31 Mayıs 2018 Perşembe

NBA Finalleri Öncesi

Bu iş artık biraz kabak tadı vermedi mi? Golden State Warriors ile Cleveland Cavaliers bir kez daha konferanslarını şampiyon tamamlayarak üst üste dördüncü kez NBA Finalleri'ne adlarını yazdırdı. Önceki iki sene bu eşleşmenin yaşanması garanti gibiydi ve her iki takım da konferans mücadelesinden çok rahat şekilde çıkarak finale gelmişti. Bu sene işler daha farklıydı; Warriors Houston Rockets karşısında ciddi şekilde zorlanırken, genel olarak seviye düşüşü yaşayan ve normal sezonu da Doğu dördüncüsü olarak tamamlayabilen Cavaliers iki adet yedi maçlık seri oynayarak bu noktaya gelebildi. Geçen sene Cavaliers'ı beş maçta geçen Warriors bu sene daha da zayıflamış rakibi karşısında belki de NBA tarihinde daha önce görülmemiş derecede mutlak favori statüsünde.

Buraya Nasıl Geldiler?

2016-17 sezonunda 73 maç kazanıp rekor kırdıktan sonra üst üste ikinci şampiyonluğunu kazanmaktan bir şut uzakta kalan Warriors bu başarıları elde eden çekirdeğin üstüne yazın Kevin Durant'i de ekleyip geçen sezon beklenildiği üzere ligin üstünden silindir gibi geçmişti. Bu sezon takım aynı dominant görüntüyü sergileyemedi. Önceki yıllarda hep sağlıklı kalmayı başaran Warriors bu sezon normal sezonda sakatlık problemleriyle uğraştı. Bunun üstüne takımın rehavet sebebiyle savunmadaki efor seviyesinin de düşmesiyle galibiyet sayısı 58'e indi ve Batı'da Rockets'ın ardından ikinci sırayı aldılar. Playoff başlangıcında Stephen Curry'den sakatlığı sebebiyle yoksun olan Warriors ilk turda Kawhi Leonard'dan yoksun San Antonio Spurs'ü beş maçta geçtikten sonra Curry'nin döndüğü New Orleans Pelicans eşleşmesinde de yalnızca bir maç kaybetti. Birçokları için erken final niteliği taşıyan Batı Konferansı Finali'nde Rockets ile karşılaşan Warriors karşısında çok dişli bir takım buldu ve son dört yıldaki en büyük Batı Konferansı testinden geçti. Rockets'ın savunmada beklentilerin çok üstüne çıkmasıyla hücumda istediği dominasyonu bulamayan Warriors seride 3-2 geriye düştü. Fakat bu noktada şans Warriors'ın yüzüne güldü ve Chris Paul'ün sakatlanıp serinin altıncı ve yedinci maçlarını kaçırmasıyla büyük avantaj elde eden Warriors bu maçları kazanıp üst üste dördüncü kez NBA Finalleri'ne yükseldi.

Yazın Kyrie Irving'in şok bir şekilde takasını istemesiyle sarsılan Cavaliers, onu Celtics'e gönderdikleri takasta aldıkları parçaların beklenen performansın çok uzağında kalmasıyla takım olarak büyük darbe aldı. Jae Crowder'ın kötü performansının üstüne sakatlıktan normal sezon ortasında dönen Isaiah Thomas'ın oyunun iki yönünde de berbat bir performans göstererek NBA tarihinin en büyük sezonluk düşüşlerinden birini yaşaması eklenince Cavaliers'ta işler karıştı. Crowder ve Thomas'ı sezon ortasında takasla gönderip George Hill, Larry Nance Jr., Jordan Clarkson ve Rodney Hood'u kadrosuna katan Cavaliers bu hamlelerden sonra biraz canlansa da zamanla performansları tekrar düştü ve normal sezonu ancak Doğu dördüncüsü olarak tamamlayabildiler. Cavaliers normal sezonda ligin en kötü iki savunma takımından biriydi. Hal böyle olunca takımın bu kez NBA Finalleri'ne gelemeyeceğini düşünenlerin sayısı hatırı sayılır seviyeye çıktı. Nitekim takım ilk turda Indiana Pacers karşısında çok zorlanıp seriyi LeBron James'in müthiş performanslarıyla yedi maçta kazanınca bu ihtimal daha da kuvvetlendi. Fakat ikinci turda Doğu lideri Toronto Raptors'ı süpüren Cavaliers, Konferans Finali'nde de yıldızlarından yoksun olmasına rağmen kararlılıkla ilerlemeyi sürdüren Boston Celtics'i yedi maçta geçti ve bir şekilde yine NBA Finalleri'ne geldi. Üç seride de absürt bir performans gösteren LeBron James takımını tek başına NBA Finalleri'ne çıkarttı dense yeridir.

Takımların Karşılaştırması

Geçen seneki Final serisine göre aslında planlama açısından tek büyük farkı Kyrie Irving'in artık bir Cavaliers oyuncusu olmaması teşkil ediyor. Bunun dışındaki faktörler normal sezonda ve Playoff'ta Warriors'ın açık verdiği bazı konuların Cavaliers tarafından ön plana çıkartılmaya çalışılması üstüne kurulu. Temel stratejiler olarak iki takımın da geçen seneye göre farklı bir anlayış benimsemesi ihtimal dahilinde görünmüyor. Warriors yine alan paylaşımına, topsuz dolaşıma ve yüksek tempoya dayalı hücum stratejisiyle sonuca gitmeye çalışırken Cavaliers tempoyu düşürüp, birebir eşleşmelerde üstünlüğü ele alabileceği pozisyonlar üstünden oynamaya çalışıp, Warriors'ın zayıf karnı olan ribauntlara saldırarak hücumda bir fark yaratmaya çalışacak.

Kyrie Irving'in artık takımda olmayışı Cavaliers'ın Warriors'ı birebir oyunlarla yenmeye çalışması açısından kuşkusuz büyük bir kayıp. Kyrie takımın LeBron James dışında kendi şutunu yaratıp rakip savunma üstünde baskı kurabilen elit bir skorere daha sahip olmasını sağlıyordu. Şu anki tabloda yaratıcılık yükü tamamen LeBron'un üstüne kalacak ve takımın tüm çabası onu sürekli ters eşleşmelere sokmaya çalışmak için olacak. Doğrusu tek kaldığı için ters eşleşmeleri bulmak eskisinden de zor bir iş, bu yüzden LeBron'un Draymond Green, Andre Iguodala, Kevin Durant gibi ters eşleşme sayılamayacak isimlere karşı da dominant bir görüntü çizmesi gerekiyor. Bu da LeBron'un hem insanüstü bir keskinlikte oynamasını, hem de insanüstü bir enerji harcamasını gerektiriyor. LeBron Doğu'yu yine neredeyse tek başına şampiyon bitirebilmiş olsa da 33 yaşında 15. sezonunu ve üst üste sekizinci NBA Finalleri'ni oynayacak olan LeBron'un da enerjisinin bir yere kadar olduğu bir gerçek. Celtics serisinin son iki maçında dinlenmek için sahadan toplamda sadece iki dakika ayrılabilen LeBron'un bu seride de sürekli 45+ dakika oynadığını göreceğiz.

Yaratıcılık yükünün tamamen LeBron James'te olduğu ortamda Cavaliers'ın hücumunu ekstra işlerle renklendirmesi gerekiyor. Burada en öne çıkan strateji kuşkusuz hücum ribauntlarına saldırmak olacak. Cavaliers önceki serilerde de Tristan Thompson ve Kevin Love ile hücum ribauntlarına saldırarak ekstra hücum şansları elde etmeyi amaçlamıştı. Aynı katkıyı bu iki oyuncudan yine bekleyecekler, onun dışında benchten gelen Larry Nance Jr.'ın da bu yönde bir katkısı olabilir. Hücum ribauntları haricinde takımın mutlak suretle şutörlerinden verimli performanslar alması gerekiyor. Kevin Love'ın ikinci opsiyon olarak keskin bir performans vermesi için dış şutlarının girmesi gerekiyor. Bunun yanında J.R. Smith, Kyle Korver, George Hill ve Jeff Green'den en az ikisinin ritim bulması Cavaliers'ın hücumda maça tutunabilmesi açısından mühim.

Warriors'ın Batı Konferansı Finali'nde Houston Rockets karşısında zorlanmasında başta gelen faktörlerden biri Rockets'ın adam değişmeye dayalı savunmasının hücumlarının akıcılığını durdurmasıydı. Cavaliers'ın da bu stratejiyi benimseyeceğine şüphe yok fakat ellerinde Rockets kadar iyi savunmacılar olmaması sebebiyle strateji benzer sonuç vermeyebilir. Clint Capela'nın rolünü Tristan Thompson veya Larry Nance Jr., P.J. Tucker'ın rolünü hücumda takımı sürüklemeye çalışan bir LeBron James, Chris Paul'ün rolünü George Hill'in oynamaya çalıştığı bir Cavs savunmasının aynı caydırıcılığa ulaşması zor. Hücumda akıcılığa ulaşmış bir Warriors'ın durdurulması imkansız hale geldiğini biliyoruz, Cavaliers'ın sıkı bir savunma performansının yanı sıra Warriors'ın şutlarda da soğuk bir seri geçirmesine ihtiyacı olacak.

Warriors'ın bu serideki en büyük rakibi aslında kendileri olacak. Takımın normal sezonda da Playoff'un bazı bölümlerinde de rehavete kapılabildiğini gördük. Yetenek seviyesi olarak ligdeki diğer takımlardan çok ötede oldukları için bu durum aslında normal. Takımın ilk iki çeyrekte kontrollü bir oyun oynayıp üçüncü çeyrekte savunmadaki sertliği arttırdığını, savunmadan aldığı enerjiyle de hücumda tempoyu yükselterek rakiplerini bir anda saf dışı bıraktığına tüm sezon şahit olduk. Warriors'ın stratejisi bu seride de farklı olmayacaktır. Göz ardı edilmemesi gereken bir detay Warriors'ın üçüncü çeyrek temposuna rakip takım yanıt verebildiğinde takımın biraz bocalayabiliyor oluşu. Fakat işler sıkıştığında ve hücum akıcılığını yitirdiğinde dahi Kevin Durant ve Stephen Curry gibi kendi şutunu yaratıp takımı kurtarabilecek iki süperstara sahip olmaları onları kurtarabiliyor. Warriors'ı yenilmez kılan şeylerden biri de bu, birinci planlarını alaşağı ettiğinizde dahi ikinci planlarıyla size üstünlük sağlayabiliyorlar. Steve Kerr'ün dominant olma ihtimali hayli yüksek Stephen Curry - Kevin Durant ve Stephen Curry - Draymond Green ikili oyunlarını kullanmaya tenezzül bile etmediği bir ortam var, yani takımın bir değil, iki değil, üç yıkıcı planı olabiliyor.

Ne Olur?

Geçen sene Kyrie Irving'li kadrosuyla Warriors'tan sadece bir maç alabilen Cavaliers'ın bu seride akıbetinin daha iyi olmasını beklemek fazla iyimser bir bakış açısı olur. Warriors'ın geçen sene kadar aç bir takım olmaması bu seriye dair ufacık bir umutları olmasındaki tek sebep. Gününde ve rehavete kapılmamış bir Warriors'ın durdurulması imkansız. Rockets'ın Warriors'ı hayli zorlamış olması Cavaliers'ın da bunu başarabileceği anlamına gelmiyor, keza Rockets'ın Cavaliers'tan daha iyi bir takım olduğu su götürmez bir gerçek. LeBron James elit bir savunmanın tüm dikkati üstünde olduğunda dahi insanüstü işler yapabildiğini Celtics serisinde gösterdi ve bu seride de yine çizgisinden taviz vermeyecektir ama onun kusursuz oynaması Cavaliers için yeterli değil. Yine onun takımını tek başına taşıdığı 2007 NBA Finalleri'nden beri iki takım arasındaki kalite farkının en büyük olduğu seri gibi duruyor, sonuç da o serideki gibi olmaya aday.

Tahmin: 4-0 Warriors

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder