30 Eylül 2017 Cumartesi

2016-2017 Sezon Sonu Pozisyon Sıralamaları - Oyun Kurucular

 1. Stephen Curry

Takımı: Golden State Warriors
İstatistikleri: 25.3 Sayı, 6.6 Asist, 4.5 Ribaund, 1.8 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.8 Şut, 3.0 Top Kaybı, 33.4 Dakika
Başarıları: NBA Şampiyonu, All-Star, All-NBA Second Team

Üst üste iki MVP ödülü, kırılan rekorlar ve üst üste iki şampiyonluğun eşiğinden dönmenin oluşturduğu sansasyon varken Stephen Curry'nin Warriors'ın liderlik rolünü ve spot ışıklarını Kevin Durant'le paylaşmaya razı olması önemli bir fedakarlıktı. Hele bir de henüz Finaller MVP'si olmayı başaramadığı hesaba katılınca. Yeni düzene alışmanın ne kadar etkisinin olduğu bilinmez ama şut yüzdeleri önceki sezonki absürd seviyede değildi. O seviyeyi tekrar yakalamasının Kevin Durant'in sakat olduğu döneme denk gelmesi burada bir ipucu olabilir, yine de Durant'in varlığının üstündeki baskıyı azaltması yüzünden verimliliğine pozitif etki yapması beklenebilirdi. Durant'in gelişiyle "yenilmez" bir hale gelecekleri düşünülüyordu, nitekim öyle de oldu ve Playoff'ta rakiplerini silindir gibi ezerek şampiyonluğa ulaştılar. Curry iki zayıf Finaller performansından sonra bu kez beklenen performansı vermeyi başardı ama yine Finaller MVP'sini bir takım arkadaşına kaptırdı. 

2. Russell Westbrook

Takımı: Oklahoma City Thunder
İstatistikleri: 31.6 Sayı, 10.7 Ribaund, 10.4 Asist, 1.6 Top Çalma, 0.4 Blok, %42.5 Şut, 5.4 Top Kaybı, 34.6 Dakika
Başarıları: MVP, All-Star, All-NBA First Team, Sayı Kralı

Kevin Durant'in takımını Konferans Finali'nde deviren Warriors'a katılıp gemiyi terk etmesinin geminin ikinci kaptanı Russell Westbrook'u kamçılayacağı aşikardı. Zaten ligin efor seviyesi en yüksek oyuncularından olan Westbrook'un bu "ihanet" sonrası artık tek kişilik şova dönüşmüş takımıyla azgın bir boğa gibi lige saldıracağı tahmin edilebilirdi, nitekim öyle de oldu. Ama yaptıkları doğrusu tahminleri de aştı. Etrafında neredeyse hiç şutör olmadığı için sıkıntılı bir hücumu tek başına sürükleyen Westbrook, NBA tarihinin en "kırılmaz" denen rekorlarından birini kırdı Oscar Robertson'ın bir sezonda en fazla triple double rekorunu ele geçirdi. Aynı zamanda Robertson'dan beri sezonu triple double ortalamasıyla kapatan ve Tiny Archibald'dan beri de bir sezonda 30+ Sayı ve 10+ Asist ortalaması tutturan ilk isim oldu. Takımın tek yıldızı olmasına rağmen takımın yapısı onun becerilerini maksimize edecek durumda değildi, buna karşın müthiş bir gayretle takımı neredeyse 50 galibiyete taşımayı başardı ve MVP ödülünün de sahibi oldu. Warriors'ın çok rahat şekilde şampiyonluğa ulaştığı sezonun belki asıl akılda kalıcı olayı onun muazzam tek kişilik şovuydu.

3. Chris Paul

Takımı: Los Angeles Clippers
İstatistikleri: 18.1 Sayı, 9.2 Asist, 5.0 Ribaund, 2.0 Top Çalma, 0.1 Blok, %47.6 Şut, 2.4 Top Kaybı, 31.5 Dakika
Başarıları: All-Star, All-Defensive First Team

Sakatlık sebebiyle kaçırdığı 21 maç dışında Chris Paul yine bilindiği gibiydi, yıllardır devam eden istikrarlı oyununu sürdürdü. Bu sezon bir maçta yaptığı 20 asist - 0 top kaybı istatistiğini ligde kendisinden başka yapabilecek bir isim yok, genel anlamda başka oyun kurucuların gerisinde kalsa da temiz oyun kuruculuk anlamında uzun süredir ligin en iyisi. Fakat hatadan kaçınma düşüncesinin yaratıcılığına sekte vurup vurmadığı tartışmaya açık bir mesele, sık sık topu fazla uzun süre elinde tuttuğunu görüyoruz. Bu sezon Clippers'taki bazı oyuncuların bu huyundan rahatsız olduğuna dair söylentiler vardı. Bu söylentilerin doğruluk payı var mıdır bilinmez ama artık Paul'le birlikte oynamayacaklar. Yine ilk turda elenme ile sonuçlanan bir sezonun ardından Paul takımdan ayrılarak Rockets'a gitti. James Harden'la backcourt partneri olacak.

4. John Wall

Takımı: Washington Wizards
İstatistikleri: 23.1 Sayı, 10.7 Asist, 4.2 Ribaund, 2.0 Top Çalma, 0.6 Blok, %45.1 Şut, 4.1 Top Kaybı, 36.4 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA Third Team

John Wall hayal kırıklığıyla geçen önceki sezonun izlerini sildi. Maç başına sayı, asist, top çalma alanlarında kariyerinin en iyi ortalamalarını tutturduğu gibi saha içi isabet oranı da kariyerinin en yüksek seviyesindeydi. Takım arkadaşları Bradley Beal ve Otto Porter'ın da kariyer yıllarını geçirmesinin yardımıyla Wizards'ı 49 galibiyete ve Doğu üçüncülüğüne taşımayı başardı, bu takım başarısı anlamında da kariyerinin en iyi yılına işaret ediyor. Skorerlik konusunda daha agresif olduğunu gördük, ilk kez "iyi" bir skorer olmaktan öteye gitti. Henüz dış şut konusundaki sorunlarını çözebilmiş değil, bu konuda da daha iyi seviyeye gelebilirse ligin en iyi 10 oyuncusu arasına girdiğini görebiliriz. Halihazırda da zaten bu seviyeye çok uzak sayılmaz.

5. Kyrie Irving

Takımı: Cleveland Cavaliers
İstatistikleri: 25.2 Sayı, 5.8 Asist, 3.2 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.3 Blok, %47.3 Şut, 2.5 Top Kaybı, 35.1 Dakika
Başarıları: All-Star

Enfes bir Final serisi performansı ve şampiyonluğun ardından Kyrie Irving bu seride yaptığı süksenin de etkisiyle daha fazla sorumluluk aldı, hatta hem normal sezon hem de Playoff'ta LeBron James'ten daha fazla atış kullandı. Normal sezonda Cavaliers beklentilerin altında kalsa da o bireysel anlamda kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. Playoff'taki performansı da berbat savunması hariç büyük oranda önceki yılla aynı seviyede kaldı. Final serisinde oyuna önceki yıl kadar ağırlık koyamaması kendi performansının zayıflığından ziyade takımlar arasındaki seviye farkından kaynaklıydı. Sezon bittikten sonra takımdan ayrılmak istediğini takıma bildirmesi ise off-season'ın en büyük şokuydu. LeBron'la iyi geçinemediği, kendi liderliğindeki bir takımda oynamak istediğine dair iddialar dolaştı. Sebep ne olursa olsun seneye Celtics formasıyla eski takımı Cavaliers'a karşı Doğu krallığı için mücadele edecek.

6. Damian Lillard

Takımı: Portland Trail Blazers
İstatistikleri: 27.0 Sayı, 5.9 Asist, 4.9 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.3 Blok, %44.4 Şut, 2.6 Top Kaybı, 35.9 Dakika

Damian Lillard kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi fakat takımının düşüş yaşaması ve son anda Playoff'a girmesi sebebiyle geçirdiği sezon biraz gölgede kaldı. Bunda ligin diğer elit oyun kurucularının da çok iyi sezonlar geçirmesinin de rolü büyük. 2013-14 ve 2014-15 sezonlarında All-Star olduktan sonra iki sezondur bu başarıyı elde edememesi tamamen Batı'daki guard bolluğundan kaynaklanıyor keza performansı All-Star olduğu sezonlara göre çok daha yüksek seviyede. Bu durumun kendisini kamçıladığını her fırsatta söylüyor. Savunması zayıf olsa da ligde onun kadar patlayıcı skorer fazla yok, durdurulması çok güç bir isim. C.J. McCollum'la birlikte kurduğu backcourt partnerliği ligin en iyilerinden.

7. Mike Conley

Takımı: Memphis Grizzlies
İstatistikleri: 20.5 Sayı, 6.3 Asist, 3.5 Ribaund, 1.3 Top Çalma, 0.3 Blok, %46.0 Şut, 2.3 Top Kaybı, 33.2 Dakika

Sakatlık sonucu kısa kesilen bir sezonun ardından yıllık 30 milyon dolara denk gelen bir maksimum kontrata imza atan ve ligin en çok kazanan oyuncularından biri haline gelen Mike Conley'nin bu kontratın hakkını vermesi için oyununda ilerleme kaydetmesi gerekiyordu, nitekim bunu da yaptı ve en iyi sezonunu geçirdi. Grizzlies'in hücumdaki liderliğini tamamen üstüne aldı ve kariyerinde ilk kez sayı ortalaması 20'nin üstüne çıktı. Takımının altı maç sonunda kaybettiği Spurs serisindeki performansı oyununu farklı bir seviyeye çektiğinin kanıtıydı, Spurs'ün elit dış savunması onu durdurmakta çok zorlandı. Grizzlies'in seriyi çekişmeli hale getirebilmesinde başrolde Mike Conley vardı. Batı'daki guard zenginliği sebebiyle All-Star olamaması büyük şanssızlık.

8. Kyle Lowry

Takımı: Toronto Raptors
İstatistikleri: 22.4 Sayı, 7.0 Asist, 4.8 Ribaund, 1.5 Top Çalma, 0.3 Blok, %46.4 Şut, 2.9 Top Kaybı, 37.4 Dakika
Başarıları: All-Star

Kyle Lowry normal sezonda sahada olduğunda kariyer yılı denebilecek bir performans gösterse de 22 maç kaçırdığı için önceki yıldan daha iyi olduğu söylenemez. DeMar DeRozan'ın vitesi arttırması sebebiyle skorerlik konusunda tamamen ikincil bir role geçti fakat Raptors'ın en değerli oyuncusu olmayı sürdürdü. Fakat "normal sezon oyuncusu" halini bu sezon da üstünden atamadı. Ligin elit oyun kurucuları arasında kendisiyle kıyaslanan isimler çok sağlam Playoff performansları gösterirken o yine vasatı aşamadı. Verimliliği önceki yıllara göre iyiydi ama bu kez de çok pasif kaldı ve oyuna hiç ağırlığını koyamadı. Önceki üç yıl Playoff'ta maç başına 15-16 şut denemesiyle oynarken bu sene ortalamanın 11'e düşmesi garip.

9. Isaiah Thomas

Takımı: Boston Celtics
İstatistikleri: 28.9 Sayı, 5.9 Asist, 2.7 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.3 Şut, 2.8 Top Kaybı, 33.8 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA Second Team

Isaiah Thomas önceki sezonki performansını daha da yukarıya çekti ve Allen Iverson'dan beri gördüğümüz en iyi "skorer küçük adam" performansını gösterdi. Sezon boyu son çeyreklerde gösterdiği performanslar muazzamdı, birçok maçta takımı sırtına alıp galibiyete taşıdı. Ligin savunması en zayıf oyuncularından birisi olması değerine sekte vursa da hücumda öylesine elit bir hale geldi ki artık yıldız olarak anılmayı hak ediyor. Celtics'i Doğu'da liderliğe taşıdıktan sonra Playoff'ta kız kardeşini kaybetmesinin acısına rağmen büyük maçlar çıkartarak ortaya büyük bir karakter koydu. Konferans Finali'nde sakatlıklar sebebiyle silik bir görüntü çizdikten sonra seriyi erken kapattı. Kyrie Irving takasının bir parçası olarak Cavaliers'a gönderilmesiyle Doğu rekabetinin öbür tarafına geçmiş oldu, kalça sakatlığı sebebiyle forma giymeye başlaması yeni yılı bulacak.

10. Kemba Walker

Takımı: Charlotte Hornets
İstatistikleri: 23.2 Sayı, 5.5 Asist, 3.9 Ribaund, 1.1 Top Çalma, 0.3 Blok, %44.4 Şut, 2.1 Top Kaybı, 34.7 Dakika
Başarıları: All-Star

Önceki yılın en çok gelişme kaydeden oyuncularından olan Kemba Walker bu sezon performansını daha da arttırdı ve ilk kez All-Star oldu. Dış şutlarını geliştirmesi oyununu bambaşka bir seviyeye çıkarttı ve bunun meyvelerini topluyor. Takımı için hayal kırıklığı yaratan bir yıl oldu, Cody Zeller'ın sakat olduğu dönemde müthiş bir form düşüklüğü yaşayarak Playoff yarışından koptular fakat Walker adına bireysel anlamda gayet iyi bir sezondu. Seneye daha sağlıklı bir takımla Playoff'a geri dönmeleri muhtemel, Doğu daha da zayıfladı. Doğu'nun birkaç All-Star'ını kaybetmesi de Kemba Walker'ın All-Star statüsünün yakın gelecekte de devamlı olmasını sağlayabilir, istikrarını koruması bunun için yeterli.

11. Eric Bledsoe

Takımı: Phoenix Suns
İstatistikleri: 21.1 Sayı, 6.3 Asist, 4.8 Ribaund, 1.4 Top Çalma, 0.5 Blok, %43.4 Şut, 3.4 Top Kaybı, 33.0 Dakika

Eric Bledsoe bu sezon büyük ölçüde sağlıklı kalmayı başardı. Seviye olarak kariyerinin en iyi yılını geçirdiğini söylemek mümkün ama yine de 16 maç kaçırmış olması ve Suns'ın ligin en kötü takımlarından biri oluşu dikkate alındığında kariyerinin en iyi yılı demek pek mümkün olmuyor, bu ifade halen 2014-15 sezonu için daha uygun. Hücumda önceki sezon sakatlanana kadar gösterdiği etkili performansı sezon geneline yaymayı başardı, savunma performansı ise kariyerinin ilk dönemini arattı. Ama bunda Suns'ın takım savunmasının korkunç oluşunun da rolü olsa gerek. Suns'ın uzun vadede onu takımda düşünüp düşünmediğini zaman gösterecek, ligin en genç kadrolarından birine sahipler ve genç parçaları zirve çağlarına geldiğinde Bledsoe yaşlanmış olacak.

12. Goran Dragic

Takımı: Miami Heat
İstatistikleri: 20.3 Sayı, 5.8 Asist, 3.8 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %47.5 Şut, 2.9 Top Kaybı, 33.7 Dakika

Dwyane Wade'in takımdan ayrılmasıyla Heat hücumunun ipleri tamamen Goran Dragic'in eline geçti ve takım onun liderliğinde daha tempolu bir basketbol oynamaya başladı. Geçirdiği yıl, En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü aldığı 2013-14 sezonuyla paralellikler gösterdi. İkinci veya üçüncü opsiyon rolünde değil, takımın direksiyonunda olduğunda daha etkili performans gösterdiği aşikar; bu durum şut ritmini dahi ciddi oranda etkiliyor. O sezon Suns'ın beklentilerin çok üstünde bir sayıda maç kazanmasını sağlamış fakat Playoff'u son anda kaçırmıştı. Aynı senaryo bu sezon Heat'le de tekrar etti, takım beklentilerin çok üstüne çıktı ve Playoff'u son anda kaçırdı. Yazın Slovenya'yla Avrupa Şampiyonluğu yaşayan Dragic seneye takımı tekrar Playoff'a taşımaya çalışacak.

13. George Hill

Takımı: Utah Jazz
İstatistikleri: 16.9 Sayı, 4.2 Asist, 3.4 Ribaund, 1.0 Top Çalma, 0.2 Blok, %47.7 Şut, 1.7 Top Kaybı, 31.5 Dakika

Jazz formasıyla ilk ve tek sezonunda George Hill beklentileri sonuna kadar karşıladığı gibi hatırı sayılır derecede aştı. Oyun kurucu ve ikinci opsiyon sıkıntısı yaşayan Jazz'a ilaç oldu ve yaptıkları çıkışta önemli pay sahibiydi. Sakatlıklar sebebiyle tam 33 maç kaçırmış olması geçirdiği yılın değerine kuşkusuz darbe indiriyor ama sahada olduğunda takıma hep büyük fayda sağladı. İki yıl önce de benzer şekilde sahada olduğunda kariyerinin en iyi basketbolunu oynamış ama çıktığı maç sayısı az kalmıştı. Bu yıl o yılın aksine uzun vadeli tek bir sakatlık değil değişik dönemlerde gelen sakatlıklar oynadığı maç sayısını düşürdü.  Jazz yazın ona istediği kontratı önermedi ve takımdan ayrılmasına izin verdi. Yeniden yapılanma içine giren ve iddiasız Kings'le imzalaması sürpriz oldu.

14. Ricky Rubio

Takımı: Minnesota Timberwolves
İstatistikleri: 11.1 Sayı, 9.1 Asist, 4.1 Ribaund, 1.7 Top Çalma, 0.1 Blok, %40.2 Şut, 2.6 Top Kaybı, 32.9 Dakika

Ricky Rubio kağıt üstünde tam Tom Thibodeau'nun seveceği tarzda bir oyuncu olmasına ve hücumda kariyerinin en iyi sezonunu geçirmesine rağmen yeni koçunun gözüne giremedi. Sene içinde adı takas söylentilerine karıştıktan sonra yazın Timberwolves'un yaptığı önemli hamleler arasında o da takasla Jazz'a gönderildi. Orta mesafeden çok daha iyi atmasının etkisiyle kariyerinde ilk kez %40 isabet oranını gören Rubio için tam da takımın iddialı hale geldiği bir dönemde takas edilmek üzücü olsa gerek. Yeni takımı Jazz hücum anlamında kısır bir takım, oyun kuruculuğuyla takım arkadaşlarının seviyesini yükseltmesi gerekiyor. Dış şutlar konusunda gelişim göstermesi de artık iyice şart oldu keza Jazz'ın ilk beşinde zaten iki tane şut atamayan uzun olacak.

15. Jeff Teague

Takımı: Indiana Pacers
İstatistikleri: 15.3 Sayı, 7.8 Asist, 4.0 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.4 Blok, %44.2 Şut, 2.6 Top Kaybı, 32.4 Dakika

Bir başka Indianapolis doğumlu oyun kurucu George Hill'in yerini alarak memleketi Indiana'ya dönen Jeff Teague, seviye olarak All-Star olduğu sezonla hemen hemen aynı yerdeydi fakat takım başarısı apayrı bir yerde olunca All-Star için adı bile anılmadı. Arkadaşlarına pozisyon hazırlama konusuna daha fazla eğildiğini gördük, etrafındaki silahları kullanma konusunda iyi iş çıkarttı. Yazın katıldığı Timberwolves'taki rolü açısından bu önemli, çünkü yeni takımının silahları Pacers'a göre çok daha büyük. Dış şut yüzdesinin önceki sene %40'ı gördükten sonra düşmesi bir soru işareti, Wolves'un spacing sorunu yaşamamasında onun şutunun ne seviyede olduğu da belirleyici olacak.

16. Jrue Holiday

Takımı: New Orleans Pelicans
İstatistikleri: 15.4 Sayı, 7.3 Asist, 3.9 Ribaund, 1.5 Top Çalma, 0.7 Blok, %45.4 Şut, 2.9 Top Kaybı, 32.7 Dakika

Jrue Holiday sezonun ilk bölümünü beyin tümörü teşhisi konan eşinin yanında olduğu için kaçırdıktan sonra dönüşünü yaptı ve Pelicans formasıyla en iyi sezonunu geçirdi. Sezon başındaki boşluğa rağmen önceki sezonlara göre daha az maç kaçırmış olması sağlık sorunlarının ne büyük boyutta olduğunu tekrar ortaya koyuyor aslında. Sağlıklı kalabilmiş olması ümit verici. Pelicans yine Playoff'a kalamadı ama DeMarcus Cousins'ı kadroya kattılar ve seneye çok daha iddialı olacaklar. Holiday çok zayıf kısa rotasyonlarının açık ara en değerli parçası. Seneye muhtemelen yokluktan iki numaraya kaydırılacak, burada nasıl verim sağlayacağı bir soru işareti. Boyu iki numara için yeterli, savunması iyi, dış şutları da iyi olursa işi kıvırabilir.

17. Dennis Schröder

Takımı: Atlanta Hawks
İstatistikleri: 17.9 Sayı, 6.3 Asist, 3.1 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %45.1 Şut, 3.3 Top Kaybı, 31.5 Dakika

Jeff Teague'in ayrılığıyla Hawks hücumunun anahtarları Dennis Schröder'a geçti ve Alman guard artan sorumluluğa iyi cevap verdi. Tam olarak bir patlama olmasa da maç başına aldığı sürenin 20.3 dakikadan 31.5 dakikaya çıkmasına, şut denemelerinin de 9.8'den 15.4'e yükselmesine efektifliğinde düşüş yaşamadan cevap verebilmesi önemli. Dış şutlarda sıkıntı yaşadığı için efektifliği şimdilik ortalama altı ama çabukluğu sebebiyle önemli skorer potansiyeli vaat etmeyi sürdürüyor. Şutlarını istikrarlı hale getirmesi onu All-Star seviyesine yaklaştırabilir. Hawks'ın reset tuşuna basıp yeniden yapılanma içine girmesiyle takımda kalburüstü tek oyuncu olarak kaldı, sorumluluk alma konusunda çok daha özgür olacak.

18. Patrick Beverley

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 9.5 Sayı, 5.9 Ribaund, 4.2 Asist, 1.5 Top Çalma, 0.4 Blok, %42.0 Şut, 1.5 Top Kaybı, 30.7 Dakika
Başarıları: All-Defensive First Team

Patrick Beverley en iyi yılını geçirdi ve Rockets'ın savunmada tamamen dibe vurmamasında en büyük pay sahiplerinden biriydi. Oyun kurucu pozisyonuna tam geçiş yapan James Harden için ideal bir partner olmayı sürdürdü, üç sayı çizgisinin gerisinden iyi iş çıkarttı ve Harden'ın savunmadaki açıklarını kapatma konusunda başarılıydı. Pasörlük konusunda da ilerlediğini gördük, iki numaraya kaymasına rağmen asist sayılarında artış yaşandı. Chris Paul takasında Clippers'a geçiş yaptı, seneye Clippers'ta da iki numara oynamaya devam edecek gibi görünüyor. Bu yüzden önümüzdeki sezon itibariyle kendisini bir numara değil iki numara kabul etmek daha mantıklı olacaktır.

19. D'Angelo Russell

Takımı: Los Angeles Lakers
İstatistikleri: 15.6 Sayı, 4.8 Asist, 3.5 Ribaund, 1.4 Top Çalma, 0.3 Blok, %40.5 Şut, 2.8 Top Kaybı, 28.7 Dakika

D'Angelo Russell ikinci sezonunda çok daha özgüvenli göründü. Luke Walton'ın sisteminin getirdiği rahatlık ve özgürlük de bunda etkili olmuş olabilir. Üç sayılık atışları istenen seviyede değildi, bol bol deneme yapıp vasat bir isabet oranıyla oynadı ama pota etrafındaki bitiriciliği çaylak yılına göre gelişme gösterdi. Lakers'ın onu çok kolay gözden çıkartması ilginç. Lonzo Ball'u draft ettikten hemen sonra Ball-Russell ikilisini hiç denemeye tenezzül etmeden onu Brook Lopez karşılığında Nets'e takasladılar. Böylesine hızlı gözden çıkartılmak ona ekstra motivasyon kazandırabilir. Nets'te büyük sorumluluk alma şansı mevcut, gelişimini nasıl sürdüreceğini zaman gösterecek.

20. Reggie Jackson

Takımı: Detroit Pistons
İstatistikleri: 14.5 Sayı, 5.2 Asist, 2.2 Ribaund, 0.7 Top Çalma, 0.1 Blok, %41.9 Şut, 2.2 Top Kaybı, 27.4 Dakika

Reggie Jackson için kötü bir yıldı. Önceki sezon All-Star seviyesine yaklaşan ve Playoff yapan Pistons takımının hücumdaki lideri olan Jackson bu sezon verimliliğinde düşüş yaşadı, sakatlıklar sebebiyle 30 maç kaçırdı ve adı takas söylentilerine karıştı. Bu yılı hoş hatıralarla hatırlamayacaktır. Seneye nasıl bir dönüş yapacağı Pistons için çok önemli, Doğu zayıflamış durumda ve Pistons'ın Playoff'a geri dönme şansı var. Ama Jackson yine zayıf bir performans gösterirse artık Pistons'ın havlu atıp takımı dağıtarak yeniden başlama yoluna gittiğini de görebiliriz. Bu sebeple Jackson takım için düğümleri elinde tutuyor.

29 Eylül 2017 Cuma

2016-2017 Sezon Sonu Pozisyon Sıralamaları - Şutör Gardlar

1. James Harden

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 29.1 Sayı, 11.2 Asist, 8.1 Ribaund, 1.5 Top Çalma, 0.5 Blok, %44.0 Şut, 5.7 Top Kaybı, 36.4 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA First Team, Asist Kralı

Önceki sezon takım içi kimya problemleri, savunmada hiç çaba sarf etmemesi ve Rockets'ın büyük düşüş yaşaması sebebiyle imajına büyük darbe alan James Harden için bu sezon yeniden ayağa kalkma amacını beraberinde getiriyordu, nitekim bunu muhteşem bir sezon geçirerek yaptı. Mike D'Antoni'nin takımın başına geçmesiyle baştan aşağı yenilenen Rockets hücumunda oyun kurucu pozisyonuna geçiş yaptı ve ligin en patlayıcı hücumlarından birinin merkezi oldu. Harden'ın oyun kurma becerileri her zaman ön plandaydı ama bu sezon bu alanda ligin belki de en iyi oyuncusu olmayı başardı ve asist krallığına ulaştı. Bunu skor üretiminde hiçbir düşüş yaşamadan, hatta daha da iyiye giderek yapabilmiş olması çok etkileyici. Sezon boyunca MVP yarışında Russell Westbrook'la kafa kafaya gitti, sezon sonunda kendisi ufak bir düşüş yaşarken Westbrook gaza basmasa belki de MVP olmayı başaracaktı. Kariyerinde ikinci kez MVP ödülünü kıl payı kaçırmış olması önümüzdeki yıl için kendisini kamçılıyor olsa gerek.

2. Klay Thompson

Takımı: Golden State Warriors
İstatistikleri: 22.3 Sayı, 3.7 Ribaund, 2.1 Asist, 0.8 Top Çalma, 0.5 Blok, %46.8 Şut, 1.6 Top Kaybı, 34.0 Dakika
Başarıları: All-Star

Kevin Durant'in takıma katılışıyla Klay Thompson'ın hücumdaki rolünün biraz küçüleceğine dair düşünceler vardı fakat durum hiç de böyle olmadı. Rolünü korumakla kalmayıp maç başına önceki sezona göre biraz daha fazla şut deneyip az farkla da olsa daha yüksek bir sayı ortalaması tutturdu. Takım arkadaşı Stephen Curry haricinde ligin en iyi şutörü konumunda ve üç sayı rekorlarında Curry olmasa muhtemelen onun adını görüyor olacaktık. Playoff performansının zayıf kalması onun adına sezonun eksisi oldu. Önceki sene Playoff'ta Final serisi haricinde çok iyi bir performans göstermişti, bu kez ritim bulmakta çok zorlandı ve silik bir oyun sergiledi. Yine de Final serisinde Kyrie Irving'e yaptığı savunma zaman zaman maçın seyrini değiştiren bir faktördü. 

3. DeMar DeRozan

Takımı: Toronto Raptors
İstatistikleri: 27.3 Sayı, 5.2 Ribaund, 3.9 Asist, 1.1 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.7 Şut, 2.4 Top Kaybı, 35.4 Dakika
Başarıları: All-Star

DeMar DeRozan sezona adeta alev alarak girdi. Sezonun ilk 12 maçının 10'unda 30 sayı barajını aşan DeRozan hatırı sayılır bir süre sayı krallığının zirvesindeydi. Performansı aynı seviyede kalmadı fakat yine de kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. Neredeyse hiç üçlük sokmayan bir skorer oluşu onu günümüz NBA'inde ilginç bir statüye sokuyor. Ama orta mesafe skorerliği konusunda ligde kendisiyle aşık atabilecek çok fazla isim yok. Zaman zaman Kobe Bryant'tan esintiler sunduğunu görüyoruz. Fakat istikrarı halen gerçek bir yıldızdan beklenecek seviyede değil, ritim bulamadığında takıma zarar veren bir oyuncu olma özelliğini sürdürüyor. Bu sene Playoff'ta önceki senelere göre daha iyi olmakla birlikte yine oyuna beklenen ağırlığı koyamadı.

4. Bradley Beal

Takımı: Washington Wizards
İstatistikleri: 23.1 Sayı, 3.5 Asist, 3.1 Ribaund, 1.1 Top Çalma, 0.3 Blok, %48.2 Şut, 2.0 Top Kaybı, 34.9 Dakika

Bradley Beal kendisinden yıllardır beklenen patlamayı sonunda yaptı. Bunda uzun süre sonra ilk kez sağlıklı kalabilmesinin de kuşkusuz önemli rolü var keza bu sezonki performansının sinyallerini 2015 Playoff'unda zaten vermiş ancak takip eden sezonda sakatlıklar yakasını bırakmamıştı. Sayı ortalaması 17.4'ten 23.1'e fırladı ve efektifliği de çok büyük bir sıçrama yaşadı. Takım arkadaşları Otto Porter ve John Wall gibi onun da kariyer sezonunu yaşaması önceki sezon sürpriz şekilde Playoff'un dışında kalan Wizards'ın çok sağlam bir geri dönüş yapıp Doğu'da üçüncü sırayı almasında başrolü oynadı. Doğu'nun birçok All-Star'ını Batı'ya kaptırması sebebiyle seneye kendisine bir All-Star şansı doğabilir.

5. C.J. McCollum

Takımı: Portland Trail Blazers
İstatistikleri: 23.0 Sayı, 3.6 Ribaund, 3.6 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.5 Blok, %48.0 Şut, 2.2 Top Kaybı, 35.0 Dakika

Önceki sezon En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü kazanan C.J. McCollum bu sezon performansını biraz daha arttırmayı başardı. Savunmadaki zayıflığı sürdü, asist miktarı da biraz azaldı fakat şut verimliliğinde net bir yükseliş yaşamış olması dikkat çekici. 50-40-90 kulübüne girmenin eşiğinden döndü, ligin en iyi yüzdeyle serbest atış kullanan oyuncusu olup %42 gibi elit bir yüzdeyle üçlük attı. Oyun stili çok şuta dayalı olduğu için saha içinden %50 isabete ulaşması zor, ama bu sezon hayli yaklaştığından seneye 50-40-90 kulübüne girme ihtimali olabilir. Blazers geçen sezon Playoff'a son anda girdi, daha da güçlenen ve rekabetin kızıştığı Batı'da Playoff potasında olmaları için McCollum'un oyununu bir üst seviyeye çıkartması gerekebilir.

6. Khris Middleton

Takımı: Milwaukee Bucks
İstatistikleri: 14.7 Sayı, 4.2 Ribaund, 3.4 Asist, 1.4 Top Çalma, 0.2 Blok, %45.0 Şut, 2.2 Top Kaybı, 30.7 Dakika

Sezon öncesinde hamstring'ini kopartan Khris Middleton'ın dönüşü Şubat ayını buldu. Dönüş yaptığı maç Jabari Parker'ın ön çapraz bağını kopartıp sezonu kapatmasının şanssızlığı bir tarafa, Middleton oynadığı sürece önceki sezonki performansını yakalamasını sağlayacak ritmi bulamadı. Sezon ilerledikçe açılmasına ve üç sayı çizgisinin gerisinden hatırı sayılır bir isabet oranı yakalamasına karşın kendisini tam olarak rahat hissetmediği aşikardı, oyuna ağırlığını koymakta zorlandığını gördük. Nitekim Playoff'ta da bekleneni veremedi. Belki de %100'ünü bulmuş bir Middleton'la Bucks ilk turda Raptors'ı geçmeyi başarabilirdi. Seneye performansını önceki yıla geri döndürmesi takım için önemli, özellikle de Jabari Parker'ın yokluğu sebebiyle.

7. Victor Oladipo

Takımı: Oklahoma City Thunder
İstatistikleri: 15.9 Sayı, 4.3 Ribaund, 2.6 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.3 Blok, %44.2 Şut, 1.8 Top Kaybı, 33.2 Dakika

Draft gecesi Thunder'a takas olan Victor Oladipo enfes bir sezon geçiren Russell Westbrook'un backcourt partneri olarak iyi bir sezon geçirdi ama takımın beklediği ikinci opsiyon performansını sergileyemedi. Birkaç yıldır bir patlama yapması bekleniyor ama dördüncü yılının sonunda artık bundan öteye çıkacak potansiyelini olmadığını söylemek mümkün gibi. Aslında oyununa bakınca daha etkili olması gereken bir oyuncu izlenimi veriyor. Şut sokabiliyor ama istikrarsız, oyun kurabiliyor ama nadiren bu rolü üstleniyor, savunma potansiyeli yüksek ama her zaman bu yöne konsantre olamıyor. Paul George takasının bir parçası olarak gittiği Pacers'ta kendini bulmaya çalışacak, kolejde Indiana forması giymişti.

8. Danny Green

Takımı: San Antonio Spurs
İstatistikleri: 7.3 Sayı, 3.3 Ribaund, 1.8 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.8 Blok, %39.2 Şut, 1.1 Top Kaybı, 26.6 Dakika

Önceki sezon garip şekilde korkunç bir şut performansı sergileyen Danny Green bu sezon kendine geldi. Üç sayı yüzdesi yine alışılageldik seviyede değildi, bir kez daha %40'ın altında kaldı, ama en azından önceki sezon gibi %33'te kalmayıp %38 gibi saygı duyulabilecek bir oranla attı. Oyununun asıl takdir edilecek yönü yine savunmasıydı, önceki yıl kendisini ligin en iyi dış savunmacılarından biri olarak ispat eden Green bu sene de performansını sürdürdü ve sonunda performansı hak ettiği övgüyü de aldı ve All-Defensive Team'e seçildi. Aslında Second Team yerine First Team'de olması gerekirdi ama geçen sene gibi haksız şekilde hiçbir takıma seçilmemesinden iyidir. Kawhi Leonard'la oluşturduğu partnerlik rakipler için çok bunaltıcı.

9. Gary Harris

Takımı: Denver Nuggets
İstatistikleri: 14.9 Sayı, 3.1 Ribaund, 2.9 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.1 Blok, %50.2 Şut, 1.3 Top Kaybı, 31.3 Dakika

Gary Harris önceki sezon ligin en çok gelişme kaydeden oyuncularından biri olmuş ve Nuggets'ta ilk beşteki yerini sağlama almıştı. Bu sezonki performansından sonra sadece yerini sağlama almakla kalmayıp takımın gelecek planlarının önemli bir parçası haline geldiği söylenebilir. Üç sayı yüzdesinin %35'ten %42'ye fırlaması Harris'i hücumda çok değerli bir parça haline getirdi. Kendi şutunu yaratma becerisini de zaman zaman gösteriyor, önümüzdeki sezon daha fazla sorumluluk aldığını görebiliriz. Bir iki numara olarak saha içinden %50 isabetle oynamak azımsanacak bir iş değil, verimliliği gerçekten göz alıcı. Savunması şimdilik hayli zayıf ama gelişime açık. Çabuk hareket ediyor olması bu açıdan bir avantaj.

10. Eric Gordon

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 16.2 Sayı, 2.7 Ribaund, 2.5 Asist, 0.6 Top Çalma, 0.5 Blok, %40.6 Şut, 1.6 Top Kaybı, 31.0 Dakika
Başarıları: Yılın Altıncı Adamı

Pelicans macerasını sakatlık belasıyla geçen zayıf bir yılla kapatan Eric Gordon Rockets'ın altıncı adamı olarak adeta yeniden doğdu. Özellikle ligin ilk yarısındaki şut ve skor performansı takımın başarısında çok büyük rol oynadı. Muazzam üç sayı yüzdesi zaman geçtikçe inişe geçse de hücumda takıma getirdiği pozitif etki yadsınamaz. Takımda James Harden'ın üzerindeki hücum yaratma yükünü az da olsa hafifletebilen yegane isimdi. Savunması zayıf olsa da takıma zarar veren bir yapıda değildi. Sakatlıklar Gordon'ı potansiyeline ulaşmaktan alıkoysa da skorerliğiyle faydalı bir oyuncu olmayı sürdürüyor. Altıncı adam rolü ona cuk oturmuş durumda.

11. Avery Bradley

Takımı: Boston Celtics
İstatistikleri: 16.3 Sayı, 6.1 Ribaund, 2.2 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.3 Şut, 1.6 Top Kaybı, 33.4 Dakika

Sakatlıklar sebebiyle 27 maç kaçırması sezonunun değerini düşürse de Avery Bradley sağlıklı olduğu dönemlerde kariyerinin en iyi basketbolunu oynadı. Şutunun keskinliğinin yanı sıra ribauntlardaki etkisi dikkat çekiciydi. Kariyerinde daha önce en yüksek ribaund ortalaması 3.8 iken bu sezon 6.1 gibi kendi boyunda bir isim için hatırı sayılır bir ortalama tutturdu, Celtics'in ribaund sorununu hafifletme konusunu kendisine görev bildiği aşikar. Playoff'ta da performansı sağlamdı, Cavaliers'a karşı kaybedilen Konferans Finali'nde takımın en etkili ismiydi. Fakat tüm bunlar sezon sonunda gözden çıkartılmasını engellemedi. Gordon Hayward'ı kadrosuna katabilmek için maaş boşluğu yaratması gereken Celtics onu takasla Pistons'a yolladı.

12. Dwyane Wade

Takımı: Chicago Bulls
İstatistikleri: 18.3 Sayı, 4.3 Ribaund, 3.8 Asist, 1.4 Top Çalma, 0.7 Blok, %43.4 Şut, 2.3 Top Kaybı, 29.9 Dakika

Sürpriz bir kararla sembolü olduğu Heat'ten ayrılıp memleketinin takımı Bulls'la anlaşan Dwyane Wade yeni takımında skorer kimliğini korumakla birlikte mücadele gücü olarak yerlerdeydi. Sık sık savunmaya koşmaya tenezzül dahi etmediğini gördük ki bu onun kariyerinde bir oyuncuya hiç yakışmıyor. Bulls'un backcourt'unda hiçbir kimya olmaması kuşkusuz onu da etkiledi. Takımın sezon sonunda onun sakat olduğu dönemde performansını arttırması soru işaretleri oluşturuyor. Hücumdaki silahları sebebiyle hala durdurulması güç bir oyuncu ve değerli bir isim fakat eğer efor seviyesi bu sezonki gibi sürecekse statüsü hızla düşüşe geçer. Seneye yakın arkadaşı LeBron James'in yanında, Cavaliers'ta forma giyecek.

13. Zach LaVine

Takımı: Minnesota Timberwolves
İstatistikleri: 18.9 Sayı, 3.4 Ribaund, 3.0 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %45.9 Şut, 1.8 Top Kaybı, 37.2 Dakika

Zach LaVine bu sezon kesin olarak ilk beşe yerleşip hücumda daha fazla sorumluluk aldı ve sağlam bir skorerlik performansı sergiledi. Ancak Şubat ayının başında ön çapraz bağını kopartmasıyla sezonu kısa kesildi. Oyunu atletizme dayalı olduğu için bu sakatlıktan nasıl bir dönüş yapacağı soru işareti. Timberwolves onu Jimmy Butler takasında Bulls'a gönderdi, dönüş yaptığında zayıf Bulls kadrosundaki en değerli parça olacak ve birinci opsiyon konumuna gelecek. Eğer gelişimi devam ederse ligin en iyi skorerlerinden birine dönüşme şansı var. Ancak oyununun diğer yönlerde çok zayıf oluşu ciddi bir sorun. Ligin savunması en zayıf ilk beş oyuncularından bir tanesi.

14. Devin Booker

Takımı: Phoenix Suns
İstatistikleri: 22.1 Sayı, 3.4 Asist, 3.2 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.3 Blok, %42.3 Şut, 3.1 Top Kaybı, 35.0 Dakika

Çaylak sezonunun sonunda Suns'ın tamamen teslim bayrağını çekmesiyle daha fazla sorumluluk alan ve büyük bir skorerlik potansiyeli gösteren Devin Booker bu sezon o potansiyeli sezon geneline yayabildiğini kanıtladı. Keskin bir dış şutör olması beklentisiyle girdiği ligde aslında o kadar da ahım şahım bir üçlük yüzdesi olmamasına karşın bu yaşta böyle sağlam bir skorere dönüşmesi etkileyici. Potaya gitme ve kendine şut yaratma becerileri yaşına göre gelişmiş. 20 yaşında bir maçta 70 sayı atmak inanılmaz bir iş. Aynı övgü dolu ifadeleri savunması için söylemek ise mümkün değil; ilk beş çıkan iki numaralar içerisinde en kötü savunmacı olduğu rahatlıkla iddia edilebilir, doğrudan takıma zarar veren tipte. Savunması hücumda yaptıklarını nötrlerse yaptıklarının çok bir anlamı kalmıyor.

15. J.J. Redick

Takımı: Los Angeles Clippers
İstatistikleri: 15.0 Sayı, 2.2 Ribaund, 1.4 Asist, 0.7 Top Çalma, 0.2 Blok, %44.5 Şut, 1.3 Top Kaybı, 28.2 Dakika

J.J. Redick normal sezonda önceki iki sezonda tutturduğu şut verimliliğini tutturamasa da yine bilindiği gibiydi, çıktı, şutlarını soktu ve Clippers hücumunun akıcılığında önemli pay sahibi oldu. Fakat Playoff performansı çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Daha önce de Playoff savunmalarına karşı şut yüzdelerinin düştüğüne şahit olmuştuk, fakat bu seneki performansı onun da ötesine geçti. Takımının yedi maçta kaybettiği Jazz serisinde o kadar silik olmasaydı takımı muhtemelen üst turu görecekti. Yazın Chris Paul'le birlikte o da takımdan ayrıldı ve bir yıllık olsa da yüklü bir kontratla genç Sixers takımının yolunu tuttu. Kendisi dışında tamamen gençlerden oluşan bir ekipte forma giyecek, eğer takım sağlıklı kalırsa şutörlüğü yine değerli olacak.

16. Kentavious Caldwell-Pope

Takımı: Detroit Pistons
İstatistikleri: 13.8 Sayı, 3.3 Ribaund, 2.5 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %39.9 Şut, 1.1 Top Kaybı, 33.3 Dakika

Hemen herkesin ya gerilediği ya da yerinde saydığı Pistons'ta Kentavious Caldwell-Pope da gelişiminde durma yaşadı. Daha iyi şut atması ümit verici olsa da genel anlamda verimliliğini daha ileriye taşımayı başaramadı. Sıkı bir savunmacı olmayı sürdürüyor ama hücumda verimliliği artmadığı sürece potansiyeline ulaşmaktan uzak kalacak. Belki de gelişiminin beklenen şekilde olmaması sebebiyle Pistons ona istediği kontratı vermedi ve takımdan ayrılmasına sessiz kaldı. Tek senelik bir kontratla imza attığı Lakers'ta ne yapacağı merak konusu. Tercihinde daha fazla sorumluluk almak istemesi etkili olmuş olabilir, ama hakkını verebilecek mi?

17. Evan Fournier

Takımı: Orlando Magic
İstatistikleri: 17.2 Sayı, 3.1 Ribaund, 3.0 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.1 Blok, %43.9 Şut, 2.1 Top Kaybı, 32.9 Dakika

Magic yeni koçu ve yeni oyuncularıyla beklenen atılımı yapamazken yerinde sayan genç isimlerden biri de Evan Fournier idi. Potaya gitme ve faul alma konusunda daha iyi iş çıkartmakla birlikte şut ritmini bulamadı. Önceki sezon %40'la elit bir seviyede üçlük attıktan sonra bu sezon vasat bir seviyeye inmesi oyununa hatırı sayılır bir darbe indirdi. Savunmasının çok zayıf olması da cabası. Her şeye rağmen yeniden yapılanma içine giren Magic'te elde avuçta olan tek skorer konumunda. Seneye sorumluluğunun daha da artmasıyla çok daha fazla şut denediğini görebiliriz, verimliliğinin hangi seviyede olacağı merak konusu. Eğer potansiyeli daha yukarıdaysa bunu ispatlamanın zamanı.

18. Dion Waiters

Takımı: Miami Heat
İstatistikleri: 15.8 Sayı, 4.3 Asist, 3.3 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.4 Blok, %42.4 Şut, 2.2 Top Kaybı, 30.1 Dakika

Dion Waiters sezonun en büyük sürprizlerindendi. Kariyerinin ilk dört yılında takım oyunu oynamayı bilmeyen problemli bir karakter görüntüsü çizen ve değeri ancak minimum kontrat teklifleri alabilecek seviyeye düşen Waiters, Heat'te adeta yeniden doğdu. Sezona takımın geneli gibi o da zayıf bir başlangıç yaptı ama onun performansı yükseldiği anda Heat çok büyük bir çıkış yaptı ve onun da liderlik rolü üstlendiği uzun bir galibiyet serisi yaptı. Mart ortasında sakatlanmasaydı yüksek ihtimalle Playoff'u görecekti. Yarım sezonluk performansına ne kadar güven olur bilinmez, sonuçta Dion Waiters'tan bahsediyoruz. Ama Heat ona güvendi ve sağlam bir kontrat verdi.

19. Tyreke Evans

Takımı: Sacramento Kings
İstatistikleri: 10.3 Sayı, 3.4 Ribaund, 3.1 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %40.5 Şut, 1.5 Top Kaybı, 19.7 Dakika

Sakatlıklar Tyreke Evans'ın başına bela olmuş durumda. Geçen sezon sadece 25 maçta forma giyebilen Evans bu sezon da sakatlıklarla uğraştı. Evans Aralık ayının ortasına kadar forma giyemedikten sonra döndüğünde ritim bulmakta zorlandı ve takas döneminin sonuna doğru DeMarcus Cousins takasının bir parçası olarak eski takımı Kings'e döndü. Kings'te geçen süre onun için bir rehabilitasyon süreci gibiydi, oyunu zamanla açılmaya başladı ama tam olarak ritim bulamadan sezon sona erdi. Seneye Grizzlies'te yeniden kendisini bulmaya çalışacak.

20. Manu Ginobili

Takımı: San Antonio Spurs
İstatistikleri: 7.5 Sayı, 2.7 Asist, 2.3 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %39.0 Şut, 1.4 Top Kaybı, 18.7 Dakika

Manu Ginobili'nin maç başına dakikaları artık 20'nin de altında, bu da kuşkusuz oyuna olan etkisini belli oranda düşürüyor. Ama oyunda olduğunda oyun aklıyla sürekli iyi işler yapmayı sürdürüyor. Skorerliği ve oyun kuruculuğu artık oyun üstünde hakimiyet kuramasa da şutörlüğü yerli yerinde ve ilerleyen yaşına rağmen hala iyi savunma yapıyor. 40 yaşını bitirdiği Playoff'ta özellikle Rockets serisinde Kawhi Leonard'ın sakatlığı sebebiyle oynayamadığı dönemde yaptıkları ayakta alkışlanır cinstendi. Bu yaşında bile liderlik rolüne soyunabiliyor olması gerçekten etkileyici. Muhtemelen Playoff'taki performansının da etkisiyle emekli olmak yerine oynamaya devam etmeyi tercih etti, iyi de oldu.

28 Eylül 2017 Perşembe

2016-2017 Sezon Sonu Pozisyon Sıralamaları - Kısa Forvetler

1. LeBron James

Takımı: Cleveland Cavaliers
İstatistikleri: 26.4 Sayı, 8.7 Asist, 8.6 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.6 Blok, %54.8 Şut, 4.1 Top Kaybı, 37.8 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA First Team

Geçen sezon tarih yazarak şampiyonluğa uzanan ve Cavaliers'a geri dönerken verdiği Cleveland'a şampiyonluk getirme sözünü tutan LeBron James, Cavaliers'a geldiğinden beri bireysel açıdan en iyi normal sezon performansını gösterdi. Saha içi isabet oranı Heat'teki son iki yılında yakaladığı muazzam seviyeye döndü, üç sayı yüzdesi önceki sezonki tökezleme sonrası tekrar istenen yere geldi, aynı zamanda kariyerinin en yüksek asist ortalamasını tutturdu. 32 yaşında ligin en fazla süre alan oyuncusu olması pek ideal bir durum olmamakla birlikte Playoff performansını negatif yönde etkilemedi. Playoff'taki dominasyonu şampiyonlukla taçlanmasa bile çok çarpıcıydı. Kevin Durant hamlesiyle yenilmez hale gelen Warriors'a karşı bireysel anlamda yapabileceği daha fazla bir şey yoktu, NBA Finalleri'nde %56.4 saha içi isabetiyle 33.6 Sayı, 12.0 Ribaund, 10.0 Asist ortalamaları tutturan bir adama çok fazla bir eleştiri getirmek mümkün olmuyor. İkinci adamı Kyrie Irving'in yazın aniden takasını isteyip Celtics'e gitmesiyle önümüzdeki sezon farklı bir adaptasyon süreci içinde olacak. 2018 yazında takımdan ayrılma ihtimali şimdiden yüksek sesle dile getiriliyor.

2. Kevin Durant

Takımı: Golden State Warriors
İstatistikleri: 25.1 Sayı, 8.3 Ribaund, 4.8 Asist, 1.6 Blok, 1.1 Top Çalma, %53.7 Şut, 2.2 Top Kaybı, 33.4 Dakika
Başarıları: NBA Şampiyonluğu, Finaller MVP'si, All-Star, All-NBA Second Team

Kevin Durant'in Warriors'a imza atma kararı NBA tarihinin en sansasyonel ve en çok eleştirilen hareketlerinden biriydi. Takımını Konferans Finalleri'nde yenip NBA Finalleri'nden eden ekibe katılmasının kabul edilemezliği bir tarafa; Warriors'ın halihazırda çekirdek kadrosuyla şampiyonluğa ulaşmış, 73-9'la tarihin en iyi normal sezonunu geçirmiş ve üst üste ikinci şampiyonluğu son toplarda kaçırmış bir ekip oluşu verdiği kararın rekabetçiliğe bir hakaret olarak yorumlanmasına sebep oldu. Sezon başında Warriors'ın şampiyonluğu garanti görülür haldeydi; nitekim hiç zorlanmadan şampiyonluğa ulaşmayı başardılar. Durant'in NBA Finalleri'nde muazzam bir performans gösterip Finaller MVP'si olması dahi verdiği kararın izlerini silmek için yeterli değildi. Artık Finaller MVP'si ödüllü bir şampiyon, fakat bunun ona "kazanan" unvanını vermek için yeterli olduğu tartışılır. Bu mesele bir tarafa bırakılıp geçirdiği sezona sadece bireysel performans açısından bakılırsa bu sezon savunmada kat ettiği mesafe çok dikkat çekiciydi. Gösterdiği gelişim onu kadroya katmak için savunmasının liderlerinden Andrew Bogut'u feda eden Warriors'ın savunmada düşüş yaşamamasını sağladı, boyu ve uzun kollarından gelen büyük avantajı pota altında caydırıcı bir savunmacı olma adına kullanabildi.

3. Kawhi Leonard

Takımı: San Antonio Spurs
İstatistikleri: 25.5 Sayı, 5.8 Ribaund, 3.8 Asist, 1.8 Top Çalma, 0.7 Blok, %48.5 Şut, 2.1 Top Kaybı, 33.4 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA First Team, All-Defensive First Team

Lige savunma spesiyalisti olarak giren Kawhi Leonard'ın hücumda yıldan yıla süren gelişimi altıncı sezonunda da sürdü. Önce şutunu, sonra sırtı dönük oyununu, sonra da penetre becerisini geliştiren Leonard bu sezon da kendi şutunu yaratma konusunda aşama kaydetti ve ligin durdurulması en zor skorerlerinden biri haline geldi. Takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama konusunda da kendisini geliştiriyor, zaten oyununun eksik kalan ve gelişime açık tek kısmı da bu gibi görünüyor. Normal sezonda savunmada önceki sezonlara oranla daha düşük seviye bir performans gösterdi ama bu hücumda sorumluluğunun iyice artmasıyla doğru orantılı. Playoff'ta her iki alanda da gaza basınca muazzam bir performans gösterdi. Konferans Finali'nin ilk maçında Warriors deplasmanında takımını galibiyete götürürken Zaza Pachulia tarafından sakatlanması ve sezonu kapatması büyük şanssızlık oldu. Warriors'ı nereye kadar zorlayabileceğini görmek keyifli olacaktı.

4. Giannis Antetokounmpo

Takımı: Milwaukee Bucks
İstatistikleri: 22.9 Sayı, 8.8 Ribaund, 5.4 Asist, 1.9 Blok, 1.6 Top Çalma, %52.1 Şut, 2.9 Top Kaybı, 35.6 Dakika
Başarıları: En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu, All-Star, All-NBA Second Team, All-Defensive Second Team

Lige geldiğinden beri her yıl müthiş bir gelişim gösteren ve önceki sezon En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünde oylamayı üçüncü bitiren Giannis Antetokounmpo, önceki sezonun ikinci yarısında sinyallerini verdiği patlamayı yaptı ve harika bir sezon geçirdi. Tekrar Playoff'a taşıdığı Bucks'ın sayı, ribaund, asist, blok ve top çalma alanlarında lideri olurken NBA tarihinde bu istatistiklerin tamamında ligi ilk 20'de bitiren ilk isim oldu. Ne kadar büyük bir yetenekle karşı karşıya olduğumuzu bu bilgi zaten yeterince ortaya koyuyor. En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü bu kez kazanan ve ilk kez All-Star olan Greek Freak'i ligin en iyi 10 oyuncusu arasına yazmamak için hiçbir sebep yok. Bucks'ın başarı durumuna bağlı olarak yakında adı MVP ödülü için de geçecektir.

5. Jimmy Butler

Takımı: Chicago Bulls
İstatistikleri: 23.9 Sayı, 6.2 Ribaund, 5.5 Asist, 1.9 Top Çalma, 0.4 Blok, %45.5 Şut, 2.1 Top Kaybı, 37.0 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA Third Team

Dwyane Wade'in gelişi sebebiyle üç numaraya geçen Jimmy Butler oyununu bir kademe daha yukarıya çekerek kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. Üç sayı yüzdesini %31'den %37'ye yükseltti, daha fazla faul alıp çizgiden daha iyi bir isabet oranıyla oynadı. Önceki sezon öne çıkartmaya başladığı oyun kuruculuk becerisinin de bu sezon oyununun temel unsurlarından biri haline geldiğini gördük. Büyük kimya problemleri yaşayan Bulls takımını All-Star arasından sonraki müthiş performansıyla neredeyse tek başına Playoff'a sokmayı başardı. Sezon boyunca adı sık sık takas söylentilerine karışmıştı; nitekim draft günü Timberwolves'a takas oldu. Eski koçu Tom Thibodeau'nun yönetiminde ligin en heyecan verici genç kadrolarından birine liderlik edecek.

6. Paul George

Takımı: Indiana Pacers
İstatistikleri: 23.7 Sayı, 6.6 Ribaund, 3.3 Asist, 1.6 Top Çalma, 0.4 Blok, %46.1 Şut, 2.9 Top Kaybı, 35.9 Dakika
Başarıları: All-Star

Paul George önceki sezona göre hücumda biraz daha verimli oynamakla birlikte savunmada kariyerinin en zayıf görüntüsünü sergiledi. Kağıt üstünde çok sağlam bir savunma takımı olacak gibi duran Pacers'ın bu alanda vasatı aşamaması doğrudan doğruya George'un efor seviyesinin düşüklüğüyle alakalı. Sezon başında önemli takviyeler yapan ve sezona daha iddialı olma hedefiyle giren Pacers bu hedefi gerçekleştiremeyip yerinde saydı, Playoff'a yine yedinci sıradan girdi ve ilk turda Cavaliers tarafından süpürüldü. George sezon sonunda Pacers'a kontrat yenilemeyeceğini bildirince takım onu Thunder'a takas etti. Aradığı iddialı takımı buldu; seneye Russell Westbrook ve Carmelo Anthony'le beraber ligin yeni Big Three'sini oluşturacak.

7. Gordon Hayward

Takımı: Utah Jazz
İstatistikleri: 21.9 Sayı, 5.4 Ribaund, 3.5 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.3 Blok, %47.1 Şut, 1.9 Top Kaybı, 34.5 Dakika
Başarıları: All-Star

Gordon Hayward beklenen patlamayı yaparak Batı'yı beşinci bitiren ve Playoff'a dönen Jazz'ı hücumda sırtlayan isimdi. Savunmaya dayalı oyunuyla iddialı olan ekibin hücumda kısır kalmaması için Hayward'a büyük iş düşüyordu ve o da sorumluluğa iyi yanıt vererek kariyerinde ilk kez All-Star oldu. Playoff'ta ikinci turu görmeyi de başardılar ama Jazz'ın gelişimi ve geçirdiği iyi sezon Hayward'ı sezon sonunda takımda tutmak için yeterli olmadı. Yazın serbest kalınca kolej kariyerinde koçluğunu yapan Brad Stevens'ın çalıştırdığı Celtics'e imza atmayı tercih ederek Jazz'ı birden sudan çıkmış balığa döndürdü. Kyrie Irving'in de katıldığı Celtics'te Doğu'da Cavaliers'ı deviren takım olma mücadelesi içinde olacak.

8. Carmelo Anthony

Takımı: New York Knicks
İstatistikleri: 22.4 Sayı, 5.9 Ribaund, 2.9 Asist, 0.8 Top Çalma, 0.5 Blok, %43.3 Şut, 2.1 Top Kaybı, 34.3 Dakika
Başarıları: All-Star

Önceki sezon pasörlüğünü biraz olsun öne çıkartmaya çalışan Carmelo Anthony bu sezon pasörlüğü tekrar rafa kaldırıp top dolaşımını yavaşlatan haline geri döndü. Phil Jackson'ın Knicks'in yönetimine gelmesiyle takımın oynamaya başladığı üçgen hücum felsefesiyle yıldızı hiç barışmadı, sisteme uyum sağlayamadı ve devamlı olarak Jackson'ın eleştirilerinin hedefi oldu. Sene boyunca takas edilmesi gündemdeydi fakat sezonu Knicks'le kapattı. Yazın adı daha çok Rockets ve Cavaliers'la anıldıktan sonra Eylül sonunda Thunder'a takas oldu. Birinci opsiyon olmanın hakkını veremiyordu, Thunder'da birden bire üçüncü opsiyon konumuna geliyor. Oyununu duruma adapte ederse ligin en iyi üçüncü opsiyonu olmaya aday.

9. Nicolas Batum

Takımı: Charlotte Hornets
İstatistikleri: 15.1 Sayı, 6.2 Ribaund, 5.9 Asist, 1.1 Top Çalma, 0.4 Blok, %40.3 Şut, 2.5 Top Kaybı, 34.0 Dakika

Hornets'taki ilk sezonunda kariyerini tekrar şaha kaldıran Nicolas Batum bu sezon da performansını korumayı başardı ama takımı aynı başarıyı gösteremeyince Playoff'tan uzak kaldı. Kanatları Michael Kidd-Gilchrist'le paylaşarak çok iyi bir savunma ikilisi oluşturabilecekleri düşünülüyordu fakat işler pek de öyle gelişmedi. Belki hücumda Blazers dönemine göre daha büyük bir rolü olmasının etkisiyle savunma performansı geçmişi aratıyor, oyuna aynı derecede etki etmediğini görüyoruz. Bu sezon asıl pozisyonunda değil iki numarada oynaması da savunmada zorlanmasına sebep olmuş olabilir. Yine de Kemba Walker'ı çok iyi dengelemesi sebebiyle iki numarada oynaması hücumda avantaj.

10. Danilo Gallinari

Takımı: Denver Nuggets
İstatistikleri: 18.2 Sayı, 5.2 Ribaund, 2.1 Asist, 0.6 Top Çalma, 0.2 Blok, %44.7 Şut, 1.3 Top Kaybı, 33.9 Dakika

Danilo Gallinari ligin en iyi hücum takımlarından birinin en skorer oyuncusu ve hücumdaki en değerli ikinci parçası olması açısından övgüyü hak etmekle birlikte savunmasının giderek kötüleşiyor olması da gözden kaçırılmamalı. Kariyerinin büyük bölümünde orta karar/vasat seviyesinde bir savunmacı iken artık etkisi negatife geçmiş durumda. Bunun Nuggets'ın takım halinde kötü bir savunma takımı olmasının etkili olup olmadığını seneye göreceğiz, keza yazın Clippers'a imza attı. Chris Paul sonrası Clippers'ın Playoff seviyesinde kalabilmesi için onun sağlıklı kalması ve iyi performans göstermesi önemli. Bu sezon önceki iki sezondan daha az maç kaçırsa da sağlığına pek güven olmuyor.

11. Otto Porter

Takımı: Washington Wizards
İstatistikleri: 13.4 Sayı, 6.4 Ribaund, 1.5 Asist, 1.5 Top Çalma, 0.5 Blok, %51.6 Şut, 0.6 Top Kaybı, 32.6 Dakika

Otto Porter önceki sezonki gelişimini bu sezon da sürdürdü. Bu gelişimde en büyük faktör üç sayı çizgisinin gerisinden sağladığı başarıydı. Maç başına 4.3 denemede tutturduğu %43 isabet oranıyla ligin en iyi üçlük atan isimlerinden biriydi. Buna oyunu hiç gereksiz zorlamaması, çok az top kaybetmesi ve savunmadaki gayreti de eklenince çok faydalı bir oyuncu haline geliyor. Oyununu bundan sonra nereye götüreceği önemli keza Wizards gelişimine olan güvenini ona yazın yüklü bir kontrat vererek gösterdi. Hücumda daha fazla sorumluluk aldığını ve daha fazla şut denediğini görebiliriz. Denemelerini arttırıp efektifliğini korumayı başarırsa çok iyi bir üçüncü opsiyona dönüşebilir.

12. Andre Iguodala

Takımı: Golden State Warriors
İstatistikleri: 7.6 Sayı, 4.0 Ribaund, 3.4 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.5 Blok, %52.8 Şut, 0.8 Top Kaybı, 26.3 Dakika
Başarıları: NBA Şampiyonluğu

Warriors'ın altıncı adamı olarak üçüncü sezonunu geçiren Andre Iguodala istikrarından ödün vermedi. Ligin en değerli altıncı adamı olduğuna dair pek bir şüphe yok, Warriors'ın dominant kısa beşine girip savunması ve çok yönlülüğüyle oyuna büyük etki etmeyi sürdürüyor. 34 yaşına geldiğinden atletizminin yavaş yavaş erimesi beklenebilir ama kendisine çok iyi bakması ve sık sık dinlenebilmesi sebebiyle kaliteli bir rol oyuncusu olarak muhtemelen daha en az 2-3 yılı var. Şampiyonluğa ulaşan Warriors'ın yazın onu takımda tutabilmesi çok önemliydi nitekim bunu başardılar. Hiçbir önemli parçasını kaybetmediği gibi daha da güçlenen Warriors'ta bir şampiyonluğa daha uzanması kuvvetle muhtemel.

13. Jae Crowder

Takımı: Boston Celtics
İstatistikleri: 13.9 Sayı, 5.8 Ribaund, 2.2 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.3 Blok, %46.3 Şut, 1.1 Top Kaybı, 32.4 Dakika

Jae Crowder şutunda gelişimini sürdürüp bu sezon iyiden iyiye keskin bir şutöre dönüştü, maç başına 5.5 üçlük denemesinde %40 isabet onu elit bir dış şutör yapıyor. Bununla birlikte savunmadaki performansının gerilediğini gördük. 3&D denen oyuncu türüne çok iyi uymakla birlikte iki alandaki performansını birlikte optimize etmekte biraz zorlanıyor gibi. Taraftarın Jazz'ın Boston'a geldiği maçta Gordon Hayward'ı istedikleri yönünde tezahürat yapması aynı pozisyonda oynadığından kendisini rahatsız etmişti, nitekim korktuğu başına geldi ve Hayward takıma katılırken o gözden çıkartıldı. Ama gözden çıkartılmayı hafifletecek bir durum Cavaliers'a gitmiş olması. Tam da Cavaliers'ın aradığı profilde bir oyuncu.

14. Trevor Ariza

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 11.7 Sayı, 5.7 Ribaund, 2.2 Asist, 1.8 Top Çalma, 0.3 Blok, %40.9 Şut, 0.9 Top Kaybı, 34.7 Dakika

Önceki sezon Rockets'ın içi karışıklıklarının yarattığı keşmekeşte performansı düşen Trevor Ariza bu sezon tekrar bilindik haline döndü. Ligin en iyi hücum takımlarından biri olan Rockets'ın savunmada bir felakete dönüşmemesini sağlayan iki-üç isimden birisiydi. Geçen sezon savunmada yaşadığı düşüşten sonra tekrar performansını yükseltebilmesi Rockets adına sevindirici. Dış şut konusunda bekleneni pek veremedi, sistemin bir getirisi olarak bol bol üçlük denemesine karşılık vasat bir isabet oranıyla oynadı. Yine de hücumda takıma zarar veren bir durumda değildi. 2011'de takım arkadaşı olduğu Chris Paul'ün takıma katılması onu da olumlu etkileyebilir.

15. Jabari Parker

Takımı: Milwaukee Bucks
İstatistikleri: 20.1 Sayı, 6.2 Ribaund, 2.8 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.4 Blok, %49.0 Şut, 1.8 Top Kaybı, 33.9 Dakika

Jabari Parker sezona çok iyi bir giriş yaparak patlama sezonunun geldiğinin sinyallerini verdi. Nitekim aynı performansı sezon ortasına kadar da korumayı başardı. Üç sayı çizgisinin gerisinden çok daha verimli oynaması, çok atletik görüntüsüyle kaliteli bir skorere dönüştü. Ancak tüm bu olumlu gidişat büyük bir şanssızlıkla kesildi. Şubat ayında, Khris Middleton'ın uzun vadeli sakatlığından döndüğü maçta ön çapraz bağını kopartarak sezonu kapattı. Çaylak sezonunda da aynı dizindeki ön çapraz bağı kopartan Parker'ın müzmin sakat konumuna gelmesi endişe verici bir ihtimal. Tekrarlayan diz sakatlıklarından tam olarak kurtulmak pek kolay olmuyor.

16. Harrison Barnes

Takımı: Dallas Mavericks
İstatistikleri: 19.2 Sayı, 5.0 Ribaund, 1.5 Asist, 0.8 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.8 Şut, 1.3 Top Kaybı, 35.5 Dakika

Kevin Durant için feda edilen ve Mavericks'ten maksimum kontratı kapan Harrison Barnes'ın o kontratı hak etmediği yönünde fikirler çoğunluktaydı fakat takımdaki ilk sezonunda hiç de azımsanmayacak bir performans gösterdi. Skorerliği dışında oyuna pek bir şey katmasa da sorumluluğu arttığında bu alanda çok kaliteli bir oyuncu olabildiğini ilk sezonunda gösterdi. İddiasız bir takımda oynadığından kendisini geliştirme adına bol bol şansı olacak. Savunmada potansiyeli var, bu potansiyele ulaşması durumunda statüsünü çok yükseltip gerçekten maksimum kontratı hak eden bir oyuncuya dönüşebilir. Kat edilecek çok mesafe var, ama başlangıç ümit verici.

17. Tobias Harris

Takımı: Detroit Pistons
İstatistikleri: 16.1 Sayı, 5.1 Ribaund, 1.7 Asist, 0.7 Top Çalma, 0.5 Blok, %48.1 Şut, 1.2 Top Kaybı, 31.3 Dakika

Pistons skorer Tobias Harris'i bu sezonun önemli bir kısmında altıncı adam olarak kullandı ve iyi verim aldı. Savunmada zorlanması ancak skorerliğiyle etkili olabilmesi sebebiyle bu role uygun görünüyor. Fakat Marcus Morris'in takasla takımdan ayrılması sonrası seneye tekrar ilk beşe dönmesi kuvvetle muhtemel. Ne dört numaraları savunabilecek kadar güçlü, ne de üç numaraları savunabilecek kadar çabuk olması savunmada zayıf kalmasına sebep oluyor. Biraz kilo vererek çabukluğunu arttırmaya çalışmak ya da kaslanarak dört numaraya kesin geçiş yapmak kendisi adına mantıklı olur. Pistons'ın pivot hariç herkesi şutör yapan sisteminde sırıtmıyor ama performansı daha iyi olabilir.

18. Andrew Wiggins

Takımı: Minnesota Timberwolves
İstatistikleri: 23.6 Sayı, 4.0 Ribaund, 2.3 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.4 Blok, %45.2 Şut, 2.3 Top Kaybı, 37.2 Dakika

Andrew Wiggins çok keskin bir skorer haline gelmiş durumda. Çok çabuk hareket ediyor, sırtı dönük oynayabiliyor ve dış şutu da gelişiyor. 21 yaşında 23.6 sayı ortalaması tutturmak kolay bir iş değil. Fakat oyununun diğer alanları halen çok zayıf. 2014'te draftın ilk sırasından seçilirken savunma potansiyeli bunda önemli rol oynamıştı, üçüncü sezonunun sonunda savunmasının bu kadar kötü olması hayal kırıklığı. Wiggins savunmada şu ana kadar vasat olmanın ötesinde direkt olarak takıma zarar veren bir havada. Takıma Jimmy Butler'ı ekleyen Timberwolves'un seneye çok daha iddialı olacak olması savunmada daha fazla efor sarf etmesini sağlayabilir, öyle de olmalı. Daha iyi performans verdiği iki numaraya kesin geçiş yapacak olması bir avantaj.

19. Robert Covington

Takımı: Philadelphia 76ers
İstatistikleri: 12.9 Sayı, 6.5 Ribaund, 1.9 Top Çalma, 1.5 Asist, 1.0 Blok, %39.9 Şut, 2.0 Top Kaybı, 31.6 Dakika

Robert Covington ligin en net 3&D kanat oyuncusu örneklerinden. Ligde üç sayı denemesi/toplam şut denemesi oranı en yüksek oyunculardan biri, neredeyse üç sayı haricinde şut denediğini görmüyoruz. Yüzdesi vasatın altında olduğundan bu özelliği pek övgüyü hak etmiyor ama savunması için aynı şey söylenemez. Ligin en sağlam dış savunmacılarından birine dönüşmüş durumda. Sixers başarısız olduğu için bu özelliği hak ettiği takdiri toplayamasa da izleyenlerin dikkatinden kaçmıyor. Seneye takımın sağlıklı kalması durumunda Playoff yarışına dahil olma şansı var, bu durumda muhtemelen hak ettiği övgüyü alacaktır. Belki bir All-Defensive Team unvanı yakında olabilir.

20. Joe Ingles

Takımı: Utah Jazz
İstatistikleri: 7.1 Sayı, 3.2 Ribaund, 2.7 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.1 Blok, %45.2 Şut, 1.3 Top Kaybı, 24.0 Dakika

Joe Ingles NBA'in en basketbolcu tipi olmayan isimlerinin başında geliyor. Hiç de atletik olmayışı, hatta neredeyse kilolu gibi görünüyor olmasıyla kendisini izlemeyen birisinin faydalı bir oyuncu olabileceğini düşünme ihtimali çok zayıf. Fakat keskin şutu ve kıvrak basketbol zekasıyla Ingles bu sezon faydalı bir rol oyuncusu olmayı başardı. %44'lük isabet oranıyla ligin en iyi dış şutörlerinden olduğu için hücumdaki etkisi büyük, savunmada da atletizm eksikliğine rağmen akıllı oynayarak rakiplerine sıkıntı yaratmayı başarıyor. Oyunu istatistiklerinin önüne geçen isimlerden.