24 Haziran 2018 Pazar

2018 NBA Draft Analizi

1. Phoenix Suns - DeAndre Ayton (C, 7'0'', 260, Arizona, Fr.)

Liseyi Phoenix'te okuyan ve kolej kariyerini de Phoenix'in güneyindeki Tucson'da Arizona formasıyla geçiren DeAndre Ayton NBA kariyerine de evinde başlayacak. Adeta bir NBA pivotu olması için yaratılmış gibi görünen vücudu, atletizmi ve şut becerisiyle Ayton draftın en potansiyelli oyuncusu. Size'ına göre çok çevik olmasının ve sağlam şutunun etkisiyle yüzü dönük oyunu çok iyi oynayan Ayton, pota altında skor üretmeyi de iyi biliyor. Onun NBA'de ne seviyeye geleceğini savunma performansı belirleyecek. Kolejde fiziksel ve atletik özelliklerine pek de yakışmayan bir savunma performansı gösterdi, ikili oyunlarda sık sık kayboldu ve çemberi de iyi savunamadı. Eğer profiline uygun bir savunmacıya dönüşürse ligin en iyilerinden olmaya aday.Suns taraftarları DeAndre Ayton-Josh Jackson-Devin Booker üçlüsünün potansiyeli hakkında büyük heyecan duyuyor olmalı.


2. Sacramento Kings
 - Marvin Bagley (PF, 6'11'', 235, Duke, Fr.)

Marvin Bagley stil olarak eskilerin dört numaralarını andırıyor. Elit atletizmi, ribauntlardaki etkinliği ve savaşçı karakterinin yanı sıra yüzü dönük oyunu da dikkat çeken Bagley'nin zaman zaman istikrarsızlaşan şutu ve savunmadaki etkisizliği soru işaretleri. Vlade Divac ve Peja Stojakovic'in yönettiği Kings'in draftta Avrupa'nın altın çocuğu Luka Doncic'e değil ona yönelmesi birçoklarını şaşırttı. Drafttan sonra Bagley'nin çok yönlülüğünden etkilendiklerini ifade eden Divac onun Kings'in ihtiyaç duyduğu etrafına takım kurulabilir yıldız adayı olduğuna inanmış olmalı. Bagley kolejde çok başarılıydı ama günümüz NBA'inde savunması zayıf ve şutu istikrarsız bir uzunun sıkıntı yaşayabileceğini unutmamak lazım. Bagley bu iki yönde de gelişmek zorunda.


3. Dallas Mavericks - Luka Doncic (SG, 6'8'', 225, Slovenya, Uluslararası)


Mavericks beşinci sıra hakkını ve 2019'daki draft hakkını vererek üçüncü sıra hakkını Hawks'tan aldı ve Luka Doncic'i draft etti. 2017 yazında Slovenya'yla Eurobasket'i kazanıp turnuvanın en iyi beşine seçildikten sonra 2018'de Real Madrid'i Euroleague şampiyonluğuna taşıyıp Euroleague MVP'si ve Euroleague Final Four MVP'si seçilerek muazzam işler yapan Doncic kariyerine muazzam bir giriş yaptı. Özgüveni ve savaşçılığıyla dikkat çeken Doncic saha görüşü, pasörlüğü, kendi şutunu yaratma becerisi ve zor şutları sokma konusundaki ustalığıyla Manu Ginobili'yi andırıyor. Atletizminin çok göz alıcı olmaması yıldız potansiyelinin daha az olduğu şeklinde yorumlanıyor ama bu tarz düşüncenin yanlışlandığını geçmişte birçok kez gördük.


4. Memphis Grizzlies - Jaren Jackson Jr. (PF, 6'11'', 235, Michigan State, Fr.)

Jaren Jackson Jr. günümüz NBA'inin ideal uzun profiline cuk oturan bir oyuncu. Uzun kolları, atletizmi ve sezgileriyle çemberi çok iyi savunuyor, çevikliği sayesinde de ikili oyun savunması ve adam değişimlerinde başarılı. Bunun üstüne sağlam dış şutunu ve sahayı iyi koşmasını da koyunca potansiyelinden etkilenmemek mümkün değil. JJJ'yle ilgili soru işaretleri çok faul yapıyor olması, Michigan State'te üstünde fazla yük olmadığı için takımı hücumda taşıması beklendiğinde nasıl bir performans göstereceğinin bilinmemesi ve biraz zayıf olması. Yeniden yapılanmaya gitmeyip sakatlıklarla heba olan sezondan sonra tekrar Playoff'a dönme planları yapan Grizzlies'te Marc Gasol için ideal bir pota altı partneri. Ama gelecekte onu beş numara olarak görebiliriz.


5. Atlanta Hawks
- Trae Young (PG, 6'2'', 180, Oklahoma, Fr.)

Draftın büyük sürprizi Hawks'ın Mavericks'le takas yapıp beşinci sıraya inip Trae Young'ı draft etmesi oldu. Oklahoma hücumunun her şeyi olarak kolejdeki ilk yılında muazzam istatistikler tutturan Young'tan yeni Stephen Curry olmasını bekleyenler de var; kısa boyu, zayıflığı ve vasat atletizmi sebebiyle ilk beş oyuncusu bile olamayacağını düşünen de. Mesafe tanımayan üçlükleri, birden alev alabilmesi sürekli Curry'yle kıyaslanmasına sebep oldu ama benzer profilde olup kolejde çok iyi işler yaptıktan sonra NBA'de kaybolan Trey Burke'ü hatırlayanlar da boldu. Young'ın şutları saha görüşü ve pasörlüğünü biraz gölgede bıraktı ama gerçekten de All-Star seviyesinde olacaksa bunda pasörlüğünün rolü de büyük olacaktır. Bu hamle aynı zamanda Hawks'ın Dennis Schröder'ı gözden çıkarttığı anlamına da geliyor.


6. Orlando Magic - Mohamed Bamba (C, 7'0", 225, Teksas, Fr.)


Mohamed Bamba denince herkesin aklında ahtapot vari kolları canlanıyor. 2.40'lık kulaç genişliğiyle pota altını adeta karartan Bamba Rudy Gobert'i hatırlatıyor. NBA'de de müthiş bir çember savunucusu olacağına şüphe yok fakat hücumunun pek gelişmemiş olması bu savunma potansiyelini biraz gölgeliyor. Sırtı dönük oyunu yok, yüzü dönük olarak da kendi şutunu yaratan bir isim değil. Tamamen bir savunma spesiyalisti olmasının önüne geliştirmekte olduğu şutu geçebilir ama orada da mesafe kat etmesi gerekiyor. Magic Bamba'yı draft ederek geçen sene draft ettiği şut atan ahtapot Jonathan Isaac'in yanına bir başkasını koymuş oldu. Aaron Gordon ile beraber büyük potansiyel vaat eden bu isimleri besleyecek bir oyun kurucu olmaması ise büyük problem.


7. Chicago Bulls
- Wendell Carter (C, 6'10'', 250, Duke, Fr.)

Wendell Carter "çok yönlü uzun" ifadesinin gerçekten hakkını veren bir isim. Sırtı dönük oyunuyla geleneksel post skorerlerini hatırlatırken orta mesafe şutu, pasörlüğü ve çember savunuculuğuyla da modern bir pivot görüntüsü çiziyor. Al Horford'ı hatırlatan Carter'ın potansiyeli ayaklarının NBA oyununa sağlayacağı uyuma bağlı. Çember savunması iyi olsa da ayaklarının biraz yavaş olması ikili oyunlarda ve adam değişimlerinde başına bela olabilir. Ama fundamental ve oyun zekası açısından çok iyi bir oyuncu olması atletik eksikliklerini kapatma ihtimali konusunda umut verici. Bulls Lauri Markkanen'in yanına Carter'ı koyarak çok yetenekli fakat atletizm açısından zayıf bir pota altı kurmuş oldu.


8. Cleveland Cavaliers
- Collin Sexton (PG, 6'2'', 185, Alabama, Fr.)

Collin Sexton atletizmi, çabukluğu ve enerjisiyle dikkat çeken bir oyun kurucu. Açık alanda patlayıcılığını konuşturmayı bilmesinin yanı sıra yarı saha oyununda da savunmanın açıklarını tespit edip skora gidebiliyor, top kontrolünün çok iyi olması burada belirleyici bir faktör. Savunmada da mücadeleci bir isim olan Sexton'ın oyun kurma becerisi hakkında soru işaretlerine sebep oluyor. Kolejde asist-top kaybı ortalaması pek iç açıcı değildi. Bunun yanında dış şutu istikrarsız. Orta mesafeden iyi bir isim olsa da NBA'de kendisini göstermesi için dış şutunun gelişmesi şart. Sexton seçimiyle Cavaliers LeBron James'in takımda kalmasını beklemediklerini de işaret etmiş oldu keza pek LeBron'a uyumlu bir oyuncu değil.


9. New York Knicks
- Kevin Knox (SF, 6'9'', 215, Kentucky, Fr.)

Kevin Knox draftta iyi senaryo ile kötü senaryo arasında en büyük fark bulunan oyunculardan. Patlayıcı atletizmi, dış şutu, potaya gidip skor üretebiliyor olması ve size'ının bir üç numara için çok iyi olması büyük potansiyele işaret ediyor. Fakat işler yolunda gitmeyince maçtan kopabilmesi, bencilleşip kötü şutlar deneyebilmesi ve top kaybına meyilli oluşu iyi sinyaller değil. Draft sınıfının en genç oyuncularından biri olduğu için karakter sorunlarını çözmesi için kendisine şans vermek lazım. Knox birçoklarına Paul George'un NBA'e ilk geldiği zamanları hatırlatıyor ama onu benzer profilde olup oyun zekasının düşüklüğü yüzünden bekleneni veremeyen Jeff Green'e benzetenler de hayli fazla. Knicks onun potansiyeline güvendi.


10. Phoenix Suns - Mikal Bridges (SF, 6'7'', 210, Villanova, Jr.)


Aslen Sixers tarafından draft edilen Mikal Bridges 16. sıra ve Heat'in 2021 Draft Hakkı karşılığında Suns yolcusu oldu. Kolej kariyerini Philadelphia'da bulunan Villanova'da geçiren ve annesi Sixers organizasyonunda çalışan Bridges biraz hayal kırıklığına uğramış olmalı. Bridges sağlam bir 3&D oyuncusu olacak profilde, uzun kolları ve mücadeleciliğiyle çok iyi savunma yapıyor ve çok iyi şut sokuyor. Tamamen yaratıcılıktan yoksun bir oyuncu olduğu da söylenemez, yani hücumu sırf ceza şutu sokmaktan ibaret olmayabilir. Bridges'la ilgili soru işareti şu anda olduğu seviyeden ileriye gidecek potansiyeli olup olmadığı noktasında. Ama en azından sağlam bir rol oyuncusu olacağı garanti gibi. Suns için de güzel bir hamle.


11. Los Angeles Clippers - Shai Gilgeous-Alexander (PG, 6'6'', 180, Kentucky, Fr.)


Sezona yetenek seviyesinin hakkını veremeyerek başlayan Kentucky'de ilk beşe yerleştikten sonra işleri rayına oturtmasıyla bir anda adından söz ettirmeye başlayan Shai Gilgeous-Alexander draft öncesi neredeyse hiçbir takımla görüşmeyerek kendisini gizemli bir oyuncu haline getirdi. Size anlamında bir oyun kurucudan çok üç numarayı andırıyor, kilo olarak ise bir oyun kurucu için bile zayıf denebilir. Savunmada sıkı çalışıyor ve fiziksel üstünlüklerini kullanmayı beceriyor, iyi de şut atıyor. Bu 3&D potansiyelinin yüksekliğine işaret. Soru işaretleri ise kendi şutunu yaratmakta zaman zaman zorlanması ve pasörlüğünün pek göz alıcı olmaması. Bu alanlarda gelişmezse iki numaraya kaydığını görebiliriz.


12. Charlotte Hornets - Miles Bridges (SF, 6'6'', 220, Michigan State, So.)


Patlayıcı atletizmi ve çok yönlü oyunuyla dikkat çeken Miles Bridges'ın daha üst sıralardan seçilmemesinin tek sebebi doğal pozisyonu olan dört numara için çok kısa oluşu. Kolları uzun olsaydı durumu idare edebilirdi fakat o konudan yana da şansı yok. Mecburen üç numara kullanılması gerekecek ve top kontrolünün zayıf olması burada problem teşkil ediyor. Şut atabilen, ribaund alabilen, doğru pasları verebilen ve savunmada mücadele eden bir isim olmasına rağmen size'ı yüzünden iki pozisyon arasına sıkışarak kaybolma riski var. Fakat pozisyonların önemini iyice yitirdiği günümüz NBA'in de bir şekilde kendisini gösterebilir. Yeniden yapılanmaya hazırlanan Hornets onun potansiyelini göz ardı edemedi.


13. Los Angeles Clippers - Jerome Robinson (SG, 6'5'', 190, Boston College, Jr.)


Jerome Robinson draft yaklaşırken bir anda patlama yaptı ve ikinci turun ortalarında seçilmesi beklenen bir isimken lotaryada seçildi. Kolejdeki üçüncü sezonunda skorerliğiyle büyük gelişim kaydeden Robinson keskin bir şutör ve kendi şutunu yaratabiliyor. Topsuz oyunda verimli olduğu gibi rakiplerini birebirde alt etmesini sağlayan birçok silahı var. Drafttaki yükselişinin de bu beceriden kaynaklandığı, draft antrenmanlarında diğer oyunculara birebirde üstünlük sağladığı söyleniyor. Hızlı veya güçlü olmaması, savunmada vasatın altında olması ve size anlamında çok iç açıcı olmaması ise soru işaretleri. İki üst sıradan seçtiği Shai Gilgeous-Alexander'la birbirlerinin açıklarını kapatan bir ikili olabilirler.


14. Denver Nuggets - Michael Porter Jr. (SF, 6'11'', 210, Missouri, Fr.)


Michael Porter Jr. draftın en büyük soru işareti. Sezona birinci sıranın en büyük adaylarından biri olarak giren Porter geçirdiği bel sakatlığı yüzünden sezonun neredeyse tamamını kaçırdı. Bel sakatlığı yeterince endişe verici değilmiş gibi bir de kalçasından sakatlanan Porter'ın medikal durumu draftta adeta çakılmasına sebep oldu. Sağlıklı olduğunda Porter çok etkileyici bir skorer. Uzun boyu, atletizmi ve keskin şutuyla lisedeyken kimilerinin "yeni Kevin Durant" olarak andığı bir isim haline gelmişti. Oyununun diğer yönleri ise gelişime ihtiyaç duyuyor, iyi bir oyun kurucu değil ve savunması da vasatın altında. Ama en büyük problem sağlığı olacak. Nuggets riski aldı ve onu 14. sıradan seçti, neler olacağını göreceğiz.


15. Washington Wizards - Troy Brown (SG, 6'7'', 210, Oregon, Fr.)


Troy Brown şut dışında oyunun her yönünde ortalama üstü bir oyuncu. 2-3 numara oynasa da stil olarak daha ziyade bir oyun kurucuyu andırıyor, pasörlüğüyle öne çıkıyor. Ribauntlarda pozisyonuna göre çok etkili, savunmada da uzun kollarını iyi kullanarak rakipler üstünde baskı kurabiliyor. Fakat şutunun zayıflığı NBA seviyesinde etkinliğinin azalmasına sebep olabilir. Atletizmi elit olmadığı için potaya giderek sayı üretmekte de zorlanıyor, şutunu geliştirmesi skorerliğinin kabul edilebilir bir seviyede olması için şart. Wizards için takıma uyum anlamında beklentilerin dışında bir seçim, potansiyelini beğenmiş olmalılar.


16. Philadelphia 76ers - Zhaire Smith (SG, 6'4'', 200, Texas Tech, Fr.)


Texas Tech'in Final Four'a uzanan sürpriz çıkışında önemli pay sahibi olan Zhaire Smith patlayıcı atletizmi, uzun kolları ve mücadeleci oyun stiliyle dikkat çekiyor. Onu değerli bir oyuncu kılanın yeteneklerinden çok fiziksel profili ve bundan kaynaklanan potansiyel olduğu aşikar. Oyun kuruculuk açısından iç açıcı değil, şutu ise zayıf. Şut mekanikleri üstünde çalışıp daha istikrarlı hale gelmesi potansiyeline ulaşması için şart, aksi takdirde hücumda takımına zarar veren bir savunma spesiyalistine dönüşebilir. Ama şutlar girmeye başlarsa potansiyeli gerçekten yüksek. Sixers takıma cuk oturan Mikal Bridges'i gözden çıkartırken onu kadroya kattı, yanında bir de 1. Tur Draft Hakkı almış olsalar da riskli bir hamle.


17. Milwaukee Bucks - Donte DiVincenzo (SG, 6'5'', 200, Villanova, Jr.)


Kolej kariyerine pek de göze çarpmayan bir oyuncu olarak başlayan ve ilk iki yılında çok fazla süre de almayan Donte DiVincenzo üçüncü sezonunda patlama yaptı ve NCAA Turnuvası'nın finalindeki mükemmel performansıyla Villanova'nın şampiyonluğunda büyük pay sahibi oldu. DiVincenzo'nun potansiyelinin çok yüksek olmadığı yönünde kaygılar sebebiyle ikinci turda gidebileceği söyleniyordu ama şutör ihtiyacı olan Bucks onu 17. sırada seçmekten çekinmedi. Atletizmi de hayli sağlam olan DiVincenzo'nun NBA'de zorlanacağı konu savunma olacak, kolejde rakip gardların önünde durmakta zorlanıyordu.


18. San Antonio Spurs - Lonnie Walker (SG, 6'5'', 195, Miami, Fr.)


Lonnie Walker potansiyel olarak ilk 10'dan seçilebilecek bir oyuncu olmasına rağmen istikrarsız bir sezon geçirmesi sonucu listelerde düşüş yaşadı. Kendi şutunu yaratabilen, potaya kararlı şekilde gidebilen bir skorer olmasının yanı sıra kollarının uzunluğu ve çabukluğuyla savunmada da potansiyel vaat eden Walker'ın topsuz oyunda etkisizleşebilmesi ve savunmada her zaman beklenen eforu sarf etmemesi sıkıntılı yönleri. Bu açıdan Spurs'e gitmesi büyük şans, Gregg Popovich iki probleme de ilaç olabilecek bir koç. Dejounte Murray-Lonnie Walker ilgi çekici bir gard ikilisi olacak.


19. Atlanta Hawks - Kevin Huerter (SG, 6'7'', 195, Maryland, So.)


Hawks'ın daha önce Warriors'ta görev yapan yeni genel menajeri Travis Schlenk'in Warriors'taki formülün bir benzerini Hawks'ta yaratmaya çalıştığı anlaşılıyor. Trae Young'ın Stephen Curry'e benzemesini uman Hawks Kevin Huerter'ın da Klay Thompson'a benzemesini umacak. Draftın en iyi şutörlerinden olan Huerter draft öncesi antrenmanlarda atletizminin tahmin edilenden iyi görünmesiyle draftta bir anda yukarılara çıktı. Huerter'ın oyun kurma becerisi de fena değil ama savunmada problemler yaşamaya aday. Ayakları pek çabuk değil ve kolları da kısa. Young-Huerter ikilisinin hücum potansiyeli büyük ama savunma için aynı şeyi söylemek mümkün değil.


20. Minnesota Timberwolves - Josh Okogie (SG, 6'4'', 210, Georgia Tech, So.)


Josh Okogie'nin ikinci turda seçilmesi bekleniyordu ama potansiyeliyle ilk turda seçilmeyi kesinlikle hak ediyordu. Patlayıcı atletizmi, uzun kolları ve şut sokabilmesiyle çok sağlam bir 3&D oyuncusu olma şansı var. Savaşçı bir oyun stili olması bu potansiyele ulaşma ihtimalini arttırıyor. Fakat Georgia Tech'te zorunluluktan sık sık topu domine ederek oynadığı için topsuz oyununu geliştirmesi gerekiyor. Top kontrol ve oyun kuruculuk becerileri NBA seviyesinde benzer bir rol oynaması için yeterli değil. Rol oyuncularına ihtiyacı olan Wolves için iyi bir seçim.


21. Utah Jazz - Grayson Allen (SG, 6'4'', 200, Duke, Sr.)


Grayson Allen'ın draftta seçilmesi beklenen yer kolej kariyeri boyunca büyük değişimler gösterdi. İkinci sezonundan sonra lotaryadan seçilebileceği konuşuldu, hayal kırıklığı yarattığı üçüncü sezonundan sonra ikinci turdan seçilmesi beklenen bir isme dönüştü. Sonunda 21. sıradan seçilen şutör Allen bilerek rakip oyuncuları düşürdüğü ve onları sakatlık riskine soktuğu için çirkef bir oyuncu olarak adından söz ettirmişti. Kendisi gibi Duke kökenli olan koç Quin Snyder onun için ideal bir isim. Şutörlüğüyle faydalı bir bench oyuncusu olabilir.

22. Chicago Bulls - Chandler Hutchison (SF, 6'7'', 195, Boise State, Sr.)

Chandler Hutchison'ın Bulls'tan söz aldığı için hiçbir takımla antrenmana çıkmadığı söyleniyordu, draft da bunu doğruladı. Halihazırda 22 yaşında olan ve patlayıcılık, çabukluk, güç gibi özellikleri dikkat çekici olmayan Hutchison'ın ilk turda seçilmesinin sebebi uzun kolları sebebiyle bir üç numara için çok iyi size'a sahip olması ve dış şut sokabiliyor oluşu. Yani Bulls burada 3&D tipine uyacak bir rol oyuncusu bulma hesapları yapıyor. Hutchison kendi şutunu yaratabilen bir oyuncu değil ama 3&D rolünün hakkını verirse lige tutunur.

23. Indiana Pacers - Aaron Holiday (PG, 6'1'', 185, UCLA, Jr.)

Aaron Holiday ağabeyleri Jrue ve Justin'in ayak izlerini takip ederek NBA'e giriş yaptı. Kolejdeki üçüncü sezonunda büyük gelişme kaydeden Holiday özellikle istikrarlı dış şutuyla dikkat çekti. Bunun üstüne çabukluğuyla sayı bulabilmesi de eklenince skorerliği övgüyü hak ediyor. Kısa boylu olmasına rağmen kollarının uzunluğu ve mücadeleciliği sebebiyle savunmada da potansiyeli var. Ama belirtmek gerek ki oyun stili aslında iki numaraya daha uygun ve bir numara oynamasının tek sebebi boyunun kısa olması. Pasörlüğü pek iyi sayılmaz. Ama Pacers'ta oyun kurma işi Victor Oladipo'da olduğundan bu büyük bir sorun teşkil etmeyebilir.

24. Portland Trail Blazers - Anfernee Simons (PG, 6'3'', 185, A.B.D., Uluslararası)

Anfernee Simons kolej basketbolu oynamayıp drafta kendi başına hazırlanmayı tercih ederek değişik bir yol izledi. Patlayıcılığı, çabukluğu ve uzun kollarıyla atletik ve fiziksel anlamda önemli potansiyel vaat ediyor ama beceri anlamında geliştirmesi gereken çok şey var. Şutörlüğü ümit vaat ediyor fakat istikrarsız. Pasörlüğü ise iç açıcı değil ve onu kısa boylu bir iki numara olmaya zorlayabilir. Yine de çok yönlü bir garda dönüşme ihtimali Blazers'ı etkilemiş olacak ki onu seçmekten imtina etmediler.

25. Los Angeles Lakers - Moritz Wagner (C, 6'11'', 240, Michigan, Jr.)

Lakers'ın bu noktada bir pivot seçeceği kesin gibiydi ama tercihin savunmasıyla öne çıkan Robert Williams veya draftın bilinmeyenlerinden Mitchell Robinson olması bekleniyordu. Moritz Wagner klasik bir ikili oyun bitiricisi şutör uzun. İyi perdeler yapıyor ve dış şutlarda başarılı. Yüzü dönük oyunda da silahları mevcut. Fakat zayıf atletizmi, ayaklarının yavaşlığı ve vasat bir ribauntçu oluşu savunmada bir negatif olmasına sebep olacak gibi. Elinde Kyle Kuzma gibi bir şutör uzun bulunan Lakers bu noktada daha farklı bir yöne gidebilirdi.

26. Philadelphia 76ers - Landry Shamet (SG, 6'5'', 190, Wichita State, So.)

Landry Shamet atletik anlamdaki zayıflıklarını keskin fundamentallar ve basketbol zekasıyla kapatan bir oyuncu. Wichita State'te çok iyi bir dış şutör olmasının yanı sıra topun değerini bilen bir oyun kurucu olarak da öne çıktı. Oyun kurma becerisi NBA seviyesinde muhtemelen ikincil bir faktör olacak ama şut becerisiyle NBA'de uzun yıllar tutunmaya aday. Savunması zayıf olsa da gard rotasyonunun büyük bölümü şut atamayan oyunculardan oluşan Sixers için doğru bir hamle.  

27. Boston Celtics - Robert Williams (C, 6'9'', 240, Texas A&M, So.)

Robert Williams'ın daha yukarılardan seçilmesi bekleniyordu ama diz sağlığı konusundaki bazı endişeler sebebiyle ilk turun sonuna geriledi. Williams ahtapot kolları, patlayıcı atletizmi, ayaklarının çabukluğu ve blok ve ribaund konularındaki zamanlamasıyla müthiş bir savunmacıya dönüşme potansiyeline sahip. Buna karşın işin hücum yönünde takıma zarar veren bir oyuncu olması kuvvetle muhtemel. Hiç şut atamıyor, serbest atış çizgisinden zorlanıyor ve boş smaçlar dışında bitiriciliği var denemez. Fiziksel oynamayı seven bir isim olsa da çalışma ahlakıyla ilgili sorular da mevcut. Eğer tutarsa tam Celtics'in aradığı uzun.

28. Golden State Warriors - Jacob Evans (SG, 6'5'', 200, Cincinnati, Jr.)

Yıllardır draftta iyi işler yapan Warriors bu draftta da kadrosuna faydalı bir rol oyuncusu eklemeyi umuyor. Jacob Evans 3&D stilinde iyi bir rol oyuncusu olmaya aday. İyi şut atmasının yanı sıra atletik ve fiziksel özellikleri de savunma potansiyeline işaret ediyor. Fakat kolejde geçirdiği üç sezonda çok istikrarsız olduğunu hatırlatmak lazım. Şutu girmediğinde maçtan kaybolma gibi bir hastalığı var, güvenilir bir rol oyuncusu olmak için bundan kurtulması gerekiyor.

29. Brooklyn Nets - Dzanan Musa (SF, 6'9'', 195, Bosna Hersek, Uluslararası)

Kendisine çok güvenen bir skorer oluşuyla Avrupa'da adından söz ettiren Dzanan Musa agresif şekilde potaya gidip faul alabilen, kendi şutunu yaratabilen ve ceza şutlarını da sayıya çevirebilen bir isim. Pasörlüğü de hiç fena sayılmaz. Fakat fiziksel yetersizlikleri draftta daha yukarılardan seçilmesinin önüne geçti. Çok zayıf ve güçsüz olması NBA'de işini zorlaştırabilir, kaslanıp kilo alması şart. Bunun yanında zaman zaman fazla agresifleşip çok top kaptıran, kötü şutlar deneyen ve kontrolden çıkabilen bir yapısı var. Nets potansiyele önem vermeleri gereken bir konumda ve bu kumarı oynamaktan çekinmediler.

30. Atlanta Hawks - Omari Spellman (PF, 6'9'', 255, Villanova, Fr.)

GM Travis Schlenk'in Hawks'ı "yeni Warriors" yapma projesinde Omari Spellman Draymond Green'in rolünü oynayacak oyuncu gibi düşünülüyor olsa gerek. Boyu kısa olsa da gücü ve fiziksel stiliyle savunmada etkin olabiliyor ve üç sayının çizgisinden çok iyi şut atıyor. Takımının istediği her şeyi yapabilen bir oyuncu profili çiziyor. Buna karşın atletizminin çok üst düzey olmaması ve zaman zaman anlamsız fauller yapabiliyor olması problem unsuru. Hawks'ın alan paylaşımı üstüne bir planı var ama atletizmi hiç umursamıyor gibiler.

-----


Dikkat Çekici İkinci Tur Seçimleri


31. Phoenix Suns - Elie Okobo (PG, 6'2'', 180, Fransa, Uluslararası)


Suns ilk turda DeAndre Ayton ve Mikal Bridges'ı aldıktan sonra tek eksik pozisyonu olan bir numara için de Elie Okobo'yu draft etti. Fransız oyun kurucunun oyunu ham ama potansiyeli büyük. Çabuk bir oyuncu, kolları uzun ve agresif bir oyun stili var. Şutunu istikrarlı hale getirebilirse çok yönlü bir oyun kurucuya dönüşüp Suns beşini tamamlayabilir.


32. Memphis Grizzlies - Jevon Carter (PG, 6'1'', 195, West Virginia, Sr.)


Kolej basketbolunun en iyi dış savunmacılarından olan Jevon Carter NBA'de savunmasıyla öne çıkan ve bulduğu ceza şutlarını da sokan bir rol oyuncusu olmaya çalışacak. Kolları pek uzun değil, bu savunmada Patrick Beverley tarzı bir etki yaratmasını güçleştirecektir ama baskı konusunda işini bilen bir isim. Grizzlies böyle adamları sever.

36. New York Knicks - Mitchell Robinson (C, 7'1'', 225, A.B.D., Uluslararası)

Mitchell Robinson bu draftın wild card'ı. Kolejde oynamayıp kendi başına drafta hazırlanan Robinson'ın fiziksel profili, çabukluğu ve mücadele gücü dikkat çekici özellikler. Ama hakkında yorum yapmak güç, uzun süredir resmi bir maçta forma giymedi ve oyununu geride kalan yılda ne seviyeye götürdüğü pek bilinmiyor. Knicks kumarı oynayan takım oldu, sonuçları çok iyi olabilir.

37. Portland Trail Blazers - Gary Trent Jr. (SG, 6'5'', 205, Duke, Fr.)

Allen Crabbe'i önceki yaz Nets'e kaptıran Blazers onun yerini alacak ismi bir yaz gecikmeli de olsa bulmuş oldu. Gary Trent Jr. saf bir şutör ve NBA'de şut spesiyalisti olarak kendine yer bulması kesin gibi görünüyor. Topsuz oyunda iyi olmasının yanı sıra sorumluluk almaktan da kaçınmıyor. Oyununun diğer yönleri ise vasat ya da vasat altı.

48. Minnesota Timberwolves - Keita Bates-Diop (SF, 6'8'', 225, Ohio State, Jr.)


Keita Bates-Diop draftın ikinci turunun steal'ı olmaya aday. İlk turda seçilmesi beklenirken 48. sıraya kadar düşen Bates-Diop uzun kolları ve atletizmiyle önemli savunma potansiyeli vaat ediyor. Bunun yanına dış şut sokabilmesi de eklenince 3&D potansiyelini görmemek mümkün değil. İlk üç yılında pek de etkili olamayıp son senesinde patlaması gözlemcileri potansiyeli konusunda negatif bir düşünceye itmiş olabilir. Ama Wolves için çok iyi seçim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder