31 Aralık 2018 Pazartesi

Ay Sonu İstatistik Raporu: II.

OYUNCU İSTATİSTİKLERİ

Sayı

1. James Harden: 33.3
2. Stephen Curry: 28.7
3. Kevin Durant: 28.5
4. Anthony Davis: 27.7
5. LeBron James: 27.3
6. Damian Lillard: 26.8
7. Kawhi Leonard: 26.7
8. Giannis Antetokounmpo: 26.6
9. Joel Embiid: 29.5
10. Paul George: 26.4

Ribaund

1. Andre Drummond: 15.3
2. DeAndre Jordan: 14.2
3. Joel Embiid: 13.3
4. Hassan Whiteside: 12.8
5. Giannis Antetokounmpo: 12.8
6. Anthony Davis: 12.6
7. Clint Capela: 12.5
8. Rudy Gobert: 12.5
9. Karl-Anthony Towns: 12.1
10. Nikola Vucevic: 11.9

Asist

1. Russell Westbrook: 10.1
2. Kyle Lowry: 9.8
3. John Wall: 8.7
4. Jrue Holiday: 8.7
5. James Harden: 8.4
6. Chris Paul: 8.0
7. Ben Simmons: 7.9
8. De'Aaron Fox: 7.7
9. Nikola Jokic: 7.4
10. Trae Young: 7.4

Blok

1. Myles Turner: 2.9
2. Hassan Whiteside: 2.6
3. Anthony Davis: 2.6
4. JaVale McGee: 2.5
5. Rudy Gobert: 2.1
6. Clint Capela: 1.9
7. Karl-Anthony Towns: 1.9
8. Andre Drummond: 1.9
9. Brook Lopez: 1.9
10. Joel Embiid: 1.9

Top Çalma

1. Russell Westbrook: 2.8
2. Paul George: 2.2
3. Robert Covington: 2.1
4. Jimmy Butler: 2.1
5. James Harden: 2.1
6. Chris Paul: 2.1
7. Marcus Smart: 1.9
8. Justin Holiday: 1.8
9. Victor Oladipo: 1.8
10. Kent Bazemore: 1.7

Şut Yüzdesi

1. Rudy Gobert: %65.5
2. DeAndre Jordan: %63.9
3. Clint Capela: %63.6
4. Montrezl Harrell: %63.6
5. Domantas Sabonis: %62.6

Üç Sayı Yüzdesi

1. Seth Curry: %50.0
2. Davis Bertans: %48.9
3. Joe Harris: %48.3
4. Danilo Gallinari: %46.4
5. Derrick Rose: %46.2

Serbest Atış Yüzdesi

1. Malcolm Brogdon: %98.3
2. Danilo Gallinari: %92.3
3. Lou Williams: %91.8
4. Stephen Curry: %91.5
5. Kevin Durant: %91.2

TS

1. DeAndre Jordan: %67.5
2. Rudy Gobert: %67.0
3. Domantas Sabonis: %66.7
4. Stephen Curry: %65.8
5. Joe Harris: %65.8

PER

1. Anthony Davis: 30.1
2. Giannis Antetokounmpo: 29.0
3. James Harden: 28.9
4. LeBron James: 26.5
5. Stephen Curry: 26.1

WS

1. Anthony Davis: 6.4
2. Rudy Gobert: 6.1
3. Giannis Antetokounmpo: 6.0
4. James Harden: 5.9
5. Kevin Durant: 5.9

OWS

1. James Harden: 4.6
2. Anthony Davis: 4.5
3. Damian Lillard: 4.4
4. Kevin Durant: 4.4
5. Clint Capela: 4.0

DWS

1. Paul George: 2.7
2. Giannis Antetokounmpo: 2.6
3. Russell Westbrook: 2.5
4. Rudy Gobert: 2.4
5. Andre Drummond: 2.4

BPM

1. James Harden: 10.6
2. Giannis Antetokounmpo: 9.8
3. Anthony Davis: 8.9
4. Nikola Jokic: 8.7
5. LeBron James: 7.6

OBPM

1. James Harden: 10.3
2. Stephen Curry: 8.5
3. Kyrie Irving: 6.7
4. Damian Lillard: 6.7
5. Kemba Walker: 6.1

DBPM

1. Giannis Antetokounmpo: 5.2
2. Russell Westbrook: 5.2
3. Myles Turner: 5.1
4. Rudy Gobert: 4.9
5. Mason Plumlee: 4.4

RPM

1. James Harden: 7.56
2. Anthony Davis: 7.04
3. Paul George: 6.86
4. Nikola Jokic: 6.52
5. Kyrie Irving: 6.37

ORPM

1. James Harden: 7.67
2. Kyrie Irving: 5.33
3. Damian Lillard: 5.13
4. Stephen Curry: 4.77
5. Kemba Walker: 4.63

DRPM

1. DeAndre Jordan: 3.83
2. Hassan Whiteside: 3.77
3. Rudy Gobert: 3.76
4. Draymond Green: 3.49
5. Myles Turner: 3.39

-----

En İyi Bireysel Performanslar

1. Kemba Walker, Hornets vs. Sixers, 17.11.18

60 Sayı, 7 Ribaund, 4 Asist, 4 Top Çalma, 0 Blok, 21/34 Şut, 9 Top Kaybı, 45 Dakika

2. Anthony Davis, Pelicans vs. Mavericks, 28.12.18

48 Sayı, 17 Ribaund, 4 Asist, 2 Blok, 2 Top Çalma, 20/32 Şut, 1 Top Kaybı, 43 Dakika

3. James Harden, Rockets vs. Lakers, 13.12.18

50 Sayı, 11 Asist, 10 Ribaund, 2 Top Çalma, 0 Blok, 14/26 Şut, 6 Top Kaybı, 35 Dakika

4. LeBron James, Lakers vs. Blazers, 14.11.18

44 Sayı, 10 Ribaund, 9 Asist, 3 Blok, 1 Top Çalma, 13/19 Şut, 4 Top Kaybı, 36 Dakika

5. Kevin Durant, Warriors vs. Raptors, 29.11.18

51 Sayı, 11 Ribaund, 6 Asist, 0 Blok, 0 Top Çalma, 18/31 Şut, 1 Top Kaybı, 43 Dakika

-----

TAKIM İSTATİSTİKLERİ

Sayı

1. Milwaukee Bucks: 116.9
2. New Orleans Pelicans: 116.2
3. Los Angeles Clippers: 115.9
4. Golden State Warriors: 115.8
5. Sacramento Kings: 115.2

Ribaund

1. Milwaukee Bucks: 49.9
2. Oklahoma City Thunder: 48.4
3. Portland Trail Blazers: 48.3
4. Miami Heat: 47.6
5. Philadelphia 76ers: 47.4

Asist

1. Golden State Warriors: 27.9
2. Denver Nuggets: 27.0
3. New Orleans Pelicans: 26.9
4. Philadelphia 76ers: 26.7
5. Milwaukee Bucks: 26.1

Şut Yüzdesi

1. Golden State Warriors: %48.2
2. Indiana Pacers: %48.0
3. Los Angeles Lakers: %47.9
4. San Antonio Spurs: %47.6
5. New Orleans Pelicans: %47.5

Üç Sayı Yüzdesi

1. San Antonio Spurs: %39.7
2. Los Angeles Clippers: %38.7
3. Sacramento Kings: %38.4
4. Golden State Warriors: %38.1
5. Indiana Pacers: %37.3

Serbest Atış Yüzdesi

1. San Antonio Spurs: %82.3
2. Golden State Warriors: %82.1
3. Portland Trail Blazers: %81.2
4. Los Angeles Clippers: %80.9
5. Toronto Raptors: %80.8

Rakip Sayı

1. Indiana Pacers: 101.1
2. Memphis Grizzlies: 102.3
3. Denver Nuggets: 104.7
4. Utah Jazz: 105.6
5. Oklahoma City Thunder: 105.6

ORtg

1. Golden State Warriors: 114.4
2. Houston Rockets: 113.9
3. Milwaukee Bucks: 113.5
4. New Orleans Pelicans: 113.5
5. Los Angeles Clippers: 113.4

DRtg

1. Oklahoma City Thunder: 102.8
2. Indiana Pacers: 103.3
3. Milwaukee Bucks: 104.8
4. Boston Celtics: 106.0
5. Utah Jazz: 106.1

Çaylak Raporu: II.

1. Luka Doncic

Dallas Mavericks (17-19)
19.6 Sayı, 6.5 Ribaund, 5.0 Asist, 1.1 Top Çalma, 0.3 Blok, %43.6 Şut, 3.5 Top Kaybı, 32.2 Dakika

Luka Doncic'in yaşının çok ötesindeki yetenek seviyesi, basketbol zekası ve tecrübesi sebebiyle NBA'e uyum sağlamakta zorlanmayacağını düşünenlerin sayısı az değildi fakat bu kadar kısa sürede bu kadar etkili bir oyuncuya dönüşmesini sanırım kendisi de dahil olmak üzere kimse beklemiyordu. Doncic Aralık ayında 21.1 Sayı, 6.4 Ribaund, 6.1 Asist ortalamalarıyla oynayarak performansını bir kademe daha yukarı çıkarttı. Mavericks'in takım olarak form grafiği düşse de kaybedilen maçların çoğunda Doncic takımda ayakta kalabilen isimlerin başında geliyordu. Skorerliği ve pasörlüğünün yanı sıra kritik anlardaki yüksek şut isabet oranı da çok dikkat çekici. Adı ciddi ciddi All-Star için geçiyor ama Mavericks'in kötü performansı bu konuda işini zorlaştırabilir. Bir sakatlık olmadıkça Yılın Çaylağı yarışını şimdiden bitirdiğini söylemek mümkün.

2. Deandre Ayton

Phoenix Suns (9-29)
17.0 Sayı, 10.9 Asist, 2.2 Asist, 0.9 Blok, 0.7 Top Çalma, %60.5 Şut, 1.8 Top Kaybı, 31.3 Dakika

Deandre Ayton istikrarlı performansını Aralık ayında da sürdürdü. Bitirici olarak hünerlerini sergilemeye devam ediyor, 20 yaşında çaylak bir pivot olarak %60.5 isabet oranıyla 17.0 sayı ortalaması tutturmak kolay bir iş değil. Fakat oyununun diğer yönlerindeki eksikler sebebiyle şimdilik etkisinin çok büyük olduğunu söylemek mümkün değil. Suns gibi zayıf ve sahada ne yaptığını biliyormuş gibi görünmeyen bir takımda oynamak kolay değil ama Ayton'ın kendisinin de savunmada ne yaptığını biliyormuş gibi göründüğünü söylemek zor. Yine de bu alanda performansının sezonun ilk bölümüne göre biraz daha iyileştiği söylenebilir. Suns'ın genç çekirdeğinin gelecekte iddialı bir takıma dönüşebilmesi için onun savunmada gerçekten fark yaratan bir lidere dönüşmesi gerekiyor.

3. Jaren Jackson Jr.

Memphis Grizzlies (18-18)
12.9 Sayı, 4.6 Ribaund, 1.7 Blok, 1.2 Asist, 0.9 Top Çalma, %51.0 Şut, 1.6 Top Kaybı, 25.1 Dakika

Jaren Jackson Jr. Aralık ayında Kasım ayına göre silik bir performans sergiledi. Önceki ay çaylak olmasına rağmen ligin en iyi çember savunucuları arasına girmeyi başarmıştı, bu ay ise aynı etkiyi gösteremedi. Hücumda da 27 sayılık Lakers performansı hariç zayıf bir ay oldu, bunda üç sayı yüzdesinin %42'den %29'a inmesi kuşkusuz başrolü oynuyor. Onun düşüşünün Grizzlies'in de düşüş yaşamasına sebep olduğunu belirtmekte fayda var, Marc Gasol-Mike Conley ikilisinin en büyük destekçisi konumunda olduğu için istikrarlı olması takım için büyük önem taşıyor. Kuşkusuz 19 yaşında bir çaylak için ağır bir yük. JJJ'in şu ana kadar öne çıkan problemleri ribauntlarda etkin olamaması ve çok fazla faul yapıyor olması. Sık sık faul problemine girmesi aldığı dakikaları da olumsuz etkiliyor.

4. Wendell Carter Jr.

Chicago Bulls (10-27)
10.7 Sayı, 7.0 Ribaund, 1.8 Asist, 1.5 Blok, 0.5 Top Çalma, %49.1 Şut, 1.6 Top Kaybı, 25.1 Dakika

Bir çaylağın bir NBA takımında savunmanın liderliğini üstlendiğini pek sık görmeyiz ama Wendell Carter Jr. bu sezon istisnai şekilde Bulls savunmasının en önemli parçası rolünde. İyi iş çıkarttığını da söylemek lazım, ileride ligin önemli savunmacıları arasına girebileceğinin sinyallerini veriyor. Hücumda ise şimdilik pek öne çıkamıyor ve oyunu biraz ham görünüyor. Bulls'un hücumda onu pek etkin kullanmadığını da belirtmek lazım, pick 'n' pop üstünden orta mesafe şutlarında iyi iş çıkartmasına rağmen takım onu ikili oyunlarda pek fazla kullanmıyor, bu da potansiyelini tam olarak sergilemesinin önüne geçiyor olabilir.

5. Shai Gilgeous-Alexander

Los Angeles Clippers (21-15)
10.3 Sayı, 2.9 Ribaund, 2.7 Asist, 0.9 Top Çalma, 0.6 Blok, %48.6 Şut, 1.7 Top Kaybı, 26.9 Dakika

Shai Gilgeous-Alexander Clippers'ın kalabalık ve veteranlardan oluşan gard rotasyonunda ilk beşin gediklisi olup iyi de performans göstererek aslında çaylak sezonu için beklentileri şimdiden karşılamayı başardı. Aralık ayında Kasım ayına göre biraz daha sönük bir performans göstermiş olsa da üç sayı çizgisinin gerisinden çok daha verimli bir performans göstermesi önemli bir veri. Savunmadaki potansiyelini henüz sahaya yansıtabilmiş değil, bu açıdan kat etmesi gereken epeyce mesafe var.

MVP Yarışı: 10. Hafta Sonu

1. Giannis Antetokounmpo

Milwaukee Bucks (25-10)
26.6 Sayı, 12.8 Ribaund, 6.1 Asist, 1.5 Blok, 1.3 Top Çalma, %58.6 Şut, 4.3 Top Kaybı, 33.9 Dakika


2. Kawhi Leonard

Toronto Raptors (27-11)
26.7 Sayı, 8.3 Ribaund, 2.9 Asist, 1.7 Top Çalma, 0.6 Blok, %48.7 Şut, 2.0 Top Kaybı, 34.8 Dakika

3. James Harden

Houston Rockets (20-15)
33.0 Sayı, 8.2 Asist, 5.7 Ribaund, 2.1 Top Çalma, 0.5 Blok, %44.2 Şut, 5.4 Top Kaybı, 36.8 Dakika

4. LeBron James

Los Angeles Lakers (21-16)
27.3 Sayı, 8.3 Ribaund, 7.1 Asist, 1.3 Top Çalma, 0.7 Blok, %51.8 Şut, 3.4 Top Kaybı, 34.6 Dakika


5. Joel Embiid

Philadelphia 76ers (23-14)
26.5 Sayı, 13.3 Ribaund, 3.5 Asist, 1.9 Blok, 0.5 Top Çalma, %48.4 Şut, 3.4 Top Kaybı, 33.8 Dakika

6. Paul George

Oklahoma City Thunder (22-13)
26.6 Sayı, 8.3 Ribaund, 4.2 Asist, 2.2 Top Çalma, 0.6 Blok, %45.3 Şut, 2.9 Top Kaybı, 35.4 Dakika

7. Nikola Jokic

Denver Nuggets (23-11)
18.0 Sayı, 9.8 Ribaund, 7.4 Asist, 1.5 Top Çalma, 0.6 Blok, %49.5 Şut, 3.1 Top Kaybı, 31.0 Dakika

8. Kevin Durant

Golden State Warriors (24-13)
28.6 Sayı, 7.7 Ribaund, 6.2 Asist, 1.0 Blok, 0.9 Top Çalma, %50.5 Şut, 3.4 Top Kaybı, 35.9 Dakika

9. Stephen Curry

Golden State Warriors (24-13)
28.5 Sayı, 5.3 Asist, 5.0 Ribaund, 1.4 Top Çalma, 0.4 Blok, %48.1 Şut, 3.0 Top Kaybı, 34.6 Dakika

10. Kyrie Irving

Boston Celtics (21-14)
23.3 Sayı, 6.6 Asist, 5.0 Ribaund, 1.6 Top Çalma, 0.5 Blok, %48.7 Şut, 2.6 Top Kaybı, 32.5 Dakika

Güç Sıralamaları: 10. Hafta Sonu

1. Milwaukee Bucks (25-10)
2. Toronto Raptors (27-11)
3. Denver Nuggets (23-11)
4. Indiana Pacers (24-12)

5. Golden State Warriors (24-13)
6. Oklahoma City Thunder (22-13)
7. Boston Celtics (21-14)
8. Philadelphia 76ers (23-14)
9. Los Angeles Clippers (21-15)
10. Houston Rockets (20-15)
11. Los Angeles Lakers (21-16)
12. Portland Trail Blazers (21-16)
13. San Antonio Spurs (20-17)
14. Sacramento Kings (19-17)
15. Memphis Grizzlies (18-17)
16. Utah Jazz (18-19)
17. Miami Heat (17-18)

18. Dallas Mavericks (17-18)
19. Charlotte Hornets (17-18)
20. Minnesota Timberwolves (17-19)
21. New Orleans Pelicans (16-21)
22. Brooklyn Nets (17-21)
23. Detroit Pistons (16-18)
24. Orlando Magic (16-19)
25. Washington Wizards (14-23)
26. Atlanta Hawks (11-24)
27. Chicago Bulls (10-27)
28. Phoenix Suns (9-28)
29. New York Knicks (9-28)
30. Cleveland Cavaliers (8-29)

26 Aralık 2018 Çarşamba

2019 Mock Draft - Aralık 2018

1. Zion Williamson (PF, 6'6'', 280, Duke, Fr.)
2. R.J. Barrett (SG, 6'6'', 210, Duke, Fr.)
3. Bol Bol (C, 7'2'', 235, Oregon, Fr.)
4. Jarrett Culver (SG, 6'5'', 195, Texas Tech, So.)
5. Cameron Reddish (SG, 6'7'', 215, Duke, Fr.)
6. Ja Morant (PG, 6'3'', 175, Murray State, So.)
7. Kevin Porter (SG, 6'5'', 220, USC, Fr.)
8. De'Andre Hunter (SF, 6'7'', 225, Virginia, So.)
9. Darius Garland (PG, 6'2'', 175, Vanderbilt, Fr.)
10. Rui Hachimura (SF, 6'8'', 235, Gonzaga, Jr.)

11. Nassir Little (SF, 6'6'', 220, North Carolina, Fr.)
12. Brandon Clarke (PF, 6'8'', 215, Gonzaga, Jr.)
13. Keldon Johnson (SG, 6'6'', 215, Kentucky, Fr.)
14. Talen Horton-Tucker (SG, 6'4'', 240, Iowa State, Fr.)
15. Romeo Langford (SG, 6'6'', 215, Indiana, Fr.)
16. Jontay Porter (C, 6'11'', 240, Missouri, So.)
17. Luguentz Dort (SG, 6'4'', 220, Arizona State, Fr.)
18. Nickeil Alexander-Walker (SG, 6'5'', 205, Virginia Tech, So.)
19. Daniel Gafford (C, 6'10'', 230, Arkansas, So.)
20. Sekou Doumbouya (PF, 6'9'', 230, Fransa, Uluslararası)
21. Naz Reid (C, 6'10'', 250, LSU, Fr.)
22. Simi Shittu (PF, 6'10'', 240, Vanderbilt, Fr.)
23. Bruno Fernando (C, 6'10'', 240, Maryland, So.)
24. Jaylen Hoard (SF, 6'8'', 220, Wake Forest, Fr.)
25. Charles Bassey (C, 6'10'', 245, Western Kentucky, Fr.)
26. Tre Jones (PG, 6'2'', 185, Duke, Fr.)
27. Sagaba Konate (C, 6'8'', 250, West Virginia, Jr.)
28. Killian Tillie (PF, 6'10'', 220, Gonzaga, Jr.)
29. Quentin Grimes (SG, 6'4'', 210, Kansas, Fr.)
30. Jaxson Hayes (C, 6'11'', 220, Texas, Fr.)

31. Goga Bitadze (C, 6'11'', 250, Gürcistan, Uluslararası)
32. Coby White (PG, 6'5'', 185, North Carolina, Fr.)
33. Jalen McDaniels (PF, 6'10'', 195, San Diego State, So.)

34. KZ Okpala (SF, 6'8'', 195, Stanford, So.)
35. Zach Norvell (SG, 6'5'', 205, Gonzaga, So.)

36. Shamorie Ponds (PG, 6'1'', 175, St. John's, Jr.)
37. Deividas Sirvydis (SF, 6'8'', 195, Litvanya, Uluslararası)
38. P.J. Washington (PF, 6'8'', 235, Kentucky, So.)
39. Carsen Edwards (PG, 6'0'', 200, Purdue, Jr.)
40. Luka Samanic (PF, 6'10'', 210, Hırvatistan, Uluslararası)
41. Kris Wilkes (SF, 6'8'', 215, UCLA, So.)
42. Ty Jerome (PG, 6'5'', 200, Virginia, Jr.)
43. Eric Paschall (PF, 6'7'', 260, Villanova, Sr.)
44. Brian Bowen (SF, 6'7'', 200, ABD, Uluslararası)
45. Louis King (SF, 6'8'', 205, Oregon, Fr.)
46. Lagerald Vick (SG, 6'5'', 190, Kansas, Sr.)
47. Tyus Battle (SG, 6'6'', 205, Syracuse, Jr.)
48. Darius Bazley (PF, 6'9'', 200, ABD, Uluslararası)
49. Kerwin Roach (SG, 6'4'', 180, Texas, Sr.)
50. Charles Matthews (SG, 6'6'', 205, Michigan, Jr.)
51. Ethan Happ (PF, 6'9'', 235, Wisconsin, Sr.)
52. Jordan Poole (PG, 6'4'', 195, Michigan, So.)
53. Matisse Thybulle (SF, 6'6'', 205, Michigan, Jr.)
54. William McDowell-White (PG, 6'5'', 185, Avustralya, Uluslararası)
55. Markus Howard (PG, 5'11'', 175, Marquette, Jr.)
56. Udoka Azubuike (C, 6'11'', 280, Kansas, Jr.)
57. Admiral Schofield (SF, 6'5'', 240, Tennessee, Sr.)
58. Jaylen Hands (PG, 6'3'', 180, UCLA, So.)
59. Lamont West (PF, 6'8'', 230, West Virginia, Jr.)
60. Caleb Martin (SG, 6'6'', 200, Nevada, Sr.)  

24 Aralık 2018 Pazartesi

MVP Yarışı: 9. Hafta Sonu

1. Giannis Antetokounmpo

Milwaukee Bucks (22-10)
26.2 Sayı, 12.8 Ribaund, 6.0 Asist, 1.4 Blok, 1.2 Top Çalma, %58.3 Şut, 4.3 Top Kaybı, 33.8 Dakika

2. Kawhi Leonard

Toronto Raptors (25-10)
26.8 Sayı, 8.4 Ribaund, 3.1 Asist, 1.8 Top Çalma, 0.6 Blok, %49.9 Şut, 2.1 Top Kaybı, 35.0 Dakika

3. LeBron James

Los Angeles Lakers (19-14)
27.6 Sayı, 8.2 Ribaund, 7.2 Asist, 1.3 Top Çalma, 0.7 Blok, %51.8 Şut, 3.5 Top Kaybı, 35.1 Dakika

4. Joel Embiid

Philadelphia 76ers (22-12)
26.4 Sayı, 13.2 Asist, 3.5 Asist, 1.8 Blok, 0.8 Top Çalma, %48.0 Şut, 3.3 Top Kaybı, 33.7 Dakika


5. Nikola Jokic

Denver Nuggets (21-10)
18.2 Sayı, 10.0 Ribaund, 7.3 Asist, 1.5 Top Çalma, 0.7 Blok, %48.5 Şut, 3.0 Top Kaybı, 30.6 Dakika

6. Paul George

Oklahoma City Thunder (21-11)
26.2 Sayı, 8.2 Ribaund, 4.4 Asist, 2.2 Top Çalma, 0.7 Blok, %45.4 Şut, 2.8 Top Kaybı, 35.3 Dakika


7. James Harden

Houston Rockets (17-15)
32.0 Sayı, 8.4 Asist, 5.7 Ribaund, 2.1 Top Çalma, 0.4 Blok, %44.6 Şut, 5.3 Top Kaybı, 36.6 Dakika


8. Kevin Durant

Golden State Warriors (23-11)
29.0 Sayı, 7.8 Ribaund, 6.1 Asist, 1.1 Blok, 0.9 Top Çalma, %50.7 Şut, 3.5 Top Kaybı, 35.7 Dakika


9. Stephen Curry

Golden State Warriors (23-11)
29.2 Sayı, 5.2 Ribaund, 5.2 Asist, 1.3 Top Çalma, 0.3 Blok, %49.4 Şut, 3.0 Top Kaybı, 34.2 Dakika

10. Anthony Davis

New Orleans Pelicans (15-19)
28.0 Sayı, 12.7 Ribaund, 4.7 Asist, 2.8 Blok, 1.7 Top Çalma, %50.0 Şut, 2.2 Top Kaybı, 36.9 Dakika

Güç Sıralamaları: 9. Hafta Sonu

1. Toronto Raptors (25-10)
2. Milwaukee Bucks (22-10)

3. Denver Nuggets (21-10)
4. Golden State Warriors (23-11)
5. Oklahoma City Thunder (21-11)
6. Indiana Pacers (22-12)

7. Philadelphia 76ers (22-12)
8. Boston Celtics (19-13)
9. Los Angeles Lakers (19-14)

10. Portland Trail Blazers (19-14)
11. Los Angeles Clippers (19-14)
12. Sacramento Kings (18-15)

13. Houston Rockets (17-15)
14. San Antonio Spurs (18-16)
15. Memphis Grizzlies (17-16)
16. Miami Heat (16-16)
17. Detroit Pistons (15-16)

18. Charlotte Hornets (16-16)
19. Utah Jazz (16-18)
20. Dallas Mavericks (15-17)
21. New Orleans Pelicans (15-19)
22. Minnesota Timberwolves (15-18)
23. Brooklyn Nets (16-19)
24. Orlando Magic (14-18)
25. Washington Wizards (13-21)
26. New York Knicks (9-25)
27. Phoenix Suns (8-26)
28. Atlanta Hawks (9-23)
29. Chicago Bulls (9-25)
30. Cleveland Cavaliers (8-26)

17 Aralık 2018 Pazartesi

NBA Durum Raporu 1/3 - Batı

Batı

1. Denver Nuggets: 20-9 (Hücum: 7. Savunma: 5.)

İki sezon üst üste Playoff'u son anda kaçıran Nuggets bu kez eşeğini sağlam kazığa bağlama niyetinde. Batı'nın zirvesine yerleşen takımın yaptığı çıkışta kuşkusuz en büyük faktör savunmada bambaşka bir seviyeye çıkmış olmaları. Önceki sezon bu alanda lig 25.'si olan Nuggets'ın şu anda ilk beşte yer alması sezonun şu ana kadarki en büyük sürprizlerinden biri. Bu gelişimin en büyük sebebi kuşkusuz geçen sene sakatlığı sebebiyle sezonun yarısını kaçıran Paul Millsap olsa da, takımın genel olarak savunmada daha iyi bir görüntü çizdiği aşikar. Hücumda yine harikalar yaratan Nikola Jokic kilo vermesinin meyvelerini savunmada ayaklarının daha hızlı olmasıyla toplarken, yedeği Mason Plumlee de bu alanda büyük etki yaratıyor. Nuggets savunması istikrarını ne kadar daha götürür bilinmez ama takımın büyük aşama kaydettiği net şekilde görülüyor.

2. Golden State Warriors: 20-10 (Hücum: 1. Savunma: 15.)

Sakatlıklar dışında Warriors'ı yıkabilecek tek şeyin kendi psikolojik durumları olduğu yaygın bir kanı. Geçen sezon bariz bir rehavet problemi yaşayıp Konferans Finali'nde elenmenin eşiğinden döndüklerinde bunu zaten görmüştük. Bu sezon başında da Warriors adına işler biraz sarpa sardı. Aslında sezona çok motive ve dominant bir başlangıç yaptılar ama Steph Curry'nin sakatlanmasıyla durum değişti. Takım zorlanmaya başladı ve Kevin Durant ile Draymond Green'in soyunma odasında ağır lafların söylendiği bir kavgaya tutuşmasıyla iş çığrından çıktı. Daha sonra Green de sakatlanınca Warriors yükün tamamen Durant ve Klay Thompson'a kaldığı sancılı bir dönem geçirdi. Fakat Curry'nin sakatlıktan dönüp alev alev yanmaya devam etmesiyle yaralar sarılmışa benziyor. İzleyicileri Curry'nin bu takımın en önemli ve değerli parçası olduğuna 2017'de Durant'in sakat olduğu dönemde gelen 21 maçlık galibiyet serisi ikna etmediyse, bu son vaka etmeli.

3. Oklahoma City Thunder: 18-10 (Hücum: 20. Savunma: 1.)

Thunder sezona 0-4 girince "Ne oluyor?" soruları sorulmaya başlandı. Takım tam toparlanmaya başlarken Russell Westbrook sakatlanınca işler sarpa saracak gibi oldu ama işler hiç de öyle gelişmedi. Yazın takımla sözleşme yenileyen Paul George'un oyunun her iki yönündeki liderliğiyle Thunder Westbrook'suz dönemi gayet iyi geçti, Westbrook döndükten sonra da sağlam performansını sürdürdü. Westbrook sezona skorerlik anlamında hayli verimsiz girmiş olsa da takım ligin en iyi savunmasına sahip olmaları ve George'un kariyerinin en iyi sezon başlangıcını yapmış olmasıyla Batı'da ilk üçe yerleşmeyi başardı. Thunder'ın en iyi savunmacısı Andre Roberson'dan yoksun olmasına rağmen ligin en iyi savunmasına sahip olması dikkat çekici, takımın hücumu zaman zaman istikrarsızlaştığı için güven vermese de savunmalarının ligdeki birçok takıma bela olacağını görmek zor değil. 

4. Los Angeles Lakers: 18-12 (Hücum: 16. Savunma: 10.)

Yılların muhabbeti vardır, LeBron James'i ligin hangi takımına koyarsan koy şampiyonluğa oynatır diye. Bu ifade LeBron artık daha yaşlı olduğu için geçerli olmayabilir ama etkisinin hala çok büyük olduğunu görüyoruz. Geçen sezonu 35-47 ile bitiren ve yazın belki de geçen sezonki en iyi oyuncusu olan Julius Randle'ı kaybeden Lakers LeBron'un takıma katılmasının ardından şu anda Batı'da iç saha avantajı pozisyonunda yer alıyor. Sezon uzun, yarış sert ama Lakers'ın adaptasyon sürecini gayet iyi atlattığını söylemek mümkün. Takımla ilgili en şaşırtıcı olan durum şu ana kadar savunmalarının hücumlarından daha iyi olması. JaVale McGee gerçekten de güvenilir bir ilk beş oyuncusuna dönüşmüş durumda, sonradan yapılan Tyson Chandler hamlesi de takıma büyük fayda sağladı. Brandon Ingram'ın hayal kırıklığı yaratan performansı Kyle Kuzma ve Josh Hart'ın çıkışlarıyla dengeleniyor. Lonzo Ball da hücumda zaman zaman baş ağrıtsa da All-Defensive Team adayı olacak gibi duruyor.

5. Los Angeles Clippers: 17-12 (Hücum: 10. Savunma: 19.)

Lob City döneminin ana parçalarıyla yollarını ayıran ve yeni bir sayfa açan Clippers ligin en ilginç takımlarından biri. Süperstarları yok, hatta All-Star'ları bile yok ama çok sayıda kalburüstü oyuncuları ve derin bir kadroları var. Şimdilik bu onları Playoff kalibresinde bir takım yapmak için yeterli gibi görünüyor. Keskin şutörler Tobias Harris-Danilo Gallinari hücumda durdurulması güç bir forvet ikilisi oluşturmuş durumda, buna her ne kadar geçen seneki formunu bulamamış olsa da Lou Williams ve pick 'n' roll bitirme konusunda ligin en iyilerinden Montrezl Harrell da eklenince elit seviyeye hayli yaklaşıyorlar. İşin savunma tarafında ise o kadar iyi değiller ve eğer Playoff yapamazlarsa sebebi de savunmaları olacak. Yine de bu alandaki güvendikleri isimlerin birçoğu hayal kırıklığı yaratırken bulundukları konumun çok da kötü olmadığı söylenebilir.

6. Portland Trail Blazers: 16-13 (Hücum: 8. Savunma: 17.)

Blazers yine bildiğimiz gibi. Ne endişe verecek kadar kötü, ne de heyecan yaratacak kadar iyi. Damian Lillard ve C.J. McCollum hücumdaki istikrarlarından ödün vermezken, takım benchinden de sürpriz katkılar alıyor. Geçen sezon takımın savunmasının çok ilerleme kaydedip yer yer hücumlarından daha etkileyici hala gelmesi herkesi şaşırtmıştı, bu sezon işler daha normale dönmüş gibi görünüyor. Blazers hücumda elit seviyenin bir tık aşağısında ama savunmada vasat bir görüntü çiziyor. Bunda ana faktörün üç numaradan yeterince katkı alamamaları olduğu kanaatindeyim, Maurice Harkless bu sezon hayli gerilemiş gibi görünüyor ve Evan Turner ile Jake Layman savunmada onun kadar etkili isimler değil. Jusuf Nurkic, Al-Farouq Aminu ve benchten gelen Zach Collins takımın savunmadaki açıklarını kapatmak için yeterli olmuyor. Ama takımın Playoff yapmaması şaşırtıcı olur.

7. Memphis Grizzlies: 16-13 (Hücum: 26. Savunma: 6.)

Grizzlies geçen sezon ortalıkta yoktuk diye bizi unutmayın dercesine bir sezon başlangıcı yaptı. Zamanla performansları biraz daha beklenen seviyeye gelse de takımın Playoff iddiasının tahmin edilenden fazla olduğu aşikar. Hücumda çok kısır bir takım olsalar da savunmaları ligin en iyileri arasında. Beklentileri aşmalarında üç önemli faktör var. Birincisi artık yavaşlıyor gibi görünen Marc Gasol'ün Yılın Savunmacısı olduğu dönemi hatırlatan bir savunma performansıyla sezonu açması, ikincisi çaylak Jaren Jackson Jr.'ın çember savunucusu olarak şimdiden çok etkili olması, üçüncüsü de Garrett Temple ve Kyle Anderson'ın savunmadaki etkileri. Benchleri JaMychal Green dışında zayıf olmasa daha da ilginç şeyler yapabilirler. Bu açıdan Dillon Brooks, Ivan Rabb gibi genç oyuncularının gelişim kaydedip rotasyonda öne çıkmaları şart görünüyor.

8. Sacramento Kings: 16-13 (Hücum: 12. Savunma: 21.)

Sezonun şu ana kadarki tartışmasız en büyük pozitif sürprizi Kings. Ligin en genç kadrolarından birine sahip olan Kings'in yine alışıldığı üzere ligin dibinde olması bekleniyordu fakat takım ciddi ciddi Playoff zorlayan takım hüviyetine bürünmüş durumda. Bunu devam ettirip ettiremeyeceklerini göreceğiz ama sezonun üçte birlik kısmını Playoff potasının içinde geçtiler. Takımdaki değişiklik çok bariz: Hız. Geçen sene ligin en yavaş oynayan takımı olan Kings bu sezon ligin en hızlı oynayan iki takımından biri ve radikal değişiklik takıma ilaç olmuş durumda. İkinci yılında oyununda büyük gelişme kaydeden De'Aaron Fox'ın liderliğindeki hücum; Buddy Hield, Nemanja Bjelica, Iman Shumpert ve Bogdan Bogdanovic'in üçlükleriyle şahlanıyor. Savunmada zayıf olsalar da Kings'in yıllar sonra izlemesi keyif veren bir takıma dönüştüğü söylenebilir.

9. Dallas Mavericks: 15-13 (Hücum: 18. Savunma: 9.)

En büyük pozitif sürprize Kings desek de Mavericks'in de çok aşağı kalır bir yanı yok. Elindeki malzemeden maksimum verim almayı bilen bir koçları ve bazı sağlam veteranları olduğu için belki daha az şaşırtıcı ama Mavs'in Playoff potası içinde olmasını bekleyenlerin sayısı hiç de fazla değildi. Bu sürpriz performansta kredi büyük ölçüde şimdiden fenomenleşmeye başlayan çaylak Luka Doncic'e veriliyor. Geçen yılın Euroleague MVP'si övgüleri sonuna kadar da hak ediyor ama takımla ilgili göz ardı edilmemesi gereken asıl belirleyici faktörler savunmada ilk 10 içinde yer almaları ve benchlerinin performansı. Mavs'in kadrosu kağıt üstünde savunmada zayıf görünüyor ama DeAndre Jordan'ın etkisi ve koç Rick Carlisle'ın ustalığı ile zayıf olmak bir tarafa kuvvetli bir görüntü çiziyorlar. Benchlerinin etkisi de yadsınamaz, J.J. Barea-Dwight Powell ikilisine dikkat edilmeli.

10. San Antonio Spurs: 15-15 (Hücum: 9. Savunma: 24.)

Bir Gregg Popovich takımının savunmada ligin en zayıflarından olduğunu da gördük ya, kıyamet yakındır. Ama aslında şaşırtıcı bir durum değil. Spurs'ün geçen seneki en iyi savunmacılarının üçü de bu sezon kadroda yok. Danny Green ve Kyle Anderson takımdan ayrıldı, Dejounte Murray de sezonu başlamadan kapattı. Geçen sezon doğru dürüst oynamayan Kawhi Leonard'ı zaten saymıyorum. 1-2-3 numarada Murray-Green-Anderson'dan Bryn Forbes-DeMar DeRozan-Rudy Gay'e geçip savunmada şarampole yuvarlanmamak zaten mümkün değil. Ama haklarının teslim edilmesi gereken bir taraf var, orta mesafe şutların neredeyse tamamen ortadan kaybolduğu günümüz NBA'inde iki orta mesafe şutörü üstüne hücum kurup bu alanda ilk 10 içinde yer almak büyük iş. DeRozan ve Aldridge bu işin en iyilerinden ama matematiğin (3>2) belini bükmek kolay değil.

11. Houston Rockets: 14-14 (Hücum: 5. Savunma: 27.)

Korkulan başa geldi, hem de öngörülenin çok ötesinde bir sertlikte. Geçen sene patlayıcı hücumunun yanına elit de bir savunma koyarak büyük sükse yapan Rockets; Trevor Ariza ile savunma koordinatörü Jeff Bzdelik'in takımdan ayrılması ve genel olarak aynı havanın yakalanamaması yüzünden savunmada inanılmaz bir düşüş yaşayarak ligin en kötüleri arasına girdi. Daha fenası, hücumları da onları bu durumdan kurtarabilecek keskinliği yakalayabilmiş değil. James Harden, Clint Capela ve P.J. Tucker dışında hücumda bekleneni veren kimse yok. Chris Paul hayli gerilemiş ve süperstar hüviyetini kaybetmiş gibi görünüyor, saf şutör Eric Gordon maç başına 8.8 üçlük denemesinde %28 isabet oranıyla verimsizlik rekoruna gidiyor, Carmelo Anthony macerası da çok uzamadan bitirildi. Geçen sezonun tamamında 17 maç kaybeden Rockets, bu sezon daha Aralık ortasında 14 mağlubiyete ulaşmış durumda ve ciddi ciddi Playoff yapamama ihtimalleri var.

12. New Orleans Pelicans: 15-16 (Hücum: 4. Savunma: 22.)

Pelicans sadece kadrosuna ve istatistiklerine baktığınızda daha iyi olmasını bekleyeceğiniz bir takım. Anthony Davis insanüstü ortalamalarla oynuyor, Jrue Holiday geçen seneki formunu koruyor, takıma yeni eklenen Julius Randle çok iyi iş çıkartıyor, Nikola Mirotic ve E'Twaun Moore formda. Takım hücumda ligin en iyi beş takımından biri. Peki niye %50 galibiyet oranının altındalar? Problem belli: Maç sonu oynamayı beceremiyorlar. Pelicans şu ana kadarki 16 mağlubiyetinin 9'unu yedi ve daha az sayı farkla aldı. Yani takımın galibiyet-mağlubiyet oranı aslında oyun seviyeleri açısından biraz yanıltıcı. Savunmada zayıf kalmaları ise daha derin bir problem, Anthony Davis dışında takım savunmada tel tel dökülüyor. Davis ahtapot kolları ve çabukluğuyla savunmada NBA'deki belki de tüm oyunculardan daha fazla alan kaplıyor olabilir ama tüm oyuncuları aynı anda savunacak hali yok.

13. Utah Jazz: 14-16 (Hücum: 22. Savunma: 8.)

Rockets'ın berbat gidişi yüzünden Batı'nın büyük hayal kırıklığı olarak adları anılmasa da Jazz'ın da sezona beklentilerin çok altında başladığı aşikar. Hücumda sıkıntı yaşamaları o kadar da şaşırtıcı bir durum değil, geçen sezon da bu alanda vasat bir takımlardı. Ama savunmadaki caydırıcılıklarının erozyona uğraması büyük bir sürpriz. Bu durumun böyle devam edeceğini zannetmiyorum ama Jazz'ın, elindeki malzemeye ve önceki sezonlardaki performanslarına bakıldığında, ligde birçok takımın savunmada zorlandığı bir ortamda ilk üçün, hatta ilk ikinin aşağısına düşmemesi gerekir. Yaşanan düşüşü savunmanın merkezindeki adama, yani Rudy Gobert'e bağlamak mümkün. Gobert hala ligin en iyi savunmacılarından biri ama önceki sezonlardaki caydırıcılığından biraz uzak görünüyor. Bunda hakemlerle arasının limoni olmasının da etkisi var gibi.

14. Minnesota Timberwolves: 13-16 (Hücum: 15. Savunma: 20.)

Jimmy Butler'ın takasını istemesinden sonra pembe diziye dönüşen Wolves sezona Butler'la giriş yaptı ve istikrarsız bir görüntü sergiledi. Maksimum kontrat verilen Andrew Wiggins silik oyunuyla taraftara saç baş yoldururken takım savunmada tel tel dökülmeye devam etti. Beklenen takas Kasım ortasında nihayet geldi ve Wolves Butler'ı Sixers'a gönderip karşılığında Robert Covington ve Dario Saric'i kadrosuna kattı. Yapılan hamlelerin ardından Wolves birden iştahlanıp savunmada işi sıkı tutmaya başladı, Covington'ın bireysel performansının da etkisiyle takımın savunması bambaşka bir seviyeye çıktı. Ama bu balayı dönemi pek de uzun sürmedi, kısa süre sonra takım yine savunmada zayıf bir görüntü çizmeye döndü. Derrick Rose'un birden şutöre dönüşüp kariyerini tekrar şaha kaldırması güzel bir hikaye olsa da Wolves taraftarı yıllık 40 milyon dolar verdikleri Wiggins'in gamsızlığına ağlamaktan o hikayenin tadını çıkartamıyor.

15. Phoenix Suns: 6-24 (Hücum: 29. Savunma: 25.)

Farklı koç, farklı genel menajer, 1 numaralı draft seçimi, eklenen veteranlar fakat aynı tas, aynı hamam. Suns Devin Booker geçen sene "Bundan sonra Playoff'tan uzak kalmak istemiyorum" dediği için bu sezon daha iddialı olabilecek, Playoff'u zorlayabilecek bir kadro kurma niyetindeydi. Trevor Ariza ve Ryan Anderson'ı kadroya kattıklarında da bu yönde adım attıklarını sanıyorlardı. Ama Aralık ortası itibariyle Suns 30 maçının 24'ünü kaybetmiş durumda, Trevor Ariza takasla gönderildi, Ryan Anderson rotasyon dışında ve 14 takımın hala yarışın içinde olduğu tarihin en kızışık Batı Playoff mücadelesinde dışarıda kalan tek takım konumundalar. Burada suçu yeni koç Igor Kokoskov'a veya yeni genel menajer James Jones'a atmak yanlış olur. Suns'ın gençlerinin basketbol zekası ve efor seviyeleri yerlerde geziyor, problem bu. Çok genç bir takım oldukları için bazı şeyler mazur görülebilir ama takım pek tat vermiyor.

NBA Durum Raporu 1/3 - Doğu

Doğu

1. Toronto Raptors: 23-9 (Hücum: 2. Savunma: 7.)

Sezonun üçte birinin ardından ligin en kuvvetli takımının Raptors olduğu aşikar. Kawhi Leonard ve Danny Green'in takıma katılmasıyla takımın başka bir seviyeye çıktığı sezon başı itibariyle net şekilde görüldü. Leonard halen back-to-back'lerde dinlendiriliyor ve zaman zaman istikrarsızlaşabiliyor ama büyük oranda sakatlık öncesi formunu bulmuş durumda. Green de Raptors'ta Spurs'e göre çok daha fazla boş alan bulduğu için hücumda kendine geldi. An itibariyle ligin asist kralı olan Kyle Lowry'nin mükemmel sezon başlangıcı, ilk beşe yerleşen Pascal Siakam'ın çıkışı ve Serge Ibaka'nın verimliliğinin artmasıyla Raptors, henüz geçen sezonki dominant formunu yakalayamamış benchine rağmen ligin en iyi hücum takımlarından biri. Savunmada da ilk 10 içinde yer alıyorlar ama potansiyelleri daha da büyük. Leonard %100'üne ulaştığında Siakam-Kawhi-Green üçlüsü takımı bu alanda da ilk beşe taşıyabilir.

2. Milwaukee Bucks: 19-9 (Hücum: 3. Savunma: 4.)

Mike Budenholzer'ın Bucks'ın önceki sezonlarda sergileyemediği potansiyelini açığa çıkartacağını tahmin etmek zor değildi ama takımın sezon başlangıcı beklentilerin de ötesine geçti. Giannis Antetokounmpo sezonu yine çok dominant açarken ilk beşin diğer isimleri de sezona formda girdi. Bucks'ta önceki sezona göre üç değişiklik göze çarpıyor. Geçen sezon ligin en az üçlük deneyen takımlarından olan Bucks, bu sezon en çok üçlük deneyen iki takımdan biri. Geçen sezon bol bol üçlük yemelerine ve bol bol hücum ribaundu vermelerine sebep olan sıkıştırmalara dayalı savunma gitti, alan daraltan bir savunma geldi. Budenholzer'ın dışında Brook Lopez hamlesinin de stratejik önemi görülüyor, keza onun dış şutları ve boxout becerisi ilk iki değişiklikte büyük rol oynuyor. İlk beşi çok iyi bir kimya yakalayan ve benchini de George Hill hamlesiyle takviye eden Bucks sezonun ilk bölümünün ardından NBA Finalleri'ne oynayabilecek bir takım intibası uyandırıyor.

3. Indiana Pacers: 20-10 (Hücum: 19. Savunma: 2.)

Pacers ligin sessiz ama derinden ilerleyen takımlarından biri. Geçen sezon beklentilerin çok üstüne çıkan ve daha sonra NBA Finali'ne yürüyen Cavaliers'ı ilk turda elemenin eşiğinden dönen Pacers bu sezon da çok sıkı bir performans göstermeye devam ediyor. Geçen sezon oyunun iki alanında da ortalama üstü olmaları sebebiyle öne çıkmışlardı, bu sezon ise onları savunma performansları taşıyor. Hücum sıralamasında şimdilik geride olmalarında ana faktör Victor Oladipo'nun sakatlık sebebiyle epey bir maç kaçırması; o sahada olduğunda bu alanda da ortalama üstü olmayı sürdürüyorlar. Geçen sene Oladipo olmadığında tel tel dökülen takımın bu sezon onun olmadığı dönemi çok sağlam geçmesi de takımın gösterdiği gelişim açısından değerli bir done. Henüz bekleneni veremeyen Tyreke Evans geçen sezonki formuna yeniden ulaşırsa Pacers sürpriz at olabilir.

4. Philadelphia 76ers: 20-11 (Hücum: 13. Savunma: 14.)

Sixers Joel Embiid dışında sezonun ilk haftalarında hayal kırıklığı yaratan bir performans sergiledi. Markelle Fultz'un ilk beş çıkmaya başlayıp Ben Simmons'la şut atamayan bir gard ikilisi oluşturması, Dario Saric ve Robert Covington'ın da sezona soğuk girmeleri eklenince Sixers hücumu hiç de hoş görüntüler sergilemedi. Zamanla Embiid'in üstün performansları, Covington'ın toparlanması ve Fultz'un benche gitmesiyle hücumları iyileşse de asıl çıkışları Jimmy Butler takasıyla oldu. En büyük handikapı yaratıcı bir skorer eksikliği olan Sixers Covington ve Saric'i gözden çıkartarak Butler'ı kadroya kattı ve bu hamlenin meyvelerini toplamaya başladı. Butler takımda geçirdiği ilk iki haftada iki maç kazandıran basket attı ve nihayet işler sıkıştığında topu verip bir şeyler üretmesini bekleyebilecekleri bir isimleri olduğunu tescilledi. Embiid Butler'ın gelişinin ardından rolüyle ilgili biraz serzenişte bulunsa da takım iyi yolda. Şu an için en büyük problemleri benchlerinin zayıflığı.

5. Boston Celtics: 18-11 (Hücum: 14. Savunma: 3.)

Celtics için sakatlıkların bitmesi ve takımın tam kadro olmasının getirdiği "lüks problemleri" beklentilerin de ötesine geçti ve takım için sezonun ilk bölümü hayal kırıklığı yaratan bir performansa sahne oldu. Kyrie Irving'in yeniden ilk beşe dönmesi ve önceki sezonun ilk maçında sezonu kapatan Gordon Hayward'ın da tekrar parkeye çıkmasıyla takımda şut paylaşımı konusu büyük bir probleme dönüştü. Playoff'ta rüşdünü ispatlayan Jayson Tatum ve Irving arasındaki birinci opsiyon olma ve tekrar All-Star seviyesine çıkmak isteyen Hayward ile Jaylen Brown arasında ikinci/üçüncü opsiyon olma savaşına Playoff'ta Irving'in yerine ilk beş çıkan Terry Rozier'ın da geri planda kalmama kaygıları eklenince takımın hücumu bu büyük yetenek havuzuna rağmen uzun süre vasatın hayli altında bir görüntü çizdi. Bu süre zarfında savunmaları kuvvetli olmaya devam ettiği için ayakta kaldılar. Ama son dönemde Brad Stevens'ın Hayward ile Brown'ı benche yollaması ve Kyrie'nin opsiyon hiyerarşisinde öne çıkmasıyla takımın hücumu da toparlandı.

6. Detroit Pistons: 14-13 (Hücum: 24. Savunma: 12.)

Pistons Doğu'nun daha az iddialı ekipleri içinde şu ana kadar en iyi performans göstereni. İlk beş sırayı alacak takımlar zaten üç aşağı beş yukarı belliydi ve şimdiden o noktaya gelmiş durumdalar ama gayet açık görünen Doğu'nun son üç Playoff biletini kapma yarışında Pistons yavaştan öne çıkmaya başladı. Geçen sezon düşüş yaşayan Blake Griffin liderlik rolünde çok iyi iş çıkartıyor ve Reggie Jackson sezona kötü bir giriş yaptığı için Pistons hücumunu hemen hemen tek başına sırtlıyor. Pistons şut özürlü bir takım olduğu için hücumlarının ite kaka ilerlemesi normal, zaten şu ana kadar sıkı bir performans göstermelerinde savunmaları daha ön planda. Takımın savunmada gerçek bir lideri olmadığı için elit olması zor ama oyuncuların büyük çoğunluğu vasatı aşmayı başarıyor.

7. Charlotte Hornets: 14-15 (Hücum: 6. Savunma: 16.)

Biraz sürpriz bir kararla yeniden yapılanma sürecine girmeyen ve yeni yönetimi ve koçu ile iki senedir az farkla kaçan Playoff'u yeniden zorlamaya karar veren Hornets bu sezon da Playoff'a ya az farkla girecek, ya da Playoff'u az farkla kaçıracak bir takım hüviyetinde. Takımın kalburüstü yegane oyuncusu olan Kemba Walker sezona harika bir giriş yaparak takımın hücumunu sırtlarken, bu sezon önemli gelişim kaydetmiş gibi görünen Jeremy Lamb dışında takımın geri kalanının vasatı aşabildiğini söylemek zor. Takımın hücumda tamamen kısa bir oyun kurucuya bağımlı olması elbette işleri zorlaştırıyor, Kemba'yı yavaşlatabilen takım Hornets'ı yenmek için gerekli tek şartı sağlamış oluyor. Hornets için sevindirici olan ise Kemba'yı yavaşlatmanın şu ana kadar hiç de kolay bir iş olmaması.

8. Orlando Magic: 14-15 (Hücum: 27. Savunma: 13.)

Magic Doğu'da bu sezonun olumlu sürprizlerinden biri. Yine konferansın diplerinde yer alması ve iddiasız olması muhtemel bir takım olarak değerlendirilen Magic sezonun ilk bölümü sonrasında Playoff yapma ihtimali hayli yüksek bir takım olarak göze çarpıyor. Bunda en büyük faktör tartışmasız Nikola Vucevic. Modern NBA'in pivot prototipine uymadığı için yıllardır adı takas söylentilerinde geçen Vucevic bu sezon çok keskin bir dış şutöre dönüşüp savunmadaki etkinliğini de arttırınca birden All-Star seviyesine çıktı ve Magic'in sıkı bir takım olmasını sağladı. Hücumları, vasat üstü bir oyun kurucuları olmadığı için ligin en zayıfları arasında ama savunmaları uzun kollu atletik gençleri ve Vucevic'in performansı sebebiyle beklentileri aşmış durumda.

9. Miami Heat: 13-16 (Hücum: 25. Savunma: 11.)

Heat şu ana kadar beklentilerin altında kalan bir performans sergiliyor, ki bu uzun yıllardır bu takım için kullandığımız bir ifade değil. Takımın hücumda ligin en zayıfları arasında olması şaşırtıcı değil, yetenek havuzlarının sınırlı olduğu biliniyor ama hayal kırıklığı yaratmalarındaki asıl etken savunmalarının elit seviyeden hayli uzak kalması. İyi bir savunma koçuna sahip, kadrosunun tamamına yakını savunmada ortalama üstü olan, sıkı bir çember savunucusuna, adam değişebilen forvetlere ve hareketli savunmacı kısalara sahip bir takımın savunmada ilk 10'da olmaması gerçekten şaşırtıcı. Heat'in Playoff yapmak için savunmada potansiyeline ulaşması gerekiyor keza -her ne kadar büyük gelişim gösterse de-hücumu Josh Richardson'ın sırtladığı bir takımın başka çaresi olamaz.

10. Brooklyn Nets: 13-18 (Hücum: 11. Savunma: 23.)

Nets şimdilik Playoff zorlayacak seviyenin bir tık altında olsa da Billy King döneminin karanlığından çıktıkları ve önlerinde güneşli günlerin olduğu gayet açık. Sezona çok iyi giren Caris LeVert şanssız şekilde sakatlanmasaydı aslında adlarını sürpriz bir Playoff adayı olarak anıyor bile olabilirdik. Takımın iki oyun kurucusu D'Angelo Russell ve Spencer Dinwiddie'nin sırtladığı hücumu vasatın üstüne çıkmayı başarmış durumda. Savunmada ise potansiyel vaat etmekle birlikte şimdilik çok hata yapıyorlar ve istikrarsızlar. Jarrett Allen çember savunucusu olarak, Rondae Hollis-Jefferson da dış savunmacı olarak dikkat çekiyorlar ve Nets'in bu alanda da önü açık gibi görünüyor. İyi bir genel menajer, iyi bir koç ve yetenekli bir genç çekirdeğe sahip olan Nets'in gözardı edilmemesi gerek.

11. Washington Wizards: 12-18 (Hücum: 17. Savunma: 28.)

Wizards sezonun entrika konusunda ana tedarikçisi konumunda. Geçen sezon da soyunma odası problemleri yaşayan Wizards bu sezon elindeki yetenek seviyesinin o kadar altında bir performans gösteriyor ki durumu takım kimyasıyla alakalı bir sorun olarak yorumlamamak mümkün değil. John Wall ve Bradley Beal gibi iki All-Star'a, Otto Porter gibi sağlam bir üçüncü opsiyona sahip olan takımın hücumda vasat altı olması tam bir fiyasko, savunmada ligin en kötü birkaç takımından biri olmaları ise efor seviyelerinin ne kadar düşük olduğunun bir işareti. Koç Scott Brooks takımın kontrolünü kaybetmiş gibi görünüyor. Takımın Wall ve Beal için takas tekliflerini dinlemeye başladığı da medyaya düştü, buradan toparlanmak hiç de kolay değil. Birkaç gün önce Kelly Oubre'yi gözden çıkartıp Trevor Ariza'yı alarak pansuman yapmaya çalıştılar ama bunun ne kadar işe yarayacağı meçhul.

12. New York Knicks: 9-22 (Hücum: 21. Savunma: 29.)

Knicks bu sezon bir oyuncu yetiştirme kampına benziyor. Genç oyuncularını geliştirmek ve yüksek sıralardan draft edilip de bekleneni verememiş olan isimlerin kariyerlerini tekrar şaha kaldırmak takımın birinci öncelikleri. Kristaps Porzingis sakat olduğu için bu stratejinin doğru olduğu açık. Takımın gençleri taraftarları heyecanlandırsa da istikrar sorunları yaşıyorlar, özellikle ikinci yılındaki Frank Ntilikina'nın pek bir gelişim kaydetmemiş gibi görünmesi endişe verici. Şaha kaldırma projelerine bakıldığında ise Emmanuel Mudiay ve Noah Vonleh'in gerçekten de farklı bir basketbol oynamaya başladıklarını; aynı durumun Mario Hezonja için ise geçerli olmadığını görüyoruz. Bu süreçler devam ededursun, Tim Hardaway Jr. ve Enes Kanter iddiasız takımda istatistik kasan oyuncu profilinin yeni temsilcileri olarak göze çarpıyor.

13. Chicago Bulls: 7-23 (Hücum: 30. Savunma: 18.)

Bulls şaşırtıcı olmayan şekilde ligin en kötü takımlarından biri ama şaşırtıcı şekilde bunun baş müsebbibi savunmaları değil hücumları. Bulls'un kağıt üstünde önde gelen oyuncuları savunma yapamayan yetenekli skorerler olduğu için tam tersi bir tablo bekleniyordu. Fakat takımın pivotları çaylak Wendell Carter Jr. ve Robin Lopez savunmayı bir şekilde çekip çevirip vasata yakın bir seviyeye getirmeyi başardılar. Bunu takımın en iyi dış savunmacısı Kris Dunn olmadan yapmış olmaları da ayrıca takdire şayan. Hücumda ise Lauri Markkanen'in sakatlığı sebebiyle oynayamaması, Zach LaVine'in gereksiz zorlamaları ve Jabari Parker'ın rotasyondan düşmesine sebep olacak kadar kötü performans sergilemesi takımın korkunç bir görüntü çizmesine yol açtı. Takım şu anda bir de koç problemi yaşıyor, kovulan Fred Hoiberg'ün yerine gelen Jim Boylen'in oyuncularıyla arası şimdiden bozuldu.

14. Cleveland Cavaliers: 7-23 (Hücum: 23. Savunma: 30.)

Tristan Thompson sezon başında "Doğu'da yenilmesi gereken takım hala biziz" dediğinde dünyadaki tüm basketbol severleri bir kahkaha tufanına sürüklemişti. Takım sezona 0-6 girip Tyronn Lue'nun görevine son verince Thompson da LeBron James isimli oyuncunun takımdan ayrılmasının kendilerini azıcık da olsa etkilediğini görmüş olsa gerek. Kevin Love her sezon olduğu gibi bu sezon da kendisini uzun süre parkeden uzak tutacak bir sakatlık geçirdi ve onun da yokluğunda Cavaliers'ın zaten pek gerçekçi olmayan ucundan kıyısından Playoff kovalama rüyası başlamadan bitti. Takım şu anda ligin en kötü savunmasına sahip ve hücumları da topsuz oyun, pick 'n' roll, drive 'n' kick gibi stratejilerden ziyade gardların izolasyon zorlaması üstünden ilerlediğinden çok istikrarsız ve vasatın epey altında. Love dönünce bu alanda daha iyi olmaları beklenebilir ama vasatı aşmaları zor.

15. Atlanta Hawks: 6-23 (Hücum: 28. Savunma: 26.)

Hawks yönünde sürpriz yok, takım sezonun üçte birlik bölümünün ardından Doğu'nun dibine demir atmış durumda ve sezonun kalanında oradan çıkmaları da zor. Batı sonuncusu Suns ile birlikte ligde oyunun her iki yönünde de ligin en kötü beş takımı arasında yer alan iki ekipten biriler. Ellerindeki oyuncu kadrosu aslında hücumda daha iyi, savunmada daha kötü olması beklenecek bir kadro ama hücumları daha problemli bir görüntüde. Kolejde anlamsız şekilde Steph Curry'le kıyaslanan Trae Young'ın %24'le üçlük atıyor olması kötü anlamda dikkat çekici. Takımda şu ana kadar John Collins dışında beklentilerin üstüne çıkan bir isim olduğu söylenemez, Taurean Prince de beklenen çıkışı yapamamış gibi görünüyor. Sezon kalanında Young ve Prince'ten daha iyi işler bekleyecekler. Özellikle çaylak sezonunda fırtına estiren Luka Doncic'le takas olan Young'ın durumu önemli.