'7'', 200, Kansas, Fr.)
11. Indiana Pacers - Trey Lyles (PF, 6'10'', 250, Kentucky, Fr.)
12. Utah Jazz - Frank Kaminsky (C, 7'0'', 240, Wisconsin, Sr.)
13. Phoenix Suns - Sam Dekker (SF, 6'9'', 230, Wisconsin, Jr.)
14. Oklahoma City Thunder - Jerian Grant (PG, 6'5'', 205, Notre Dame, Sr.)
15. Atlanta Hawks - Bobby Portis (PF, 6'10'', 240, Arkansas, So.)
16. Boston Celtics Myles Turner (C, 6'11'', 243, Texas, Fr.)
17. Milwaukee Bucks - Kevon Looney (PF, 6'9'', 230, UCLA, Fr.)
18. Houston Rockets - Delon Wright (PG, 6'5'', 190, Utah, Sr.)
19. Washington Wizards - Cameron Payne (PG, 6'3'', 185, Murray State, So.)
20. Toronto Raptors - Devin Booker (SG, 6'6'', 205, Kentucky, Fr.)
21. Dallas Mavericks - Tyus Jones (PG, 6'1'', 190, Duke, Fr.)
22. Chicago Bulls - Justin Anderson (SG, 6'6'', 225, Virginia, Jr.)
23. Portland Trail BlazersMontrezl Harrell (PF, 6'8'', 240, Louisville, Jr.)
24. Cleveland Cavaliers - R.J. Hunter (SG, 6'5'', 185, Georgia State, Jr.)
25. Memphis Grizzlies - Rondae Hollis-Jefferson (SF, 6'7'', 215, Arizona, So.)
26. San Antonio Spurs - Christian Wood (PF, 6'11'', 220, UNLV, So.)
27. Los Angeles Lakers - Cliff Alexander (PF, 6'8'', 250, Kansas, Fr.)
28. Boston Celtics - Chris McCullough (PF, 6'10'', 220, Syracuse, Fr.)
29. Brooklyn Nets - Jarell Martin (1994, 6'9'', 240, LSU, So.)
30. Golden State Warriors - Robert Upshaw (C, 7'0'', 250, Washington, So.)

31. Minnesota Timberwolves - Timothe Luwawu (SG, 6'6'', 205, Fransa, Uluslararası)
32. New York Knicks - Terry Rozier (PG, 6'2'', 190, Louisville, So.)
33. Philadelphia 76ers - Dakari Johnson (C, 7'0'', 255, Kentucky, So.)
34. Los Angeles Lakers - Aleksandar Vezenkov (SF, 6'9'', 210, Bulgaristan, Uluslararası)
35. Philadelphia 76ers - Guillermo Hernangomez (C, 6'11'', 250, İspanya, Uluslararası)
36. Minnesota Timberwolves - Brandon Ashley (PF, 6'8'', 230, Arizona, Jr.)
37. Philadelphia 76ers - Rashad Vaughn (SG, 6'6'', 210, UNLV, Fr.)
38. Detroit Pistons - Michael Qualls (SF, 6'6'', 205, Arkansas, Jr.)
39. Charlotte Hornets - Norman Powell (SG, 6'4'', 215, UCLA, Sr.)
40. Miami Heat - Anthony Brown (SG, 6'7'', 210, Stanford, Sr.)
41. Brooklyn Nets - J.P. Tokoto (SF, 6'6'', 200, North Carolina, Jr.)
42. Utah Jazz - Cedi Osman (SG, 6'8'', 215, Türkiye, Uluslararası)
43. Indiana Pacers - Olivier Hanlan (PG, 6'4'', 190, Boston College, Jr.)
44. Phoenix Suns - Mouhammadou Jaiteh (C, 6'11'', 250, Fransa, Uluslararası)
45. Boston Celtics - Jordan Mickey (PF, 6'8'', 235, LSU, So.)
46. Milwaukee Bucks - Rakeem Christmas (PF, 6'9'', 250, Syracuse, Sr.)
47. Philadelphia 76ers - Aaron White (PF, 6'9'', 225, Iowa, Sr.)
48. Oklahoma City Thunder - Terran Petteway (SF, 6'6'', 215, Nebraska, Jr.)
49. Washington Wizards - Andrew Harrison (PG, 6'6'', 210, Kentucky, So.)
50. Atlanta Hawks - Nikola Milutinov (C, 7'0'', 230, Sırbistan, Uluslararası) 
51. Orlando Magic - Luka Mitrovic (SF, 6'9'', 200, Sırbistan, Uluslararası)
52. Dallas Mavericks - Treveon Graham (SG, 6'6'', 220, VCU, Sr.)
53. Cleveland Cavaliers - Joseph Young (PG, 6'2'', 180, Oregon, Sr.)
54. Utah Jazz - Aaron Harrison (SG, 6'6'', 212, Kentucky, So.)
55. San Antonio Spurs - Mateusz Ponitka (SG, 6'5'', 205, Polonya, Uluslararası)
56. New Orleans Pelicans - Michael Frazier (SG, 6'4'', 195, Florida, Jr.)
57. Denver Nuggets - Moussa Diagne (C, 6'11'', 225, Senegal, Uluslararası)
58. Philadelphia 76ers - Tyler Harvey (SG, 6'4'', 185, Eastern Washington, Jr.)
59. Atlanta Hawks - Alpha Kaba (PF, 6'9'', 230, Fransa, Uluslararası)
60. Philadelphia 76ers - Arturas Gudaitis (PF, 6'10'', 255, Litvanya, Uluslararası)

23 Nisan 2015 Perşembe

Kawhi Leonard Yılın Savunmacısı Seçildi

2014-2015 NBA Sezonu'nda Yılın Savunmacısı ödülü San Antonio Spurs'ten Kawhi Leonard'ın oldu.

Leonard 37 1. Sıra, 41 2. Sıra ve 25 3. Sıra oyu alarak 333 puan topladı ve en yakın rakibi Draymond Green'in 16 puan önünde ödülü almaya hak kazandı.

Geçen sene NBA Finalleri'nin MVP'si seçilerek NBA tarihinin en genç ikinci Finaller MVP'si olmayı başaran Kawhi Leonard bu sezon 82 maçın 64'üne çıkabilse de oynadığı sürede ödüle aday olmak için yeterli işler yapmayı bildi. Leonard kendisini ligin en iyi dış savunmacılarından biri olarak kanıtlarken ligin top çalma kralı oldu, takımı San Antonio Spurs de onun liderliğinde ligin elit savunma takımlarından biri haline geldi. Leonard 1'den 4'e kadar pozisyonları savunabiliyor ve genel olarak rakibin en iyi dış skorerini tutmakla görevlendiriliyor.

23 yaşındaki Leonard bu sezon Defensive Rating (100 Savunma Pozisyonu Başına Yenen Sayı Oranı) sıralamasında lig lideri olurken; Defensive Win Shares (Savunma Galibiyet Payı Oranı) sıralamasında da ilk beşte yer aldı.

Leonard'ın ödülü kazanmasıyla Yılın Savunmacısı ödülü 2003-2004 sezonunda ödülü kazanan Ron Artest'ten beri ilk kez pota altında oynamayan bir oyuncuya gitmiş oldu.

Ligin en iyi savunması olan Warriors'ta hemen her pozisyonu savunabilen yapısıyla çok dikkat çeken ve Defensive Win Shares'te lig ikincisi; Defensive Rating'te de lig dördüncüsü olan Draymond Green oylamada Leonard'a çok yaklaştı, hatta Leonard'dan 8 fazla 1. sıra oyu aldı ama ödülün sahibi olamadı.

Oylamada yer alan isimler, sıralamaları ve aldıkları puanlar şöyle oluştu:

1. Kawhi Leonard (Spurs) - 333
2. Draymond Green (Warriors) - 317
3. DeAndre Jordan (Clippers) - 261
4. Anthony Davis (Pelicans) - 107
5. Rudy Gobert (Jazz) - 33
6. Andrew Bogut (Warriors) - 31
7. Tony Allen (Grizzlies) - 29
8. Tim Duncan (Spurs) - 12
9. Michael Kidd-Gilchrist (Hornets) - 9
10. Jimmy Butler (Bulls) - 7
11. Marc Gasol (Grizzlies) - 7
12. Joakim Noah (Bulls) - 4
13. LeBron James (Cavaliers) - 3
14. Trevor Ariza (Rockets) - 3
15. Patrick Beverley (Rockets) - 1
16. DeMarre Carroll (Hawks) - 1
17. Nerlens Noel (Sixers) - 1
18. Chris Paul (Clippers) - 1
19. Hassan Whiteside (Heat) - 1

21 Nisan 2015 Salı

Mike Budenholzer Yılın Koçu Seçildi

2014-2015 NBA Sezonu'nda Yılın Koçu ödülü Atlanta Hawks'ı çalıştıran Mike Budenholzer'ın oldu.

Budenholzer 67 1. Sıra, 58 2. Sıra ve 4 3. Sıra oyu alarak toplamda 513 puan topladı ve en yakın rakibi Steve Kerr'ün 42 puan önünde yer alarak ilk kez bu ödülü kazanmayı başardı.

Uzun yıllar boyunca San Antonio Spurs'te Gregg Popovich'in yardımcılığını yaptıktan sonra geçen sezon Atlanta Hawks'ın başında koçluk kariyerine başlayan Budenholzer, Playoff yapma mücadelesi içinde kalması beklenen takımını bir değil, dört-beş gömlek yukarıya taşıyarak 60 galibiyetle Doğu'nun zirvesine oturttu ve sezonun en büyük sürprizinin baş mimarı oldu. Yıldızlardan yoksun Hawks takımına oturttuğu mükemmel hücum ve savunma stratejileriyle takımı iki alanda da ligin elitleri arasına sokan 45 yaşındaki koç ligin en iyi takım basketbolu oynayan takımlarından birini yarattı.

Budenholzer'ın yarattığı felsefe ve tıkır tıkır işleyen sistem Atlanta Hawks'ın bu sezon tam dört adet All-Star (Al Horford, Paul Millsap, Jeff Teague ve Kyle Korver) çıkartmasına ön ayak olurken; takımın paylaşımcı ve yıldızlardan uzak sistemi NBA tarafından da tanınarak Ocak ayında Doğu'da Ayın Oyuncusu ödülü Hawks'ın tüm ilk beşine verilmişti. Aynı Ocak ayında Hawks 17'de 17 yaparak NBA tarihinde bir ay boyunca oynadığı tüm maçları kazanan tek takım olmayı başardı.

Warriors'un başına geçerek ilk koçluk deneyimini yaşayan ve bu deneyiminde takımına 67 maç kazandırarak ligin zirvesine yerleştiren Steve Kerr oylamada Budenholzer'ı epey zorlasa da geride bırakamadı. Ligin birçok alanda en iyi takımı olmayı başaran Warriors'un koçu 56 1. Sıra oyu almayı başararak bu alanda Budenholzer'ın sadece 11 oy gerisinde kaldı. Hawks'ın yıldızsız bir takım olarak bunları başarması koçluk faktörünü daha öne çıkarttığı için Budenholzer ödülde Kerr'ün haklı şekilde önünde kaldı ama Kerr'ün de ödülü hak ettiği rahatlıkla söylenebilir.

Oylamada yer alan isimler, sıralamaları ve aldıkları puanlar şöyle oluştu:

1. Mike Budenholzer (Hawks) - 513
2. Steve Kerr (Warriors) - 471
3. Jason Kidd (Bucks) - 57
4. Brad Stevens (Celtics) - 50
5. Gregg Popovich (Spurs) - 38
6. Kevin McHale (Rockets) - 13
7. Tom Thibodeau (Bulls) - 10
8. Quin Snyder (Jazz) - 7
9. David Blatt (Cavaliers) - 3
10. Doc Rivers (Clippers) - 2
11. Terry Stotts (Blazers) - 2
12. Rick Carlisle (Mavericks) - 1
13. Dwane Casey (Raptors) - 1
14. Jeff Hornacek (Suns) - 1
15. Monty Williams (Pelicans) - 1

Louis Williams Yılın Altıncı Adamı Seçildi

2014-2015 NBA Sezonu ödüllerinin ilk açıklananı Yılın Altıncı Adamı ödülü oldu. Ödül, Toronto Raptors forması giyen guard Louis Williams'a gitti.

78 1. Sıra oyu, 34 2. Sıra oyu ve 10 3. Sıra oyuyla toplamda 502 puan toplayan Lou Williams, en yakın rakibi Isaiah Thomas'ın 178 puan önünde yer alarak kariyerinde ilk kez bu ödüle layık görüldü.

Geçen sezon başında Atlanta Hawks'tan Toronto Raptors'a geçen Williams bu sezon oynadığı 80 maçın tamamında benchten gelip 25.2 dakika ortalamayla 15.5 Sayı, 2.1 Asist, 1.9 Ribaund, 0.1 Blok, 0.1 Top Çalma, %40 Şut İsabeti, %34 Üç Sayı İsabeti ve %86 Serbest Atış isabeti ortalamalarıyla oynadı. Daha önceki en yüksek sayı ortalaması 2011-2012 yılında Philadelphia 76ers formasıyla tutturduğu 14.9 olan 28 yaşındaki Williams kariyer rekorunu yenilerken, bu sezon daha önce 88 olan bir sezonda en fazla üçlük isabeti rekorunu neredeyse iki katına çıkartarak 152'ye çekti.

Williams'ın ödülü almasında en büyük faktörlerin başında Doğu dördüncüsü olan Toronto Raptors'ın en skorer ismi olduğu 18 maçta takımının 14-4'lük başarılı bir galibiyet-mağlubiyet oranı tutturması geliyor. Onun devreye girdiği maçlarda Raptors hücumda opsiyonları arttığından daha etkili bir takım haline gelmeyi başardı. Onun için sezonun zirve maçının ise 22 Kasım'da oynanan ve üçüncü çeyreğinde 21 sayı atarak kulüp rekoru kırdığı Cleveland Cavaliers maçı olduğu söylenebilir.

Oylamada yer alan isimler, sıralamaları ve aldıkları puanlar ise şöyle oluştu:

1. Louis Williams (Raptors) - 502
2. Isaiah Thomas (Celtics) - 324
3. Jamal Crawford (Clippers) - 131
4. Andre Iguodala (Warriors) - 100
5. Tristan Thompson (Cavaliers) - 33
6. Nikola Mirotic (Bulls) - 24
7. Marreese Speights (Warriors) - 20
8. Corey Brewer (Rockets) - 12
9. Manu Ginobili (Spurs) - 12
10. Taj Gibson (Bulls) - 8
11. Aaron Brooks (Bulls) - 1
12. Chris Kaman (Blazers) - 1
13. Anthony Morrow (Thunder) - 1
14. Dennis Schröder (Hawks) - 1

18 Nisan 2015 Cumartesi

2015 NBA Playoffları İlk Tur Tahminlerim

Batı

(1) Golden State Warriors vs. New Orleans Pelicans (8)

Buldozer gibi rakiplerini ezerek sezonu geçen ve hatırı sayılır bir farkla lig lideri olan Golden State Warriors, Thunder'la giriştiği yarışı kazanarak sekizinci sıradan Playoff'a girmeye hak kazanan New Orleans Pelicans ile karşılaşacak. Doğrusu bu seriyi "yıldızlar+takım basketbolu" ile "yıldız"'ın mücadelesi olarak özetleyebiliriz. Stephen Curry, Klay Thompson gibi özel oyuncuların yanı sıra paylaşımcı bir hücuma ve dominant bir savunmaya sahip olan takım, hemen hemen tüm oyun planı ve şansı Anthony Davis'e bağlı olan Pelicans karşısında rakibi yıkmak için birden çok silaha sahip olacak. Davis sezon boyunca Warriors'la oynanan maçlarda kendi kalitesini ortaya koyduğundan bu seride de belli bir performans eşiğinin üstünde kalacağını bekleyebiliriz. Ama takım arkadaşlarını devreye sokmak o kadar da kolay olmayacak. Çok yönlü, baskı yapabilen Warriors kısaları Davis'in yarattığı boşlukları değerlendirip ceza şutu bulmaya çalışan Pelicans oyuncularının pas kanallarını kesmekte çok da zorlanmayacaktır. Takımın bir diğer silahı olan Tyreke Evans'ın penetreleri ise Andrew Bogut engeline takılmaya aday. Pelicans'ın silahlarını nötrleyen Warriors ondan sonra kendi silahlarıyla rakibinin üstüne gidecektir. Warriors'u yenmek için anahtar noktalardan biri Stephen Curry'nin topu kolay sürmesini engellemek. Keza Curry topu rakip yarı sahaya getirdikten sonra hemen her yerden şut kaldırabiliyor, şut tehditi yüzünden yakın savunulunca da önünde bir sürü pas koridoru açılıyor. Pelicans'ın Curry'i yıldırma görevini üstlenebilecek tek oyuncusu Jrue Holiday, Holiday de sezonun yarısını sakat geçirdikten sonra sakatlıktan yeni döndü ve formsuz. Anthony Davis'i Playoff'ta izleyebilecek olmak güzel ama Warriors onun takımına çok ağır gelecektir.

Seri Tahmini: 4-0

(2) Houston Rockets vs. Dallas Mavericks (7)

Houston Rockets, James Harden'ın liderliğinde çok iyi bir sezon geçirerek Batı cehenneminden ikinci sırada çıkmayı başardı. Rockets'ın takım savunması ve sağlam hücumu zaten ligdeki birçok takımla baş edebilecek kapasitede ama eşleştikleri takım da onlara avantaj sağlayacak bir faktör. Rockets'ın Texas komşusu Dallas Mavericks fazla karışıklık içerisinde bir takım. Rajon Rondo takıma gelene kadar muhteşem bir hücum performansı gösteren takımın hücum akıcılığı eskisi kadar iyi değil, Rondo takıma uyum sağlayamamış durumda. Bunun yanında savunmaları da Rondo'nun eklenmesine karşın ileriye gitmedi ve Playoff'a kalan takımlar içerisinde en zayıf savunmaya sahip olanı olarak dikkat çekiyorlar. Ellis & Rondo ikilisi dış savunmada çok zorlanıyor ve içeriye penetre edebilen oyuncular ile şut sokabilen oyuncular karşısında çaresiz kalıyorlar. Savunmanın tüm yükü Tyson Chandler'a kalıyor. James Harden bu sezon boyunca durdurulamaz göründü ve penetre konusunda karşısına çıkabilecek en ideal takımlardan birisiyle oynayacak. Rockets'ın benchi de Mavericks'in benchinden üstün görünüyor; Mavericks sezon içinde yaptığı takviyelere rağmen Rockets'tan birkaç gömlek daha düşük seviyede kaldı. Geçen sene Playoff'ta LaMarcus Aldridge'ı durduramayan Rockets'ı yenmenin tek formülü Dirk Nowitzki'nin ritmini bulup Rockets savunmasını çaresiz bırakması olacak. Rajon Rondo genelde Playoff'ta performansını arttırmasıyla bilinen bir isim ama koç Rick Carlisle'la yaşadığı problemler ve sezon sonunda serbest kalacağı düşünüldüğünde nasıl bir performans göstereceği şüpheli hale geliyor. Rockets, Patrick Beverley'i kaybetmenin getirdiği eksilere rağmen saha avantajını da kullanarak Mavericks'e karşı hücumuyla üstünlük kuracak ve seriyi kazanacaktır. Yine de çekişmeli bir seri bekleyebiliriz.


Seri Tahmini: 4-2

(3) Los Angeles Clippers vs. San Antonio Spurs (6)

Normal sezonun son döneminin en formda iki takımı Playoff'ta birbirleriyle eşleşti ve en zevkli birinci tur eşleşmesini oynamaya adaylar. San Antonio Spurs son dönemde geçen seneki dominant havasına yaklaşmaya başladı ve birçoklarına göre Warriors'la birlikte Batı'nın asıl favorisi. Los Angeles Clippers da Chris Paul liderliğindeki dominant hücumuyla rakipleri sürklase ederek üçüncü sırayı almayı başardı. İki kaliteli hücumun kapışmasında belirleyici faktörün savunma olması yüksek ihtimal. Spurs'ün top paylaşımına dayalı hücumu oyuncularının bir sene daha yaşlanmasına karşın hala ligin en iyi hücumlarından birini oluşturmayı sürdürüyor. Ama bu sezon onlar için asıl kilit nokta savunmaları. Top çalma kralı Kawhi Leonard ve yaşayan efsane Tim Duncan enfes performanslarıyla Spurs'ü ligin en iyi savunma takımlarından biri yaptılar. Eşleşmenin diğer tarafında savunma liderliğini kariyer yılını geçiren DeAndre Jordan ve Chris Paul üstleniyor. Ama hem bireysel hem de takım savunması olarak arada bir uçurum var. Chris Paul'ün Blake Griffin ve DeAndre Jordan'la oynadığı ikili oyunları durdurabilecek ender takımlardan bir tanesi Spurs. Takımın beyni olan Chris Paul'e ligin en iyi dış savunmacısı olduğu iddia edilebilecek Kawhi Leonard'ı vererek onu kilitlemeye çalışacaklar, Griffin ile ise Tim Duncan baş edecek. Takımların geçmişteki mücadelelerinde Spurs'ün zor duruma düşse dahi Clippers'a şans tanımadığını görmüştük. Çekişmeli, eğlenceli geçecek bir seri ama sezon sonunda gördüğümüz Spurs'ün Clippers'a ağır geleceğini düşünüyorum.

Seri Tahmini: 2-4

(4) Portland Trail Blazers vs. Memphis Grizzlies (5)

Sıralamada Portland Trail Blazers üstte olan taraf olabilir ama bu eşleşmenin favorisi Memphis Grizzlies. Blazers Batı'yı aslında altıncı bitirdi ama Kuzeybatı Grubu lideri oldukları için dördüncü sırayı aldılar. Playoff kuralları gereği gerçekleşen bir durum ama iç saha avantajını kapsamıyor. Yani daha iyi galibiyet-mağlubiyet oranına sahip olan Memphis Grizzlies bu eşleşmede iç saha avantajına sahip olan taraf. Blazers'ın yaşadığı düşüşte en büyük faktör kuşkusuz sakatlıklar. Wesley Matthews'un sezonu kapatması, LaMarcus Aldridge'ın sezon boyunca ufak sakatlıklar geçirmesi ve Playoff'tan önce Arron Afflalo ile Nicolas Batum'un sakatlıklarıyla Blazers ivmesini kaybetti. Bu durum Grizzlies karşısında da onları çok yaralayacak. Afflalo ve Batum sahada olacaklar ama %100 olmaları beklenmiyor. Öte yandan Memphis Grizzlies ise ligin en iyi savunma takımlarından biri ve Blazers'ın silahlarını durdurma şansı olan ender takımlardan bir tanesi. Blazers, Aldridge ve Lillard'dan birisi devre dışı kaldığında çok zorlanan bir takım. Aldridge'ı durdurmak pek kolay değil Grizzlies için keza Marc Gasol'ün görevi pota altını korumak, Zach Randolph da iyi bir savunmacı sayılmaz. Ama Lillard'ın üstüne oynamaları çok muhtemel. Mike Conley & Tony Allen ligin en iyi dış savunma ikililerinin başında geliyor. Lillard'ı kilitleyip Blazers'ın hücumunun akmasını önlemek Grizzlies için galibiyetin anahtarı olacaktır. Seriyi kazanan taraf olmalarını bekliyorum.

Seri Tahmini: 2-4

Doğu

(1) Atlanta Hawks - Brooklyn Nets (8)

Mükemmel takım basketboluyla sezonun en büyük sürprizi olan ve Doğu'da liderliğini elde eden Atlanta Hawks, beklentilerin altında bir sezon geçirip sezon sonundaki atağıyla zar zor Playoff yapabilen Brooklyn Nets ile karşılaşacak. Bir tarafta enfes bir takım basketbolu oynayan, sahanın ik yönünde de çok yardımlaşan ve bireyselliğin hiç öne çıkmadığı Atlanta Hawks; diğer tarafta takım kimyasını bir türlü oturtamayan ve bireysel performanslarla ilerlemeye çalışan Brooklyn Nets. Bir tarafta oyunun hemen her alanında elit bir takım; diğer tarafta oyunun hiçbir alanında elit olmayan bir takım. Serinin nasıl bir gidişat göstereceğini görmek zor değil. Nets elindeki tecrübeli oyuncularla şapkadan tavşan çıkartıp sonuca gitmek isteyecek, karşısındaki takım ise tüm sezon boyunca işleyen sistemini yine takır takır işletmeye çalışacak. Bunu muhtemelen de başaracaklar. Nets'in Hawks'ın hücumunu durdurabilecek bir savunma kapasitesi yok, oyunun temposunu değiştirmek de fayda etmez keza Hawks hem set oyununu hem de açık alan oyununu çok zekice oynayabiliyor. Nets bu seride es kaza bir maç kazanabilir ama onu da yapabileceklerini zannetmiyorum, Hawks işini çabuk bitirip ikinci tur eşleşmesindeki rakibini beklemeye koyulacaktır.

Seri Tahmini: 4-0

(2) Cleveland Cavaliers - Boston Celtics (7)

Playoff'ta takımlar arasındaki yetenek farklarının iyiden iyiye ayyuka çıktığına takım incelemelerinde de değinmiştim. Olayın kolay bir açıklaması var: Cleveland Cavaliers'ta bulunan üç yıldızın her biri tek başlarına Boston Celtics'e gitse takım onun etrafına kurulur. Celtics akıcı hücumu ve paylaşıma açık stiliyle sürpriz şekilde Playoff'a kaldı ama gerçek bir ilk opsiyonu dahi olmayan bir takım olarak Cavaliers gibi dominant bir takıma karşı dayanmaları imkansız. Cavaliers'ı yenebilmenin tek yolu ciddi anlamda sıkı savunma yapabilmek, keza Cavaliers'ın, her ne kadar eskiye göre daha iyi olsa da, yumuşak karnı olan savunmasını kullanıp öne geçebilmek için önce hücumlarını durdurabilmek gerekiyor. Celtics'in pota altı savunucusu yok, ligin pota altı savunmasında en kötü takımlarından biriler. Karşıda LeBron James gibi bir oyuncunun olduğu göz önünde bulundurulursa Celtics'in pota altı atış poligonuna dönmeye aday. Kyrie Irving ve LeBron James'i aktif ve hızlı savunmacılarıyla durdurmaya çalışacaklar. Irving belli bir ölçüde yavaşlatılabilir ama James'i durdurmak için sadece savunma becerisi ve çabukluk yeterli değil; fizik de lazım. Celtics'in LeBron'un penetrelerini kesebilecek oyuncusu olmadığı gibi sırtı dönük oyununu durdurabilecek oyuncusu da yok. Cavaliers bu seride vitesi çok fazla yükseltmeden rahat bir basketbol oynayacak ve Celtics'i sadece oyuncu kalitesiyle bile sürklase edecektir.

Seri Tahmini: 4-0

(3) Chicago Bulls - Milwaukee Bucks (6)

İki Merkez Grubu takımının eşleşmesi aynı zamanda iki savunma takımının da eşleşmesi. Hem Chicago Bulls hem de Milwaukee Bucks skoru düşük seviyelerde tutmayı ve rakiplerini kilitleyerek oynamayı tercih eden takımlar. Bu yüzden sert, fiziksel ve düşük tempolu bir seri bekleyebiliriz. Milwaukee Bucks sınırlı kadrosuna rağmen Jason Kidd yönetiminde çok iyi bir takım anlayışı oturttu ve sezon boyunca Playoff potasında kalmayı başardı. Chicago Bulls ise sakatlık belasıyla uğraşmasına rağmen belli bir seviyenin üstünde kalmaktan geri durmadı ve Derrick Rose'un da dönüşüyle iyi bir hava yakalayıp gidebildikleri kadar ileri gitmek istiyorlar. Bu seride farkı oyuncu kalitelerinin belirlemesi muhtemel. Bucks'ın sert savunmasına Bulls da aynı şekilde cevap verebilecek kalitede ve üstüne oyunun gidişatını doğrudan etkileyebilecek bireysel beceride oyuncuları var. Jimmy Butler, Pau Gasol hatta sakatlıktan çıktığı için formsuz olsa da Derrick Rose, Bucks'ın kadrosunda sahip olmadığı seviyeye sahip oyuncular ve takım sıkıştığında ortaya bir şeyler koyabiliyorlar. Takımların yapıları yüzünden öyle kolay kopan ve farka giden maçlar beklemiyorum ama detay noktalarda kimin öne çıktığı aşikar.

Seri Tahmini: 4-1

(4) Toronto Raptors - Washington Wizards (5)

İki vasat koçun mücadelesine sahne olacak Toronto Raptors-Washington Wizards mücadelesinde iş hangi koçun daha az hata yaptığına kalabilir. Raptors bireysel anlamda kaliteli oyuncuların momentumla iş yaptığı bir hücum takımı. Gerçek bir liderleri yok ama ortak hücum performansıyla işi götürmeye çalışıyorlar. Wizards ise işin savunma tarafında ortak hareket edebilen ama hücumda tamamen John Wall'un yaratıcılığına bağımlı bir ekip. Paul Pierce seriden önce Toronto Raptors'ın o görünmez belirleyici faktöre sahip olmadığını söyleyip Raptors taraftarının tepkisini çekse de söylediği şey doğru. Raptors'ın takıma liderlik edebilecek bir oyuncusu olmadığı için onlarla eşleşen takımlar kendilerini favori görerek serilere başlıyorlar. Geçen sene Bulls'u eleme başarısı gösteren Wizards Playoff basketboluna daha uyumlu bir takım ve Raptors'ı savunmaları sayesinde sıkıştırarak şapkadan tavşan çıkartmaya zorlayıp sonuca gideceklerdir. Raptors'ın tek çaresi momentumu arkasına alarak iyi şut performanslarıyla Wizards'ın savunmada onları bunaltmasına izin vermemek. Eğer maçlar nispeten düşük skorlu geçerse Wizards'ın avantajı çok büyük. Raptors ne yapıp edip tempoyu yükseltmeli ve 100 sayıları geçmeli. Ama bunu becerebilecek kapasitede olduklarına inanmıyorum.

Seri Tahmini: 2-4

Batı Playoff Takım İncelemeleri: 1. Golden State Warriors

İlk Beş ve Yedekler

C - Andrew Bogut, Festus Ezeli, Ognjen Kuzmic
F - Draymond Green, David Lee, Marreese Speights
F - Harrison Barnes, Andre Iguodala, James McAdoo
G - Klay Thompson, Justin Holiday, Brandon Rush
G - Stephen Curry, Shaun Livingston, Leandro Barbosa

Koç: Steve Kerr

Normal Sezonda Ne Yaptılar?

Steve Kerr yönetiminde ilk sezonuna çıkan Golden State Warriors, henüz ilk haftalardan ligin en iyi takımlarından biri olduklarını net şekilde gösteren bir performans göstermeye başladı ve aynı ivmeyi sezonun sonuna kadar taşıdı. Bunun sonucunda da kulüp tarihinin en başarılı normal sezonunu geride bıraktılar ve ligi zirvede tamamladılar. NBA'in durdurulması en zor hücumlarından birini, kaliteli savunmacıların birleşimiyle oluşmuş rakipleri kilitlemeyi becerebilen bir savunmayla birleştirerek yenilmesi çok zor bir takım haline geldiler. Steve Kerr ilk koçluk deneyiminde takıma özellikle hücum anlamında kattıklarıyla aldığı övgüleri sonuna kadar hak etti. Mark Jackson döneminde fazla bireyselliğe dayanan hücumun yerine Steve Kerr ile yardımcı antrenörü Alvin Gentry'nin kurduğu paylaşıma dayalı hücumun gelmesi takıma seviye atlattı ve kaliteli Playoff takımından şampiyonluk adayı klasmanına yükseltti. Takımdaki oyuncuların bireysel gelişimlerinin bu yükselişte büyük pay sahibi olduğunu da atlamamak gerek.

Oyuncu Değerlendirmeleri

Andrew Bogut: Warriors savunmasının merkez parçası olan Bogut'un sağlığı takım için belirleyici bir faktör. Geçen sezon tam Playoff öncesi sakatlanmıştı. O sahada olduğunda Warriors savunması elit hale geliyor.
Draymond Green: Green bu sezonun en çok gelişme kaydeden oyuncularından biri. Çok yönlü oyunuyla takımın hem hücumunu hem savunmasını birbirine bağlıyor. Bitmez bir enerjisi var ve Yılın Savunmacısı ödülüne aday.
Harrison Barnes: Bu sezon Iguodala'nın yerine ilk beş çıkmaya başlayan Barnes NBA'deki en iyi yılını geçirdi. Verimliliği önceki sezonlara göre daha yüksek, bunda başrolü elbette takımın hücum sistemi oynuyor.
Klay Thompson: Thompson ligin en iyi iki numaralarından biri ve oyunun iki yönünü de çok etkiliyor. Bu sezon ilk kez All-Star olmayı başardı ve istikrarıyla her daim göz dolduruyor.
Stephen Curry: Curry bu sezon tam olarak bir süperstar haline geldi ve takımını NBA'in zirvesine taşıdı. Sürekli olarak durdurulmaz göründü. MVP ödülünü alması muhtemel.
Andre Iguodala: Ligdeki birçok takımda ilk beş çıkabilecek olan Iguodala'nın rolü bench grubunun liderliğini üstlenmek. Takıma etkisi istatistiklerinin çok ötesinde, hem hücumda hem de savunmada.
David Lee: Sezonun ilk bölümünü sakat geçiren Lee bir bench oyuncusu için çok kaliteli. Savunmada etkisiz olsa da hücumda şutu, pas becerisi ve zekasıyla takıma birden çok opsiyon katabiliyor.
Marreese Speights: Kariyerinde hep şut tercihi sorunları yaşayan Speights kalitesini Warriors'un paylaşımcı sisteminde göstererek istikrarlı şekilde skorer kimliğini ortaya koymayı başardı.
Shaun Livingston: Livingston takıma etkisi istatistiklerinin ötesinde olan bir başka oyuncu. Bir oyun kurucu için çok uzun olan boyu ve oyun stiliyle takımın çok yönlülük anlayışına cuk oturuyor.
Leandro Barbosa: Barbosa'nın en iyi bildiği iş benchten gelerek ani skor katkısı sağlamak. Warriors'un sistemi de ona yardımcı olunca Brezilyalı guard bu sene iyi işler çıkarttı.
Festus Ezeli: Geçen sene Bogut'un sakatlığında şans bulan Ezeli limitli oyunuyla az süre alıyor ama mücadelesini sahadan esirgemiyor. Playoff'ta sık sık faul yapmak için oyuna girerken görebiliriz.
Justin Holiday: Jrue Holiday'in kardeşi olan Justin, takımda daha çok savunma katkısıyla şans buluyor. Süreleri kısıtlı ama takımın guard rotasyonunun beşinci ismi olarak Playoff'ta şans bulabilir.
Brandon Rush: İki sene önceki sakatlığından sonra eski günlerinin yakınından bile geçemeyen Rush bu sezon yokları oynadı. Playoff'ta geri dönüş yapabilir mi? Zannetmiyorum.
James McAdoo: 2014 Draftı'nda seçilmeyen McAdoo takımın alt sanayi Draymond Green'i. Aldığı az sürelerde ortaya enerjisini koymaya çalışıyor.
Ognjen Kuzmic: Takımın üçüncü pivotu Kuzmic ciddi sakatlıklar olmadığı sürece Playoff'ta havlu sallamakla uğraşacak.

Güçlü Yönleri

- Ligin durdurulması en güç hücumlarından birine sahipler. Top paylaşımı ve yardımlaşma çok üst düzeyde. Sayı ortalaması, asist, şut yüzdesi, üç sayı yüzdesi istatistiklerinde ligin zirvesindeler. Stephen Curry ve Klay Thompson sayı krallığında ilk 10'da yer alıyorlar. Patlayıcı hücumlarıyla geri düştüklerinde farkı kapatabiliyor; önde oldukları maçlarda ise farkı açıp maçı bitirebiliyorlar.
- Kadroda birçok becerikli ve savaşçı savunmacının bulunmasının da etkisiyle ligin en iyi savunma takımlarından biriler. Andrew Bogut ligin en iyi pota altı savunucularından biri ve takımın savunma lideri. Draymond Green sahadaki her pozisyonu savunabiliyor olmasıyla öne çıkıyor, Klay Thompson da birebir savunmada başarılı. Benchlerinde de Andre Iguodala gibi kaliteli bir savunmacı bulunuyor. Ligde rakibini en düşük şut yüzdesine zorlayan takım durumundalar ve hücumdaki yardımlaşma bu tarafta da kendisini gösteriyor.
 -Ligin en iddialı benchlerinden birini ellerinde bulunduruyorlar. Daha önce All-Star olmayı başarmış Andre Iguodala ve David Lee'nin yanı sıra takımın en skorer dördüncü oyuncusu konumundaki Marreese Speights ve verimli oyun kurucu Shaun Livingston en dikkat çekici isimler.
- Sezon boyunca hiç tempolarını kaybetmemiş olmaları ve momentumu bulduklarında durdurulmaz görünmeleri rakiplerinin gözünü korkutacak bir faktör. Takım Playoff'a çok büyük bir motivasyonla girecek, taraftarın oluşturduğu atmosfer de göz önünde bulundurulunca kesinlikle çekinilesi bir takım oluyorlar.

Zayıf Yönleri

- Sezon boyunca akıcı olan hücumları çeşitlilik sunmakta başarılı oldu. Ancak Playoff döneminde işler değişebilir mi? Warriors kesinlikle hücum başarısı pamuk ipliğine bağlı bir takım değil ama dış şutları iyi savunan bir takıma karşı zorlanma ihtimalleri yok denemez.
- Her ne kadar birkaç sezondur Playoff yapıyor olsalar da Batı'da kapışacakları birçok takımdan daha az Playoff tecrübesine sahip bir takımlar. Ligin en iyi takımı olmanın getirdiği baskıyı kaldırabilecekler mi?

Playoff'ta Neler Yapabilirler? 

Golden State Warriors tartışmasız şekilde normal sezonun en iyi takımıydı. Bir buldozer gibi rakiplerini ezip geçtiler. Playoff'a da şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olarak giriyorlar. Takımın silahları çok fazla, eksik noktaları ise yok denecek kadar az. Bu kadar akıcı ve akılcı basketbol oynayan bir takımın erken tökezlemesi pek de mümkün görünmüyor. En az Konferans Finali yapacakları kesin gibi. Finale çıkıp şampiyon olabilirler mi? Evet, olabilirler. Bu kapasiteye kesinlikle sahipler.

Oyuncu İstatistikleri & Liderler

Sayı: Stephen Curry (23.8)
Ribaund: Draymond Green (8.2)
Asist: Stephen Curry (7.7)
Blok: Andrew Bogut (1.7)
Top Çalma: Stephen Curry (2.0)
Şut Yüzdesi: Andrew Bogut (%56)
Üç Sayı Yüzdesi: Stephen Curry (%44)
Serbest Atış Yüzdesi: Stephen Curry (%91)
PER: Stephen Curry (28.0)
TS%: Stephen Curry (%63)
WS: Stephen Curry (15.7)
OWS: Stephen Curry (11.5)
DWS: Draymond Green (5.2)

Takım MVP'si: Stephen Curry
23.8 Sayı, 7.7 Asist, 4.3 Ribaund, 2.0 Top Çalma, 0.2 Blok, %48 Şut, 32 Dakika, 28.0 PER, %63 TS, 15.7 WS, 11.5 OWS, 4.1 DWS

* PER: Player Efficiency Rating (Efektiflik Puanı), TS%: True Shooting Percentage (Şut Verimliliği Yüzdesi), WS: Win Shares (Galibiyet Payı), OWS: Offensive Win Shares (Hücum Galibiyet Payı), DWS: Defensive Win Shares (Savunma Galibiyet Payı)

Takım İstatistikleri & Sıralama

Sayı: 110.0 (1.)
Ribaund: 44.7 (6.)
Asist: 27.4 (1.)
Şut Yüzdesi: %47 (1.)
Üç Sayı Yüzdesi: %39 (1.)
Serbest Atış Yüzdesi: %76 (9.)
Rakip Sayı: 99.9 (15.)
Rakip Şut Yüzdesi: %42 (1.)
Rakip Üç Sayı Yüzdesi: %33 (5.)
ORtg: 111.6 (2.)
DRtg: 101.4 (1.)

* ORtg: Offensive Rating (100 Hücum Başına Üretilen Sayı), DRtg: Defensive Rating (100 Savunma Başına Yenen Sayı)