29 Eylül 2017 Cuma

2016-2017 Sezon Sonu Pozisyon Sıralamaları - Şutör Gardlar

1. James Harden

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 29.1 Sayı, 11.2 Asist, 8.1 Ribaund, 1.5 Top Çalma, 0.5 Blok, %44.0 Şut, 5.7 Top Kaybı, 36.4 Dakika
Başarıları: All-Star, All-NBA First Team, Asist Kralı

Önceki sezon takım içi kimya problemleri, savunmada hiç çaba sarf etmemesi ve Rockets'ın büyük düşüş yaşaması sebebiyle imajına büyük darbe alan James Harden için bu sezon yeniden ayağa kalkma amacını beraberinde getiriyordu, nitekim bunu muhteşem bir sezon geçirerek yaptı. Mike D'Antoni'nin takımın başına geçmesiyle baştan aşağı yenilenen Rockets hücumunda oyun kurucu pozisyonuna geçiş yaptı ve ligin en patlayıcı hücumlarından birinin merkezi oldu. Harden'ın oyun kurma becerileri her zaman ön plandaydı ama bu sezon bu alanda ligin belki de en iyi oyuncusu olmayı başardı ve asist krallığına ulaştı. Bunu skor üretiminde hiçbir düşüş yaşamadan, hatta daha da iyiye giderek yapabilmiş olması çok etkileyici. Sezon boyunca MVP yarışında Russell Westbrook'la kafa kafaya gitti, sezon sonunda kendisi ufak bir düşüş yaşarken Westbrook gaza basmasa belki de MVP olmayı başaracaktı. Kariyerinde ikinci kez MVP ödülünü kıl payı kaçırmış olması önümüzdeki yıl için kendisini kamçılıyor olsa gerek.

2. Klay Thompson

Takımı: Golden State Warriors
İstatistikleri: 22.3 Sayı, 3.7 Ribaund, 2.1 Asist, 0.8 Top Çalma, 0.5 Blok, %46.8 Şut, 1.6 Top Kaybı, 34.0 Dakika
Başarıları: All-Star

Kevin Durant'in takıma katılışıyla Klay Thompson'ın hücumdaki rolünün biraz küçüleceğine dair düşünceler vardı fakat durum hiç de böyle olmadı. Rolünü korumakla kalmayıp maç başına önceki sezona göre biraz daha fazla şut deneyip az farkla da olsa daha yüksek bir sayı ortalaması tutturdu. Takım arkadaşı Stephen Curry haricinde ligin en iyi şutörü konumunda ve üç sayı rekorlarında Curry olmasa muhtemelen onun adını görüyor olacaktık. Playoff performansının zayıf kalması onun adına sezonun eksisi oldu. Önceki sene Playoff'ta Final serisi haricinde çok iyi bir performans göstermişti, bu kez ritim bulmakta çok zorlandı ve silik bir oyun sergiledi. Yine de Final serisinde Kyrie Irving'e yaptığı savunma zaman zaman maçın seyrini değiştiren bir faktördü. 

3. DeMar DeRozan

Takımı: Toronto Raptors
İstatistikleri: 27.3 Sayı, 5.2 Ribaund, 3.9 Asist, 1.1 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.7 Şut, 2.4 Top Kaybı, 35.4 Dakika
Başarıları: All-Star

DeMar DeRozan sezona adeta alev alarak girdi. Sezonun ilk 12 maçının 10'unda 30 sayı barajını aşan DeRozan hatırı sayılır bir süre sayı krallığının zirvesindeydi. Performansı aynı seviyede kalmadı fakat yine de kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. Neredeyse hiç üçlük sokmayan bir skorer oluşu onu günümüz NBA'inde ilginç bir statüye sokuyor. Ama orta mesafe skorerliği konusunda ligde kendisiyle aşık atabilecek çok fazla isim yok. Zaman zaman Kobe Bryant'tan esintiler sunduğunu görüyoruz. Fakat istikrarı halen gerçek bir yıldızdan beklenecek seviyede değil, ritim bulamadığında takıma zarar veren bir oyuncu olma özelliğini sürdürüyor. Bu sene Playoff'ta önceki senelere göre daha iyi olmakla birlikte yine oyuna beklenen ağırlığı koyamadı.

4. Bradley Beal

Takımı: Washington Wizards
İstatistikleri: 23.1 Sayı, 3.5 Asist, 3.1 Ribaund, 1.1 Top Çalma, 0.3 Blok, %48.2 Şut, 2.0 Top Kaybı, 34.9 Dakika

Bradley Beal kendisinden yıllardır beklenen patlamayı sonunda yaptı. Bunda uzun süre sonra ilk kez sağlıklı kalabilmesinin de kuşkusuz önemli rolü var keza bu sezonki performansının sinyallerini 2015 Playoff'unda zaten vermiş ancak takip eden sezonda sakatlıklar yakasını bırakmamıştı. Sayı ortalaması 17.4'ten 23.1'e fırladı ve efektifliği de çok büyük bir sıçrama yaşadı. Takım arkadaşları Otto Porter ve John Wall gibi onun da kariyer sezonunu yaşaması önceki sezon sürpriz şekilde Playoff'un dışında kalan Wizards'ın çok sağlam bir geri dönüş yapıp Doğu'da üçüncü sırayı almasında başrolü oynadı. Doğu'nun birçok All-Star'ını Batı'ya kaptırması sebebiyle seneye kendisine bir All-Star şansı doğabilir.

5. C.J. McCollum

Takımı: Portland Trail Blazers
İstatistikleri: 23.0 Sayı, 3.6 Ribaund, 3.6 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.5 Blok, %48.0 Şut, 2.2 Top Kaybı, 35.0 Dakika

Önceki sezon En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü kazanan C.J. McCollum bu sezon performansını biraz daha arttırmayı başardı. Savunmadaki zayıflığı sürdü, asist miktarı da biraz azaldı fakat şut verimliliğinde net bir yükseliş yaşamış olması dikkat çekici. 50-40-90 kulübüne girmenin eşiğinden döndü, ligin en iyi yüzdeyle serbest atış kullanan oyuncusu olup %42 gibi elit bir yüzdeyle üçlük attı. Oyun stili çok şuta dayalı olduğu için saha içinden %50 isabete ulaşması zor, ama bu sezon hayli yaklaştığından seneye 50-40-90 kulübüne girme ihtimali olabilir. Blazers geçen sezon Playoff'a son anda girdi, daha da güçlenen ve rekabetin kızıştığı Batı'da Playoff potasında olmaları için McCollum'un oyununu bir üst seviyeye çıkartması gerekebilir.

6. Khris Middleton

Takımı: Milwaukee Bucks
İstatistikleri: 14.7 Sayı, 4.2 Ribaund, 3.4 Asist, 1.4 Top Çalma, 0.2 Blok, %45.0 Şut, 2.2 Top Kaybı, 30.7 Dakika

Sezon öncesinde hamstring'ini kopartan Khris Middleton'ın dönüşü Şubat ayını buldu. Dönüş yaptığı maç Jabari Parker'ın ön çapraz bağını kopartıp sezonu kapatmasının şanssızlığı bir tarafa, Middleton oynadığı sürece önceki sezonki performansını yakalamasını sağlayacak ritmi bulamadı. Sezon ilerledikçe açılmasına ve üç sayı çizgisinin gerisinden hatırı sayılır bir isabet oranı yakalamasına karşın kendisini tam olarak rahat hissetmediği aşikardı, oyuna ağırlığını koymakta zorlandığını gördük. Nitekim Playoff'ta da bekleneni veremedi. Belki de %100'ünü bulmuş bir Middleton'la Bucks ilk turda Raptors'ı geçmeyi başarabilirdi. Seneye performansını önceki yıla geri döndürmesi takım için önemli, özellikle de Jabari Parker'ın yokluğu sebebiyle.

7. Victor Oladipo

Takımı: Oklahoma City Thunder
İstatistikleri: 15.9 Sayı, 4.3 Ribaund, 2.6 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.3 Blok, %44.2 Şut, 1.8 Top Kaybı, 33.2 Dakika

Draft gecesi Thunder'a takas olan Victor Oladipo enfes bir sezon geçiren Russell Westbrook'un backcourt partneri olarak iyi bir sezon geçirdi ama takımın beklediği ikinci opsiyon performansını sergileyemedi. Birkaç yıldır bir patlama yapması bekleniyor ama dördüncü yılının sonunda artık bundan öteye çıkacak potansiyelini olmadığını söylemek mümkün gibi. Aslında oyununa bakınca daha etkili olması gereken bir oyuncu izlenimi veriyor. Şut sokabiliyor ama istikrarsız, oyun kurabiliyor ama nadiren bu rolü üstleniyor, savunma potansiyeli yüksek ama her zaman bu yöne konsantre olamıyor. Paul George takasının bir parçası olarak gittiği Pacers'ta kendini bulmaya çalışacak, kolejde Indiana forması giymişti.

8. Danny Green

Takımı: San Antonio Spurs
İstatistikleri: 7.3 Sayı, 3.3 Ribaund, 1.8 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.8 Blok, %39.2 Şut, 1.1 Top Kaybı, 26.6 Dakika

Önceki sezon garip şekilde korkunç bir şut performansı sergileyen Danny Green bu sezon kendine geldi. Üç sayı yüzdesi yine alışılageldik seviyede değildi, bir kez daha %40'ın altında kaldı, ama en azından önceki sezon gibi %33'te kalmayıp %38 gibi saygı duyulabilecek bir oranla attı. Oyununun asıl takdir edilecek yönü yine savunmasıydı, önceki yıl kendisini ligin en iyi dış savunmacılarından biri olarak ispat eden Green bu sene de performansını sürdürdü ve sonunda performansı hak ettiği övgüyü de aldı ve All-Defensive Team'e seçildi. Aslında Second Team yerine First Team'de olması gerekirdi ama geçen sene gibi haksız şekilde hiçbir takıma seçilmemesinden iyidir. Kawhi Leonard'la oluşturduğu partnerlik rakipler için çok bunaltıcı.

9. Gary Harris

Takımı: Denver Nuggets
İstatistikleri: 14.9 Sayı, 3.1 Ribaund, 2.9 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.1 Blok, %50.2 Şut, 1.3 Top Kaybı, 31.3 Dakika

Gary Harris önceki sezon ligin en çok gelişme kaydeden oyuncularından biri olmuş ve Nuggets'ta ilk beşteki yerini sağlama almıştı. Bu sezonki performansından sonra sadece yerini sağlama almakla kalmayıp takımın gelecek planlarının önemli bir parçası haline geldiği söylenebilir. Üç sayı yüzdesinin %35'ten %42'ye fırlaması Harris'i hücumda çok değerli bir parça haline getirdi. Kendi şutunu yaratma becerisini de zaman zaman gösteriyor, önümüzdeki sezon daha fazla sorumluluk aldığını görebiliriz. Bir iki numara olarak saha içinden %50 isabetle oynamak azımsanacak bir iş değil, verimliliği gerçekten göz alıcı. Savunması şimdilik hayli zayıf ama gelişime açık. Çabuk hareket ediyor olması bu açıdan bir avantaj.

10. Eric Gordon

Takımı: Houston Rockets
İstatistikleri: 16.2 Sayı, 2.7 Ribaund, 2.5 Asist, 0.6 Top Çalma, 0.5 Blok, %40.6 Şut, 1.6 Top Kaybı, 31.0 Dakika
Başarıları: Yılın Altıncı Adamı

Pelicans macerasını sakatlık belasıyla geçen zayıf bir yılla kapatan Eric Gordon Rockets'ın altıncı adamı olarak adeta yeniden doğdu. Özellikle ligin ilk yarısındaki şut ve skor performansı takımın başarısında çok büyük rol oynadı. Muazzam üç sayı yüzdesi zaman geçtikçe inişe geçse de hücumda takıma getirdiği pozitif etki yadsınamaz. Takımda James Harden'ın üzerindeki hücum yaratma yükünü az da olsa hafifletebilen yegane isimdi. Savunması zayıf olsa da takıma zarar veren bir yapıda değildi. Sakatlıklar Gordon'ı potansiyeline ulaşmaktan alıkoysa da skorerliğiyle faydalı bir oyuncu olmayı sürdürüyor. Altıncı adam rolü ona cuk oturmuş durumda.

11. Avery Bradley

Takımı: Boston Celtics
İstatistikleri: 16.3 Sayı, 6.1 Ribaund, 2.2 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %46.3 Şut, 1.6 Top Kaybı, 33.4 Dakika

Sakatlıklar sebebiyle 27 maç kaçırması sezonunun değerini düşürse de Avery Bradley sağlıklı olduğu dönemlerde kariyerinin en iyi basketbolunu oynadı. Şutunun keskinliğinin yanı sıra ribauntlardaki etkisi dikkat çekiciydi. Kariyerinde daha önce en yüksek ribaund ortalaması 3.8 iken bu sezon 6.1 gibi kendi boyunda bir isim için hatırı sayılır bir ortalama tutturdu, Celtics'in ribaund sorununu hafifletme konusunu kendisine görev bildiği aşikar. Playoff'ta da performansı sağlamdı, Cavaliers'a karşı kaybedilen Konferans Finali'nde takımın en etkili ismiydi. Fakat tüm bunlar sezon sonunda gözden çıkartılmasını engellemedi. Gordon Hayward'ı kadrosuna katabilmek için maaş boşluğu yaratması gereken Celtics onu takasla Pistons'a yolladı.

12. Dwyane Wade

Takımı: Chicago Bulls
İstatistikleri: 18.3 Sayı, 4.3 Ribaund, 3.8 Asist, 1.4 Top Çalma, 0.7 Blok, %43.4 Şut, 2.3 Top Kaybı, 29.9 Dakika

Sürpriz bir kararla sembolü olduğu Heat'ten ayrılıp memleketinin takımı Bulls'la anlaşan Dwyane Wade yeni takımında skorer kimliğini korumakla birlikte mücadele gücü olarak yerlerdeydi. Sık sık savunmaya koşmaya tenezzül dahi etmediğini gördük ki bu onun kariyerinde bir oyuncuya hiç yakışmıyor. Bulls'un backcourt'unda hiçbir kimya olmaması kuşkusuz onu da etkiledi. Takımın sezon sonunda onun sakat olduğu dönemde performansını arttırması soru işaretleri oluşturuyor. Hücumdaki silahları sebebiyle hala durdurulması güç bir oyuncu ve değerli bir isim fakat eğer efor seviyesi bu sezonki gibi sürecekse statüsü hızla düşüşe geçer. Seneye yakın arkadaşı LeBron James'in yanında, Cavaliers'ta forma giyecek.

13. Zach LaVine

Takımı: Minnesota Timberwolves
İstatistikleri: 18.9 Sayı, 3.4 Ribaund, 3.0 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %45.9 Şut, 1.8 Top Kaybı, 37.2 Dakika

Zach LaVine bu sezon kesin olarak ilk beşe yerleşip hücumda daha fazla sorumluluk aldı ve sağlam bir skorerlik performansı sergiledi. Ancak Şubat ayının başında ön çapraz bağını kopartmasıyla sezonu kısa kesildi. Oyunu atletizme dayalı olduğu için bu sakatlıktan nasıl bir dönüş yapacağı soru işareti. Timberwolves onu Jimmy Butler takasında Bulls'a gönderdi, dönüş yaptığında zayıf Bulls kadrosundaki en değerli parça olacak ve birinci opsiyon konumuna gelecek. Eğer gelişimi devam ederse ligin en iyi skorerlerinden birine dönüşme şansı var. Ancak oyununun diğer yönlerde çok zayıf oluşu ciddi bir sorun. Ligin savunması en zayıf ilk beş oyuncularından bir tanesi.

14. Devin Booker

Takımı: Phoenix Suns
İstatistikleri: 22.1 Sayı, 3.4 Asist, 3.2 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.3 Blok, %42.3 Şut, 3.1 Top Kaybı, 35.0 Dakika

Çaylak sezonunun sonunda Suns'ın tamamen teslim bayrağını çekmesiyle daha fazla sorumluluk alan ve büyük bir skorerlik potansiyeli gösteren Devin Booker bu sezon o potansiyeli sezon geneline yayabildiğini kanıtladı. Keskin bir dış şutör olması beklentisiyle girdiği ligde aslında o kadar da ahım şahım bir üçlük yüzdesi olmamasına karşın bu yaşta böyle sağlam bir skorere dönüşmesi etkileyici. Potaya gitme ve kendine şut yaratma becerileri yaşına göre gelişmiş. 20 yaşında bir maçta 70 sayı atmak inanılmaz bir iş. Aynı övgü dolu ifadeleri savunması için söylemek ise mümkün değil; ilk beş çıkan iki numaralar içerisinde en kötü savunmacı olduğu rahatlıkla iddia edilebilir, doğrudan takıma zarar veren tipte. Savunması hücumda yaptıklarını nötrlerse yaptıklarının çok bir anlamı kalmıyor.

15. J.J. Redick

Takımı: Los Angeles Clippers
İstatistikleri: 15.0 Sayı, 2.2 Ribaund, 1.4 Asist, 0.7 Top Çalma, 0.2 Blok, %44.5 Şut, 1.3 Top Kaybı, 28.2 Dakika

J.J. Redick normal sezonda önceki iki sezonda tutturduğu şut verimliliğini tutturamasa da yine bilindiği gibiydi, çıktı, şutlarını soktu ve Clippers hücumunun akıcılığında önemli pay sahibi oldu. Fakat Playoff performansı çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Daha önce de Playoff savunmalarına karşı şut yüzdelerinin düştüğüne şahit olmuştuk, fakat bu seneki performansı onun da ötesine geçti. Takımının yedi maçta kaybettiği Jazz serisinde o kadar silik olmasaydı takımı muhtemelen üst turu görecekti. Yazın Chris Paul'le birlikte o da takımdan ayrıldı ve bir yıllık olsa da yüklü bir kontratla genç Sixers takımının yolunu tuttu. Kendisi dışında tamamen gençlerden oluşan bir ekipte forma giyecek, eğer takım sağlıklı kalırsa şutörlüğü yine değerli olacak.

16. Kentavious Caldwell-Pope

Takımı: Detroit Pistons
İstatistikleri: 13.8 Sayı, 3.3 Ribaund, 2.5 Asist, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %39.9 Şut, 1.1 Top Kaybı, 33.3 Dakika

Hemen herkesin ya gerilediği ya da yerinde saydığı Pistons'ta Kentavious Caldwell-Pope da gelişiminde durma yaşadı. Daha iyi şut atması ümit verici olsa da genel anlamda verimliliğini daha ileriye taşımayı başaramadı. Sıkı bir savunmacı olmayı sürdürüyor ama hücumda verimliliği artmadığı sürece potansiyeline ulaşmaktan uzak kalacak. Belki de gelişiminin beklenen şekilde olmaması sebebiyle Pistons ona istediği kontratı vermedi ve takımdan ayrılmasına sessiz kaldı. Tek senelik bir kontratla imza attığı Lakers'ta ne yapacağı merak konusu. Tercihinde daha fazla sorumluluk almak istemesi etkili olmuş olabilir, ama hakkını verebilecek mi?

17. Evan Fournier

Takımı: Orlando Magic
İstatistikleri: 17.2 Sayı, 3.1 Ribaund, 3.0 Asist, 1.0 Top Çalma, 0.1 Blok, %43.9 Şut, 2.1 Top Kaybı, 32.9 Dakika

Magic yeni koçu ve yeni oyuncularıyla beklenen atılımı yapamazken yerinde sayan genç isimlerden biri de Evan Fournier idi. Potaya gitme ve faul alma konusunda daha iyi iş çıkartmakla birlikte şut ritmini bulamadı. Önceki sezon %40'la elit bir seviyede üçlük attıktan sonra bu sezon vasat bir seviyeye inmesi oyununa hatırı sayılır bir darbe indirdi. Savunmasının çok zayıf olması da cabası. Her şeye rağmen yeniden yapılanma içine giren Magic'te elde avuçta olan tek skorer konumunda. Seneye sorumluluğunun daha da artmasıyla çok daha fazla şut denediğini görebiliriz, verimliliğinin hangi seviyede olacağı merak konusu. Eğer potansiyeli daha yukarıdaysa bunu ispatlamanın zamanı.

18. Dion Waiters

Takımı: Miami Heat
İstatistikleri: 15.8 Sayı, 4.3 Asist, 3.3 Ribaund, 0.9 Top Çalma, 0.4 Blok, %42.4 Şut, 2.2 Top Kaybı, 30.1 Dakika

Dion Waiters sezonun en büyük sürprizlerindendi. Kariyerinin ilk dört yılında takım oyunu oynamayı bilmeyen problemli bir karakter görüntüsü çizen ve değeri ancak minimum kontrat teklifleri alabilecek seviyeye düşen Waiters, Heat'te adeta yeniden doğdu. Sezona takımın geneli gibi o da zayıf bir başlangıç yaptı ama onun performansı yükseldiği anda Heat çok büyük bir çıkış yaptı ve onun da liderlik rolü üstlendiği uzun bir galibiyet serisi yaptı. Mart ortasında sakatlanmasaydı yüksek ihtimalle Playoff'u görecekti. Yarım sezonluk performansına ne kadar güven olur bilinmez, sonuçta Dion Waiters'tan bahsediyoruz. Ama Heat ona güvendi ve sağlam bir kontrat verdi.

19. Tyreke Evans

Takımı: Sacramento Kings
İstatistikleri: 10.3 Sayı, 3.4 Ribaund, 3.1 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.2 Blok, %40.5 Şut, 1.5 Top Kaybı, 19.7 Dakika

Sakatlıklar Tyreke Evans'ın başına bela olmuş durumda. Geçen sezon sadece 25 maçta forma giyebilen Evans bu sezon da sakatlıklarla uğraştı. Evans Aralık ayının ortasına kadar forma giyemedikten sonra döndüğünde ritim bulmakta zorlandı ve takas döneminin sonuna doğru DeMarcus Cousins takasının bir parçası olarak eski takımı Kings'e döndü. Kings'te geçen süre onun için bir rehabilitasyon süreci gibiydi, oyunu zamanla açılmaya başladı ama tam olarak ritim bulamadan sezon sona erdi. Seneye Grizzlies'te yeniden kendisini bulmaya çalışacak.

20. Manu Ginobili

Takımı: San Antonio Spurs
İstatistikleri: 7.5 Sayı, 2.7 Asist, 2.3 Ribaund, 1.2 Top Çalma, 0.2 Blok, %39.0 Şut, 1.4 Top Kaybı, 18.7 Dakika

Manu Ginobili'nin maç başına dakikaları artık 20'nin de altında, bu da kuşkusuz oyuna olan etkisini belli oranda düşürüyor. Ama oyunda olduğunda oyun aklıyla sürekli iyi işler yapmayı sürdürüyor. Skorerliği ve oyun kuruculuğu artık oyun üstünde hakimiyet kuramasa da şutörlüğü yerli yerinde ve ilerleyen yaşına rağmen hala iyi savunma yapıyor. 40 yaşını bitirdiği Playoff'ta özellikle Rockets serisinde Kawhi Leonard'ın sakatlığı sebebiyle oynayamadığı dönemde yaptıkları ayakta alkışlanır cinstendi. Bu yaşında bile liderlik rolüne soyunabiliyor olması gerçekten etkileyici. Muhtemelen Playoff'taki performansının da etkisiyle emekli olmak yerine oynamaya devam etmeyi tercih etti, iyi de oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder